Türkiye'nin Füze Programı ve Rubin'in İddiaları Tartışma Yarattı
Türkiye'nin füze programı ve Rubin'in iddiaları uluslararası tartışma yarattı. Rubin, Türkiye'nin Hindistan'ı hedef alabileceğini öne sürdü.
Türkiye'nin yerli savunma sanayisinde gerçekleştirdiği büyük atılımlar, uluslararası düzeyde geniş yankı uyandırmaya devam ediyor. Ancak bu gelişmeler, Türkiye karşıtı bazı çevrelerin eleştirilerine de neden oluyor. Michael Rubin, eski bir CIA ajanı olarak bilinen ve Türkiye'ye yönelik sık sık eleştirilerde bulunan bir isim. Rubin, Hindistan merkezli The Sunday Guardian için kaleme aldığı makalesinde, Türkiye'nin füze programını ve Güney Asya stratejisini hedef aldı.
Rubin'in İddiaları
Rubin'in yazısında dikkat çeken noktalardan biri, 5 Mayıs 2026'da İstanbul'da düzenlenen SAHA 2026 Savunma ve Havacılık Fuarında tanıtılan 'Yıldırımhan' adlı kıtalararası balistik füzenin, uluslararası dengeleri değiştirecek kapasitede olduğu iddiasıydı. Rubin, bu füzenin Mach 25 hızına ulaşabildiğini ve 3 bin kilogramlık savaş başlığı taşıyabildiğini öne sürdü. Avrupa, Afrika, Batı Asya ve Hindistan'ın bu füzenin menzilinde olduğunu belirtti.
Yunanistan ve Bölgesel Çatışmalar
Rubin, Türkiye'nin Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrail gibi ülkelerin zaten Tayfun füzelerinin menzilinde olduğunu hatırlatarak, Yıldırımhan füzesinin esas hedefinin Hindistan olduğunu iddia etti. Rubin, kıtalararası balistik füzelerin sınır komşuları için değil, daha uzak hedefler için geliştirildiğini savundu. Bu bağlamda Türkiye'nin Hindistan'ı hedef alabileceği yönünde spekülasyonlar yaptı.
Hindistan'la İlgili Spekülasyonlar
Rubin, Türkiye'nin Asya'daki askeri genişlemesinin Hindistan'a yönelik olabileceğini iddia ederek, Hindistanlı yetkililerin Türkiye'nin füze geliştirme nedenlerini sorgulaması gerektiğini belirtti. Rubin'e göre, Türkiye'nin bu menzili hedeflemesi, Hindistan'a karşı bir tehdit oluşturabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Suriye'deki iç savaşta oynadığı rolü ve Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara liderliğindeki hükümetin azınlıklara karşı tutumunu da eleştirdi.

Türkiye ve Bölgesel Güç Dengeleri
Rubin, İran'ın bölgedeki etkisinin azalmasıyla Türkiye'nin bu boşluğu doldurduğunu ve Hamas için bir koordinasyon merkezi haline geldiğini iddia etti. Ayrıca, Türkiye'nin Keşmir meselesine olan ilgisinin arttığını ve Keşmirli öğrencilere burs vererek onları askeri eğitime tabi tutabileceği gibi asılsız suçlamalarda bulundu.

Neo-Osmanlıcılık ve Neo-Babürcülük İddiaları
Rubin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın neo-Osmanlıcılık ve neo-Babürcülük vizyonlarına sahip olduğunu ve bu ideolojilerin Hindistan üzerinde hakimiyet kurma isteği taşıdığını iddia etti. Türkiye'nin doğrudan Hindistan'a saldırmak yerine, Pakistan'ı korumak amacıyla Yıldırımhan gibi füzeleri kullanabileceğini öne sürdü.
Fırtına Öncesi Sessizlik
Makalesinin sonunda Rubin, Hindistan Dışişleri Bakanlığı'nın Türkiye'nin Keşmir konusundaki söylemlerinde daha ılımlı bir tavır sergilemesine rağmen, bunun bir 'fırtına öncesi sessizlik' olabileceğini vurguladı. İdeolojik hareketlerin zamanla daha sertleştiğini belirtti.
Rubin'in FETÖ İlişkisi
Rubin'in geçmişte FETÖ ile olan ilişkisi de tartışma konusu olmuştu. Mart 2016'da Türkiye'de askeri darbe olabileceğini öngören Rubin, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında yazdığı yazılarla tepkileri üzerine çekti. Darbe girişimini Türkiye için 'iyi bir şey' olarak nitelendiren Rubin, darbe sonrası Fethullah Gülen'i savunan yazılar kaleme aldı. Bu durum, Rubin'in FETÖ bağlantılarının sorgulanmasına yol açtı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!