2026 Turizminde Son Dakika Rezervasyonları Öne Çıkacak
2026 yılında turizmde rezervasyon alışkanlıkları değişiyor, son dakika satışları öne çıkıyor.
Küresel turizm sektöründe belirsizlikler, özellikle ABD ve İran arasındaki gerilimle daha da derinleşiyor. Bu durum, seyahat planlamalarını etkileyerek rezervasyonların ertelenmesine neden oluyor. Uzun mesafeli seyahatlerde özellikle dikkat çeken bu eğilim, rezervasyonların son dakika dönemine kaymasına yol açıyor.
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, 4. Turizm Kongresi kapsamında yaptığı açıklamalarda 2026 yılının turizmde son dakika rezervasyonlarının öne çıkacağı bir yıl olacağını belirtti.
Bağlıkaya, süreçte ilk başlarda panik nedeniyle iptaller yaşandığını ancak bu durumun zamanla değiştiğini açıkladı.
REZERVASYON ORANLARI YÜZDE 20-25 DÜŞTÜ
İlk olayların ardından iptaller azalsa da rezervasyon akışının yavaşladığını belirten Bağlıkaya, “Başlangıçta panik nedeniyle iptaller oldu fakat şu anda iptallerden ziyade rezervasyon hızında bir düşüş var. Bu durum pazar ve firmaya göre değişiklik gösteriyor. Genel olarak, rezervasyon akışında yüzde 20-25 civarında bir azalma söz konusu.” dedi.
Bağlıkaya, bu azalmanın doğrudan bir kayıp anlamına gelmediğini ve talebin tamamen ortadan kalkmadığını vurguladı.

“HERKES BEKLEMEDE”
Turistlerin ve tur operatörlerinin ihtiyatlı bir tutum sergilediğini ifade eden Bağlıkaya, planlama alışkanlıklarının değiştiğini belirtti. “Başlangıçta bu durumun kısa sürede çözüleceği düşünülüyordu, ancak bir aydan fazla süredir devam ediyor. Bu da hem tur operatörlerinin hem de tüketicilerin beklemede kalmasına neden oldu,” dedi.
Bağlıkaya, kimsenin aceleci davranmadığını ve bu nedenle sezonun farklı bir dinamikle ilerleyeceğini vurguladı.
2026’DA SON DAKİKA REZERVASYONLARI ÖNE ÇIKACAK
Erken rezervasyonların yerini son dakika satışlarına bırakacağını belirten Bağlıkaya, “2026, son dakika rezervasyonlarının yılı olacak. Aslında 2024 ve 2025 yıllarında da benzer eğilimler vardı. Yüksek fiyatlar nedeniyle tesislerin boş kalması, fiyatların rekabetçi seviyelere çekilmesiyle doluluk sağlandı.” dedi.
Bu yıl ise fiyatların yanı sıra belirsizliğin daha etkili olduğunu belirten Bağlıkaya, rezervasyonların bu nedenle ertelendiğini söyledi.

ORTADOĞU PAZARI DURGUN, AVRUPA YAVAŞLADI
Nevruz döneminin tamamen kaçırıldığını belirten Bağlıkaya, Ortadoğu pazarının neredeyse durma noktasına geldiğini söyledi. Avrupa’dan ise rezervasyon akışının yavaşladığını, ancak tamamen kesilmediğini belirtti. Avrupa’dan gelen rezervasyonlar geçen yıla göre daha yavaş ama bu durum son dakika rezervasyon eğilimini güçlendiriyor.”
FARKLI PAZARLAR FARKLI TEPKİLER VERİYOR
Turist davranışları ve rezervasyon trendlerinin ülkeden ülkeye farklılık gösterdiğini ifade eden Bağlıkaya, “Rusya’da iptaller neredeyse hiç yaşanmadı. Bu tür durumları daha doğal karşılıyorlar. Alman turistler ise daha farklı tepki veriyor, kuzey ülkeleri ise çok daha hassas.” dedi.
Bu eğilimlerin pazar bazında değişiklik gösterdiğini belirten Bağlıkaya, rezervasyon akışlarında yüzde 20-25 civarında bir azalma yaşandığını, ancak bu durumun kalıcı bir kayıp anlamına gelmediğini söyledi.
Durumun normale dönmesiyle birlikte turist akışının da yeniden hızlanacağını belirtti. Ancak bu süreçte son dakika rezervasyonlarının artabileceğini öngördü.
“ALTERNATİF PAZAR KAVRAMI YOK”
Türkiye’nin turizmde alternatif pazar arayışının artık kalmadığını ifade eden Bağlıkaya, Türkiye’ye birçok pazardan turist geldiğini ve mevcut yapının kapasiteye bağlı olduğunu söyledi.
Bağlıkaya, “Uzakdoğu’dan turist sayısı talep eksikliğinden değil, uçak kapasitesinden kaynaklanıyor. Ne kadar kapasite varsa o kadar turist geliyor.” diye belirtti.
Türkiye’nin ana pazarının 4-4,5 saatlik uçuş mesafesindeki ülkeler olduğuna dikkat çeken Bağlıkaya, “Çin’e yakın olsaydık, Çin bizim ana pazarımız olurdu. Ancak şu an Almanya gibi ülkeler bizim ana pazarımız. Bu durum, kısa mesafelerde yapılabilen charter operasyonlarıyla bağlantılı.” şeklinde konuştu.
TURİST PROFİLİ AYNI KALACAK
Savaşın turist profilini değiştirmeyeceğini belirten Bağlıkaya, Türkiye’nin ana turist kitlesinin orta gelir grubundan oluştuğunu söyledi. Antalya’da klasik deniz kum güneş turizmine ilginin devam ettiğini, Bodrum ve Çeşme gibi yerlerin ise daha yüksek gelir gruplarına hitap ettiğini ifade etti.
“DENİZ KUM GÜNEŞ TEMEL ÜRÜNÜMÜZ”
Turizm gelirleri üzerine yapılan tartışmalara değinen Bağlıkaya, kitlesel turizmin doğası gereği fiyat aralığının belli olduğunu söyledi. “60-100 milyon turist hedefliyorsanız, fiyat aralığınız 850-1050 dolar arasında olur. Rekabet ettiğiniz ülkeler de benzer seviyelerde.” diyerek değerlendirmede bulundu.
Bağlıkaya, daha yüksek gelirlerin ancak golf, kongre ve sağlık turizmi gibi sınırlı alanlarda mümkün olabileceğini, bu segmentlerin toplam turist sayısını taşıyamayacağını vurguladı.
UÇAK MALİYETLERİ ETKİLEYİCİ
Artan yakıt fiyatlarının turizmi doğrudan etkilediğini belirten Bağlıkaya, özellikle charter uçuşlarının maliyet baskısı altında olduğunu söyledi. “Uçak maliyetinin yaklaşık yüzde 40’ı yakıt. Bu maliyet 300 eurodan 400-500 euroya çıktığında, turist tercihini daha yakın ülkelere kaydırabilir.” dedi.
İÇ PAZARIN ÖNEMİ
Dış pazardaki belirsizlikler nedeniyle iç turizmin önem kazandığını belirten Bağlıkaya, sektör temsilcilerine şu çağrıda bulundu: “Bu yıl iç pazara daha fazla önem vermeliyiz. Türk vatandaşlarının tatil yapabilmesi için fiyatlar yeniden düzenlenmeli. Oteller boş kalacağına daha uygun fiyatlarla dolu çalışmalı.
Yerli turistlerin tatil yapabilmeleri için fiyatları buna göre ayarlamak lazım. İç piyasa bu yıl çok önemli, çünkü dışarıda ne olacağı belli değil.”
Otellerin fiyatlarını yabancı turistlere göre ayarladıkları için yerli turistlerin bu fiyatları karşılamakta zorlandığını belirten Bağlıkaya, fiyatların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
“ACENTELER DESTEKSİZ OLMAZ”
Turizmde asıl belirleyici unsurun turist akışı olduğunu belirten Bağlıkaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a destek politikaları için teşekkür ederek şu öneride bulundu: “Seyahat acenteleri ve tur operatörleri desteklenmeden turizme verilen destek eksik kalır. Yolcuyu getiren kanal burası. Özellikle Avrupa pazarındaki operatörlerin desteklenmesi kritik öneme sahip.”
TURİZMİN YIL BOYUNA YAYILMASI
Türkiye’de turizmin birkaç şehirde yoğunlaştığını belirten Bağlıkaya, yeni çalışmalarla farklı şehirlerin öne çıkarılması gerektiğini söyledi. İç turizmin canlanmasının, diğer bölgelerde altyapı oluşturulması açısından da önemli olduğunu ifade etti.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!