Ürdün'den İsrail'in Mescid-i Aksa Baskınına Sert Tepki
Ürdün, İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınını kınadı, uluslararası toplumu İsrail'e karşı durmaya çağırdı.
Ürdün Hükümeti, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in, Filistin topraklarını işgal eden bir grup İsrailli ile Mescid-i Aksa'ya yaptığı baskını sert bir şekilde eleştirdi.
Ürdün Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Aksa'nın tarihi ve hukuki statüsünün ihlal edilmesi, kutsal mekanın dokunulmazlığını zedeleyen kabul edilemez bir provokasyon" olarak değerlendirildi.
Açıklamada, Ürdün'ün, bu tür baskınların devam etmesini ve İsrail işgal polisinin bu eylemleri kolaylaştırmasını kesin bir dille reddettiği belirtildi.
Baskınların, Mescid-i Aksa'nın zaman ve mekan açısından bölünmesini hedefleyen yeni fiili durumlar yaratmayı amaçladığı ifade edildi.
Bakanlık ayrıca, Kudüs'te Müslümanlar ve Hristiyanlara ait kutsal mekanları hedef alan ihlallerin devam etmesi halinde doğabilecek sonuçlar konusunda uyarıda bulundu.
İşgal altındaki Kudüs'teki Müslümanlar ve Hristiyanlara ait kutsal mekanlar üzerinde İsrail'in herhangi bir egemenliği olmadığı bir kez daha teyit edildi.
Uluslararası topluma, Kudüs'teki kutsal mekanlarda yapılan ihlalleri sonlandırması için İsrail'e karşı kararlı bir duruş sergileme çağrısı yapıldı.
İsrail hükümetinin, bölgede gerginliği artırmayı hedefleyen politikalarının bir parçası olan aşırı sağcı bakanın provokatif eylemleri ile Batı Şeria'daki tek taraflı uygulamaların önüne geçilmesi gerektiği belirtildi.
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Filistin topraklarını işgal eden bir grup İsrailli ile polis korumasında, İsrail'in İran'a yönelik saldırılar bahanesiyle ibadete kapattığı ve 41 gün sonra yeniden açılan Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlemişti.
Mescid-i Aksa'nın Statükosuna Aykırı Baskınlar
Mescid-i Aksa, İsrail ile Ürdün arasında 26 Ekim 1994'te imzalanan barış anlaşması gereği Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresi'nin koruması altındadır.
Yahudiler, 2003 yılından bu yana, İdarenin izni olmaksızın İsrail'in tek taraflı kararıyla polis eşliğinde kutsal alana girmektedir. Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, bu girişleri "baskın" olarak nitelendirip, Müslümanların egemenliğinin ihlal edildiğini vurgulamaktadır.
İsrail hükümeti ise Mescid-i Aksa'da yalnızca Müslümanların ibadet edebileceği, diğer din mensuplarının ise yalnızca ziyaret edebileceği yönündeki tarihi statükonun korunduğunu savunmaktadır.
Buna karşın, fanatik Yahudilerin İsrail polisi gözetiminde Mescid-i Aksa'ya yaptığı baskınlarda dua etmeleri ve dini ritüelleri gerçekleştirmeleri kameralara sıkça yansımaktadır.
İsrail'deki Ultra-Ortodoks Yahudi din adamlarının çoğu, Yahudilerin Mescid-i Aksa'ya girmesinin dinen yasak olduğunu belirtmektedir.
Statükonun İhlali Sürmekte
Mescid-i Aksa, İsrail ile Ürdün arasında 26 Ekim 1994'te sağlanan barış antlaşmasına göre Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresi'nin himayesindedir.
2003'ten bu yana, Yahudiler, İdarenin onayı olmadan İsrail'in tek taraflı kararıyla polis eşliğinde kutsal alana girmektedir. Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, bu durumun Müslümanların egemenliğine bir ihlal olduğunu vurgulamaktadır.
İsrail yönetimi, Mescid-i Aksa'nın "sadece Müslümanların ibadet edebildiği, diğer din mensuplarının ise sadece ziyaret edebildiği" yönündeki tarihi statükonun devam ettiğini iddia etmektedir.
Ancak, fanatik Yahudilerin İsrail polisi korumasında Aksa'ya girmesi, dua etmesi ve dini ritüellerini yerine getirmesi sıkça kaydedilmektedir.
İsrail'de bulunan Ultra-Ortodoks Yahudi din adamlarının çoğu, Yahudilerin Mescid-i Aksa'ya girmesinin dini kurallara aykırı olduğunu ifade etmektedir.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!