Türkiye'nin Suriye'ye İhracatında Büyük İvme: Yılın İlk Yarısında Yüzde 26,4'lük Artış
Türkiye'nin Suriye'ye gerçekleştirdiği ihracat, yılın ilk yarısında değer bazında yüzde 26,4, miktar bazında ise yüzde 36,6 artarak ticari ilişkilerde yeni bir dönem başlattı.
Türkiye ile Suriye arasındaki ticari ilişkiler, bölgesel normalleşme adımları ve lojistik kolaylıkların etkisiyle güçlü bir yükseliş trendine girdi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlenen bilgilere göre, yılın ilk yarısında Suriye pazarına gönderilen ürün miktarı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 36,6 oranında bir artış göstererek 3 milyon 182 bin 61 tona ulaştı. Değer bazında yapılan ihracat ise aynı süreçte yüzde 26,4 oranında dikkat çekici bir büyüme kaydetti.
İhracatta Değirmencilik ve Çimento Sektörleri Zirveye Oynuyor
Suriye pazarında en fazla talep gören sektörlerin başında değirmencilik ürünleri yer aldı. Yılın ilk yarısında bu grupta gerçekleştirilen ihracat 103 milyon 879 bin dolar seviyesine ulaştı. Değirmencilik sektörünü yakından takip eden çimento sektörü ise 102 milyon 256 bin dolarlık ihracat hacmiyle ikinci sıraya yerleşti. Özellikle çimento ihracatında yaşanan yüzde 116,8'lik rekor artış, Suriye'deki yeniden yapılanma sürecinin ticarete yansıması olarak değerlendirildi. Bu iki sektörü, 80 milyon 107 bin dolarlık ihracat değeriyle elektrik ve enerji ürünleri takip etti.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi İhracatın Lokomotifi Oldu
Türkiye'nin Suriye sınırındaki en önemli üretim ve lojistik üssü olan Güneydoğu Anadolu Bölgesi, bu dönemde de ihracatta aslan payını aldı. Bölgeden Suriye'ye yapılan ihracatın toplam değeri 461 milyon 823 bin dolar olarak hesaplandı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin Suriye'ye gerçekleştirdiği ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre miktar bazında yüzde 34,6, değer bazında ise yüzde 11,4 oranında artış göstererek bölge ekonomisine can suyu oldu.
Sınır Kapıları ve Finansal Entegrasyon Ticareti Hızlandıracak
TİM Yönetim Kurulu Üyesi ve TİM Suriye Masası Başkanı Celal Kadooğlu, iki ülke arasındaki ticari dinamiklere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. 2025 yılının Suriye pazarında yaklaşık yüzde 70'lik bir ihracat artışıyla geride kaldığını hatırlatan Kadooğlu, yükseliş trendinin 2026 yılında da kararlılıkla sürdüğünü ifade etti. Bankacılık sisteminin uluslararası finans mekanizmalarıyla entegre edilmesinin, bölgedeki güvenlik koşullarının her geçen gün iyileşmesinin ve İslahiye ile Nusaybin sınır kapılarının tam kapasiteyle faaliyete geçirilmesine yönelik hazırlıkların ticari ilişkilere çok büyük katkı sağlayacağını vurgulayan Kadooğlu, "İki ülke üst yönetiminin karşılıklı olarak attığı yapıcı ve olumlu adımlar, ortak geleceğimize dair hedeflerimizi daha da pekiştiriyor" şeklinde konuştu.
Yüksek Gümrük Vergileri İçin Diyalog Çağrısı
Haziran ayında Suriye'de yürürlüğe giren yeni kararnameyle birlikte binden fazla üründe gümrük vergilerinin güncellendiğine dikkat çeken Celal Kadooğlu, bu tarifelerin iki ülkenin ortak ticaret vizyonu çerçevesinde yeniden ele alınması gerektiğine inandıklarını belirtti. Bazı ürün gruplarında uygulanan yüksek gümrük tarifelerinin ihracat maliyetlerini ciddi şekilde yukarı çektiğini ifade eden Kadooğlu, "Ton başına 1000 dolara kadar ulaşan gümrük vergileri, 20 tonluk tek bir tır için ek masraflarla birlikte yaklaşık 25 bin dolarlık devasa bir maliyet yaratıyor. Bu ağır yükün karşılıklı diyalog mekanizmalarıyla makul seviyelere düşürülmesi, hem Türkiye'nin ihracat potansiyelini maksimum seviyeye çıkaracak hem de Suriye halkının ihtiyaç duyduğu temel ürünlere çok daha uygun koşullarda ulaşmasını sağlayacaktır" dedi. Kadooğlu ayrıca, ticaretin daha öngörülebilir ve sürdürülebilir bir zemine oturması için serbest ticaret anlaşmasının yeniden hayata geçirilmesinin kritik önem taşıdığını sözlerine ekledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!