Türkiye ve Suriye Arasında Tarihi Kültür Anlaşması: Yunus Emre Enstitüsü Yeniden Şam’da
Türkiye ve Suriye, Yunus Emre Enstitüsünün faaliyetlerini yeniden başlatacak tarihi bir anlaşmaya imza atarak kültürel ilişkilerde yeni bir dönem başlattı.
Ankara ile Şam arasındaki normalleşme adımları ve diplomatik temaslar, kültürel alanda atılan tarihi bir imzayla taçlandı. Türkiye ile Suriye arasında gerçekleştirilen yeni mutabakat çerçevesinde, iç savaş öncesinde Şam ve Halep'te faaliyet gösteren Yunus Emre Enstitüsü kültür merkezlerinin Suriye genelinde yeniden kapılarını açması kararlaştırıldı. İki ülke ilişkilerinin kurumsal ve hukuki zeminini güçlendiren bu kritik anlaşma, Şam'da düzenlenen resmi bir törenle hayata geçirildi.
Diplomatik İlişkilerde Kurumsal ve Hukuki Temel Atıldı
Tarihi anlaşmaya, Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz ile Suriye Dışişleri Bakanlığı Uluslararası İşbirliği İdaresi Müdürü Kuteyba Kadiş imza koydu. Şam'da gerçekleştirilen imza töreninde, Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçilik yetkililerinin yanı sıra Yunus Emre Enstitüsü Şam Kültür Merkezi Koordinatör Vekili Furkan Köroğlu da hazır bulundu. İmza töreninin ardından açıklamalarda bulunan Büyükelçi Nuh Yılmaz, Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin, her iki ülkenin cumhurbaşkanlarının ortaya koyduğu güçlü siyasi irade doğrultusunda ivme kazandığını vurguladı. Yılmaz, bu sürecin hukuki altyapısının oluşturulmasının iki komşu ülkenin gelecekteki ortak adımları için hayati bir önem taşıdığını belirtti.
Yunus Emre Kültür Merkezleri Suriye Genelinde Faaliyet Gösterecek
Atılan imzaların iki ülke arasındaki ilişkileri kurumsal bir zemine oturttuğunu ifade eden Büyükelçi Yılmaz, Yunus Emre Kültür Merkezlerinin savaş öncesi dönemde Şam ve Halep'te yoğun faaliyetler yürüttüğünü, ancak çatışma ortamı nedeniyle çalışmalara zorunlu olarak ara verildiğini hatırlattı. Yeni dönemle birlikte bu merkezlerin sadece belirli şehirlerle sınırlı kalmayıp Suriye genelinde geniş bir coğrafyada faaliyet gösterebileceğini müjdeleyen Yılmaz, merkezlerin öncelikli misyonunun Türkçe öğretimi ve Türk kültürünün en doğru şekilde tanıtılması olacağını dile getirdi.
Suriye'deki Türkçe Konuşan Nüfus İçin Büyük Fırsat
Suriye genelinde Türkçe bilen son derece geniş bir kitlenin varlığına dikkat çeken Büyükelçi Yılmaz, bölgedeki yerli Türkmenlerin yanı sıra uzun yıllar Türkiye'de yaşadıktan sonra ülkelerine dönen Suriyelilerin de bu nüfusun önemli bir parçasını oluşturduğunu kaydetti. Yılmaz, "Açılacak olan bu merkezler, mevcut dil birikiminin korunması, geliştirilmesi ve akademik bir boyuta taşınması açısından kritik bir rol üstlenecek. Suriye halkından da bu yönde çok yoğun bir talep alıyorduk. Türkçeyi sıfırdan öğrenmek veya var olan dil becerilerini geliştirmek isteyen pekok kişi heyecanla bu merkezlerin açılmasını bekliyordu" şeklinde konuştu.
Ortak Kültürel Miras Yeniden Keşfedilecek
Dil öğretiminin tek başına yeterli olmadığını, bunun güçlü bir kültürel etkileşimle desteklenmesi gerektiğini belirten Yılmaz, Yunus Emre Enstitüsünün önümüzdeki süreçte iki ülkenin asırlara dayanan ortak kültürel mirasını gün yüzüne çıkaracak projeler üreteceğini söyledi. Edebiyat, fotoğraf, sinema, resim ve tarih gibi pek çok farklı disiplinde ortak sanatsal ve akademik çalışmaların yapılacağını ifade eden Büyükelçi, bu adımların iki halk arasındaki tarihi bağları yeniden canlandıracağını, toplumsal yakınlaşmayı ve karşılıklı anlayışı en üst düzeye çıkaracağını sözlerine ekledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!