Yunan Basınından Atina'ya Şok Suçlama: Dün PKK'ya Bugün İsrail'e Sarıldılar!
Yunan basını, Atina hükümetinin Doğu Akdeniz'de Türkiye'yi kışkırtmak adına İsrail ile tehlikeli bir ittifaka girdiğini ve ülkeyi felakete sürüklediğini yazdı.
Yunanistan'ın Doğu Akdeniz'de kendi elleriyle hazırladığı bir tuzağa düştüğünü savunan Yunan medyası, Atina hükümetinin ülkeyi sonu belirsiz ve son derece tehlikeli bir geleceğe doğru sürüklediğini yazdı. Atina'nın bölgesel politikalarını sert bir dille eleştiren analizlerde, hükümetin rasyonel akıldan tamamen uzaklaştığı uyarısı yapıldı.
Düşmanımın Düşmanı Mantığı: Terör Örgütü PKK'dan İsrail Ortaklığına
Yunan siyasetçilerin Türkiye karşıtlığı üzerinden şekillendirdiği dış politikanın mantık dışı bir boyuta ulaştığı vurgulanan analizlerde, 1990'lı yıllarda Atina'da farklı siyasi kesimlerin uzlaşabildiği ortak akıl cephesinin tamamen kaybolduğu belirtildi. Türkiye ile doğrudan bir çatışma zeminine odaklanan Atina'nın, "düşmanımın düşmanı dostumdur" refleksini benimsediği ifade edildi. Bu durumun, 2000'li yılların başında Yunanistan'ın bölücü terör örgütü PKK'yı destekleyen skandal tavrıyla birebir aynı mantığa dayandığı hatırlatıldı. Bugün ise aynı körü körüne düşmanlık hissiyle İsrail ile yakınlaşma yoluna gidildiğine dikkat çekilirken, bu yeni ortaklığın geçmişteki PKK ittifakından çok daha tehlikeli ve ahlaki açıdan sorunlu olduğu açıkça ifade edildi.
Elektrik Kablosu Projesi ve Türkiye'ye Karşı Kurulan Provokasyon Tuzağı
Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail arasında kurulması planlanan denizaltı elektrik kablosu projesini masaya yatıran analiz, projenin tamamen yapay bir gerilim kaynağı olduğunu gözler önüne serdi. Yazıda yer alan çarpıcı değerlendirmelerde, "Örneğin, Yunanistan-Güney Kıbrıs-İsrail kablo bağlantısı... Ne işe yarıyor? Kıbrıs'ın elektriğe ihtiyacı var mı? Elbette yok, fazlasıyla arzı var. Yunanistan'ın buna ihtiyacı var mı? Onun da yok, çünkü kendi enerjisini ihraç ediyor. Bu bağlantıya kimin ihtiyacı var? Ve bu bağlantının İsrail'i de içermesi nasıl mümkün oldu? Türkiye'yi kabloların geçmesine izin vermeye zorlamak için mi? Saçma bir argüman. O halde, Yunanistan ve Kıbrıs neden bu aptalca ama tehlikeli maceraya giriyor. Kablo bağlantısının, tıpkı 2022'de Doğu Akdeniz doğalgaz boru hattı EastMed'in başarısız olması gibi, başarısız olacağını tahmin etmek için özel bir kehanet yeteneğine gerek yok. Geriye ne kalacak? Bu bağlantının asıl amacı: provokasyon ve çatışma" ifadelerine yer verilerek projenin mantıksızlığı gözler önüne serildi. Atina ve Lefkoşa'nın bu tehlikeli serüvene yalnızca Türkiye'yi provoke etmek amacıyla girdiğinin altı çizildi.
Doğu Akdeniz'in En Saldırgan Aktörüne Bağımlı Olma Felaketi
Yunanistan'ın geleneksel Avrupa eksenli ve uluslararası hukuka dayalı konumunu terk ederek, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz'deki çatışmaların doğrudan bir parçası haline geldiği vurgulandı. Atina'nın bu tehlikeli sularda güçlü bir arabulucu ya da küresel hukukun savunucusu olarak değil, tam aksine bölgenin en saldırgan ve güvenilmez aktörüne bağımlı bir şekilde hareket ettiği belirtildi. Analiz yazısında, Yunanistan'ın içine düştüğü bu durum için "Bunu ne güçlü bir arabulucu olarak, ne de uluslararası hukuka saygı ve meşruiyet iddiasında bulunan evrensel bir gücün temsilcisi olarak değil, Doğu Akdeniz'deki en güvenilmez ve saldırgan oyuncuya bağımlı bir şekilde yapıyor. Bundan daha büyük bir ulusal siyaset felaketi hayal etmek zor olurdu" denilerek hükümetin dış politika tercihleri adeta yerle bir edildi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!