Türkiye'nin imalat sanayisi ihracatında yüksek ve orta-yüksek teknolojili sektörlerin toplam payının gelecek yıl yüzde 48,5 seviyesine çıkarılması ve toplam ihracatın 276 milyar dolara ulaştırılması hedefleniyor. 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı kapsamında açıklanan verilere göre, imalat sanayisinde teknoloji yoğunluğu artırılarak katma değerli üretimin desteklenmesi amaçlanıyor.
Yüksek teknolojili sanayilerin ihracattaki payı ne kadar olacak?
İmalat sanayisi ihracatında bu yıl yüzde 4 seviyesinde kalması beklenen yüksek teknolojili sanayilerin payının, gelecek yıl yüzde 5,5'e yükseltilmesi öngörülüyor. Orta-yüksek teknolojili sanayilerin payının ise yüzde 40'tan yüzde 43'e çıkarılması planlanıyor. Bu iki grubun toplam payının, bu yıl tahmin edilen yüzde 44 seviyesinden 4,5 puanlık bir artışla yüzde 48,5'e ulaşması hedefleniyor.
Yüksek teknoloji üretimi için hangi yatırımlar planlanıyor?
Yüksek teknolojili üretim kapasitesini geliştirmek amacıyla mikroelektronik, yarı iletkenler, kuantum teknolojileri ve yeni nesil haberleşme alanlarında somut adımlar atılacak. Bu süreçte yeni kurulacak Yarı İletken Enstitüsü ve çip tesisi için temiz oda kurulumları gerçekleştirilecek, yerli ve milli 6G teknolojisi uygulamaları desteklenecek. Ayrıca Süperiletken Kuantum Bilgisayar İşlemcisi Geliştirilmesi Projesi kapsamında beş kübitlik çip üretimi için faaliyetler yürütülecek.
Türkiye, imalat sanayisi ihracatını bu yıl beklenen 266,2 milyar dolardan gelecek yıl 276 milyar dolara yükseltmeyi hedeflerken, otomotiv, elektrikli teçhizat, makine ve elektronik gibi öncelikli sektörlerde de ihracat artışı öngörüyor. Savunma elektroniğinde geliştirilen yerli teknolojilerin sivil alanlara aktarılması ve bu alandaki projelerin Sanayi AR-GE Destek Programı ile KOBİ AR-GE Başlangıç Destek Programı kapsamında önceliklendirilmesi planlanıyor.
2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı, imalat sanayisinin gayrisafi yurt içi hasıladaki payını yüzde 15,9'a taşımayı ve teknolojik dönüşümü finansmanla destekleyerek krediler içindeki payını yüzde 7,6'ya çıkarmayı hedefliyor. İlgili kurumlar, belirlenen hedefler doğrultusunda AR-GE faaliyetlerini ve yatırım teşviklerini sürdürerek sektör temsilcileriyle koordineli bir şekilde çalışmalarına devam ediyor.
Çıkarılacak sonuç
Türkiye'nin ihracat stratejisinde nicelikten ziyade niteliksel bir dönüşüm hedeflendiği görülüyor. Özellikle savunma sanayisindeki yerli kabiliyetlerin sivil sektöre entegre edilmesi ve yarı iletken teknolojilerine yapılan yatırımlar, ülkenin küresel değer zincirindeki konumunu güçlendirmeyi amaçlayan stratejik bir tercihi yansıtıyor.
Bu hedefler, imalat sanayisinin sadece üretim kapasitesini değil, aynı zamanda katma değer yaratma kapasitesini de artırmayı zorunlu kılıyor. Teknoloji yoğunluğunun artırılması, dışa bağımlılığı azaltırken, uluslararası rekabette daha yüksek fiyatlama gücüne sahip ürünlerin ihracat portföyüne girmesini sağlayabilir.
Muhtemel etkiler
Belirlenen hedeflerin gerçekleşmesi durumunda, özellikle teknoloji odaklı KOBİ'lerin ve AR-GE merkezlerinin finansmana erişiminin kolaylaşması beklenebilir. Yarı iletken ve kuantum teknolojileri gibi alanlardaki yatırımlar, uzun vadede Türkiye'nin yüksek teknoloji ihracatında kalıcı bir ivme yakalamasına katkı sağlayabilir.
Sivil ve askeri teknolojilerin entegrasyonu, savunma sanayisi dışındaki sektörlerde de inovasyon hızını artırabilir. Ancak bu hedeflere ulaşılması, küresel piyasalardaki hammadde erişimi ve nitelikli iş gücü ihtiyacının karşılanması gibi dışsal faktörlere de bağlı olabilir.
Kaynak: Milliyet
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!