Yunanistan'da Batı Nil Virüsü Alarmı: Vakalar Artıyor, Yetkililerden Kritik Uyarı Geldi
Yunanistan'da artış gösteren Batı Nil virüsü vakaları üzerine uzmanlar harekete geçti. Özellikle risk grupları için hayati önlemler açıklandı.
Yunanistan'da son dönemde tırmanışa geçen Batı Nil virüsü vakaları, sağlık yetkililerini harekete geçirdi. Yunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu (EODY) tarafından yayımlanan resmi bildiride, sivrisineklerin aktif olduğu sıcak dönem boyunca virüsün ülke genelinde yayılma riskinin sürdüğü vurgulandı. Yetkililer, özellikle yüksek risk grubunda yer alan vatandaşların bireysel korunma tedbirlerini en üst düzeyde uygulaması gerektiği konusunda uyarılarda bulundu.
Vakaların Merkez Üssü Doğu Attika Bölgesi
EODY'nin paylaştığı güncel verilere göre, ülkede şimdiye kadar tespit edilen Batı Nil virüsü vakalarının çok büyük bir bölümü Doğu Attika Bölgesi sınırları içinde yoğunlaşmış durumda. Bu bölgede özellikle Markopoulo ve Spata belediyelerinde vaka sayılarının dikkat çekici bir artış gösterdiği bildirildi. Yerel yönetimler ve sağlık ekipleri, sivrisinek üreme alanlarını kontrol altına almak için çalışmalarını yoğunlaştırdı.
Daniel Fırtınası ve Kuş Göçlerindeki Değişim
Vakalardaki ani artışın arkasındaki nedenler mercek altına alınırken, Atina Ulusal ve Kapodistrias Üniversitesi (EKPA) Tıp Fakültesi Hijyen ve Epidemiyoloji Profesörü Gikas Mayorkinis, Yunan devlet televizyonu ERT'ye önemli açıklamalarda bulundu. Mayorkinis, artışın kesin nedeninin henüz netleştirilemediğini ancak ekolojik dengelerdeki değişimlerin bu duruma yol açmış olabileceğini belirtti.
Virüsün sivrisineklere çoğunlukla enfekte olmuş kuşlardan bulaştığını ifade eden Prof. Mayorkinis, özellikle karga ve saksağan gibi kuş türlerinin virüsün doğadaki dolaşımında kritik bir rol oynadığını söyledi. Mayorkinis, bu kapsamda dikkat çekici bir hipotez ortaya atarak, 2023 yılında Tesalya bölgesini yerle bir eden Daniel fırtınasının ardından kuşların yaşam alanlarında ve göç rotalarında meydana gelen radikal değişikliklerin salgını tetiklemiş olabileceğini kaydetti.
Risk Grupları ve Hayati Korunma Yöntemleri
Hastalığın seyrine ilişkin uyarılarda bulunan Prof. Gikas Mayorkinis, 50 yaş üzerindeki bireylerin, bağışıklık sistemi baskılanmış hastaların ve kronik rahatsızlığı bulunanların ciddi risk altında olduğunu hatırlattı. Yaş faktörünün, hastalığın ağır seyretmesi ve ölümcül komplikasyonların gelişmesi açısından en birincil risk unsuru olduğunu vurgulayan Mayorkinis, bu gruptaki kişilerin sivrisinek ısırıklarına karşı çok daha hassas davranmaları gerektiğini belirtti.
Bireysel korunma yollarına da değinen uzmanlar; sağlık bakanlığı onaylı sivrisinek kovucuların kullanılmasını, evlerin pencerelerine sineklik takılmasını, yataklarda cibinlik tercih edilmesini ve açık alanlarda vücudu mümkün olduğunca kapatan kıyafetlerin giyilmesini öneriyor. Ayrıca ev, bahçe, balkon ve tarım arazilerinde sivrisineklerin üremesine zemin hazırlayan durgun su birikintilerinin kesinlikle bırakılmaması gerektiğinin altı çiziliyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!