Türkiye İMSAD'dan Depreme Hazırlık Çağrısı
Türkiye İMSAD, deprem bilincinin önemine dikkat çekerek, toplumun depremle ilgili yeterince hazırlıklı olmadığını ortaya koyan bir araştırma yayınladı.
İstanbul
Türkiye İMSAD'ın açıklamasına göre, Küçükoğlu toplumda depremin bir korku unsuru olarak değil, yönetilmesi gereken bir risk olarak görülmesi gerektiğine dikkat çekti.
📲 Güncel haberler cebinizdeKüçükoğlu, Türkiye'de her gün onlarca, yılda ise on binlerce depremin meydana geldiğini belirterek şu sözleri dile getirdi:
"Deprem artık sadece dönemsel bir konu değil; bu coğrafyanın doğal bir parçası olarak kabul ediliyor. Bu nedenle depremi, afet yönetiminin ötesinde, şehircilik, ekonomi, sosyal yaşam ve kültürel bir mesele olarak ele alıyoruz. Depreme dayanıklı bir Türkiye, yalnızca sağlam binalarla değil, aynı zamanda bilinçli bireyler ve güvenilir sistemlerle sağlanır. Türkiye depremi biliyor ve korkuyor, fakat yeterince hazırlıklı değiliz. Sorunumuz, bilgi ve deneyimin davranışa dönüşmemesi. Yani depremi konuşuyoruz, hissediyoruz, korkuyoruz; ama hazırlık kültürünü hayatımıza tam anlamıyla entegre edemiyoruz."
1-7 Mart Deprem Haftası dolayısıyla, depreme dayanıklı yapıların sadece bir standart değil, güvenli bir geleceğin temeli olduğunu belirten Küçükoğlu, Türkiye genelinde 7 bölgeden 1067 kişiyle yapılan "Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci" araştırmasını duyurdu.
"Toplumun Yüzde 45,5’i Depreme Hazır Hissetmiyor"
Küçükoğlu, "Araştırmamız gösteriyor ki toplumun yüzde 45,5'i depreme hazırlıklı hissetmiyor. Yüzde 73,1'inin evinde deprem çantası yok ve toplumun yarısından fazlası acil toplanma alanını bilmiyor." dedi.
Bu durum, riskin farkında olunmasına rağmen hazırlık konusunda ciddi eksikliklerin olduğunu gösteriyor diyen Küçükoğlu, şehirleri ve yaşam alanlarını deprem etkilerine karşı dirençli hale getirmenin herkesin sorumluluğu olduğunu ifade etti.
Depremle ilgili farkındalık oluşturmanın ve bilinçli adımlar atmanın önemini vurgulayan Küçükoğlu, "Halkımızın deprem güvenliği konusunda kalıcı bir bilinç oluşturması için kapsamlı ve sürekli bir seferberlik gerekiyor. Türkiye İMSAD olarak, tüm paydaşlarla iş birliği yaparak üzerimize düşeni yapmaya hazırız." şeklinde konuştu.
Küçükoğlu, depreme dayanıklı şehirlerin sadece sağlam yapılarla değil, çok boyutlu bir yaklaşımla oluşturulması gerektiğini belirtti.
Depreme dayanıklı şehirler inşa ederken yalnızca yapıları güçlendirmenin yetmeyeceğini, altyapı, enerji verimliliği, çevresel sürdürülebilirlik ve sosyal yaşamı da göz önünde bulundurmak gerektiğini ifade eden Küçükoğlu, "Araştırmamıza göre toplumun yüzde 54'ü yaşadığı bölgeyi deprem açısından çok riskli görüyor ancak yüzde 74,5'i binası için herhangi bir risk tespiti yaptırmamış." dedi.
Türkiye'de 2025 yılına kadar 53 bin 262 deprem bekleniyor. Bu, afet bilincinin sürekli canlı tutulması ve önleyici tedbirlerin hızla uygulanmasının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye İMSAD'ın "Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci" araştırması da bu tabloyu destekliyor. Araştırma, toplumun yaklaşık yüzde 60'ının deprem kaygısı taşıdığını gösteriyor.
Üyelik için bizimle iletişime geçin.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!