Türkiye, küresel iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında düzenlenen en üst düzey etkinlik olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecek olan zirveye, 100’e yakın ülke lideri ve 300’e yakın bakanın yanı sıra 1 milyonu aşkın ziyaretçinin katılması öngörülüyor.
COP31 zirvesi hangi alanlarda gerçekleştirilecek?
Zirvenin oturumları, Antalya EXPO Fuar Alanı’nda oluşturulan “mavi” ve “yeşil” bölgelerde düzenlenecek. Birleşmiş Milletler yetkisiyle yönetilecek olan mavi bölge resmi müzakerelere ev sahipliği yaparken, Türkiye’nin koordinasyonundaki yeşil bölge ise iklim çözümlerinin, yenilikçi projelerin ve farkındalık çalışmalarının sergilendiği bir alan olarak hizmet verecek.
Türkiye ve Avustralya arasındaki süreç nasıl sonuçlandı?
Türkiye, COP31’e ev sahipliği yapma sürecinde Avustralya ile yürüttüğü müzakereler sonucunda ev sahibi ülke olarak belirlendi. 20 Kasım tarihinde Avustralya’nın adaylıktan çekilmesiyle birlikte Türkiye tüm lojistik ve operasyonel sorumlulukları üstlenirken, Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen “Müzakereler Başkanı” ve COP Başkan Yardımcısı olarak görevlendirildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ise Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle COP31 Başkanı olarak atandı.
Antalya’da 9-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek olan COP31, küresel iklim krizine karşı somut adımların atılacağı bir platform olmayı hedefliyor. 11-12 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek Liderler Zirvesi ile iklim diplomasisinin en üst düzeyde yürütüleceği organizasyon, Türkiye’nin coğrafi konumu ve yenilenebilir enerji taahhütleriyle küresel bir merkez haline gelmesini amaçlıyor.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) kapsamında düzenlenen COP zirveleri, ülkelerin sera gazı emisyonlarını azaltma ve iklim değişikliğine uyum sağlama hedeflerini müzakere ettikleri temel platformdur. Türkiye, bu zirvede “Sıfır Atık”, “Temiz Enerji Dönüşümü” ve “İklim Dirençli Şehirler” gibi temalarla iklim eylemini sahada doğrulanabilir uygulamalara dönüştürmeyi hedeflemektedir.
Çıkarılacak sonuç
COP31’in Türkiye’de düzenlenmesi, ülkenin uluslararası iklim diplomasisindeki ağırlığını artırırken, iklim değişikliğiyle mücadelede “sözden eyleme geçiş” vizyonunu ön plana çıkarmaktadır. Organizasyonun ekonomik boyutu da dikkat çekmekte olup, Bakan Murat Kurum’un açıklamalarına göre zirvenin 3-4 milyar dolarlık bir katma değer oluşturması beklenmektedir.
Muhtemel etkiler
Antalya’da gerçekleşecek zirve, bölgedeki turizm ve hizmet sektörlerinde kısa vadeli bir ekonomik hareketlilik yaratabilir. Ayrıca, Türkiye’nin yeşil sanayileşme ve temiz enerji projelerinin uluslararası arenada görünürlüğünün artması, yabancı yatırımcıların bu alanlara olan ilgisini olumlu yönde etkileyebilir.
Kaynak: Milliyet
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!