27. Ulusal İmmünoloji Kongresi Bursa’da Başarıyla Tamamlandı
Bursa'da düzenlenen 27. Ulusal İmmünoloji Kongresi, bilim insanlarını bir araya getirerek bilimsel iş birliğini ve yenilikçi yaklaşımları teşvik etti.
Türk İmmünoloji Derneği ve Bursa Uludağ Üniversitesi'nin ortaklaşa düzenlediği 27. Ulusal İmmünoloji Kongresi, 26-29 Nisan 2026 tarihleri arasında Bursa Uludağ Üniversitesi Görükle Yerleşkesi'nde, Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. Kongre, bağışıklık sistemine dair çalışmaları olan iki yüzden fazla yerli ve yabancı bilim insanını bir araya getirdi. İmmünoloji alanında uzmanlaşmış bilim insanları, doktorlar ve araştırmacılar için bir buluşma noktası olan etkinlik, geniş kapsamlı bilimsel programı ve güçlü akademik etkileşim ortamıyla dikkat çekti. Etkinliğin odak noktası, bilimsel iş birliği ve yenilikçi yaklaşımlardı.
Kongrenin hemen öncesinde, eş zamanlı olarak düzenlenen kurslar translasyonel immünoloji, akan hücre ölçer teknolojileri ve nakil immünolojisi gibi konuları ele aldı. Translasyonel immünoloji kursunda, tümör mikroçevresi, humanize hayvan modelleri ve otoimmün hastalıklara yönelik deneysel yaklaşımlar hem teorik hem de pratik açıdan incelendi. Bu sayede katılımcılar, önemli laboratuvar deneyimi kazandı. Akan hücre ölçer kursunda temel prensiplerden başlayarak ileri düzey analizlere kadar kapsamlı bilgiler sunuldu; immünfenotiplendirme ve veri analizi süreçleri detaylı bir şekilde ele alındı. Nakil immünolojisi kursu ise organ ve kök hücre nakillerinde karşılaşılan immünolojik sorunlar, HLA uyumu ve doku tiplendirme süreçlerini bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirdi.
Kongrede immünolojinin çeşitli alt alanlarına dair güncel ve yenilikçi konular masaya yatırıldı. Kompleman sistemine yönelik yeni moleküller ve tedavi alanları, hedeflenmiş tedaviler kapsamında dikkat çekerken, immün repertuvar ve immün yetmezliklerle ilgili yeni yaklaşımlar omik teknolojilerin de katkısıyla hastalıkların moleküler düzeyde anlaşılmasına ışık tuttu. Otoimmün hastalıklarda tolerans indükleyici hücre temelli tedaviler, immün regülasyonda kodlanmayan RNA’ların rolü ve hücresel mekanizmalar detaylı bir şekilde tartışıldı. Alerjik hastalıklarda ağır astım ve besin alerjilerine yönelik yeni tedavi stratejileri öne çıkarken, genetik ve immün yanıt ilişkisi HLA farklılıkları ve GWAS çalışmaları çerçevesinde değerlendirildi. Aşı ve tedavi teknolojilerindeki yenilikler arasında ekstraselüler veziküller ve OMV tabanlı yaklaşımlar ön plana çıkarken, çevresel faktörlerin immün sistem üzerindeki etkileri de önemli başlıklar arasında yer aldı. Kanser immünolojisi oturumlarında tümör mikroçevresi, doğal lenfoid hücreler ve CAR-T/CAR-NK tedavileri ele alınırken, nöroimmünoloji alanında beyin-bağışıklık etkileşimi ve yeni omik yaklaşımlar dikkat çekti. Epitelyal bariyer hipotezi gibi güncel kavramlar üzerinden çevresel etkenler ile bağışıklık sistemi arasındaki ilişki yeniden değerlendirildi. Bu bilgi paylaşımı, hastalık mekanizmalarının daha iyi anlaşılmasına ve yeni tedavi stratejilerinin geliştirilmesine katkı sunarken, katılımcılar arasında da akademik iş birliklerinin kurulmasına olanak sağladı ve gelecekteki bilimsel projeler için zemin hazırladı.
"Çeşitlilik ve Kapsayıcılığa Sosyo-Bilimsel Bir Bakış
Çeşitliliğin Gücünü En İyi İmmünologlar Bilir" başlıklı konferans da kongreye damgasını vurdu ve bu konuda öncü bir rol üstlendi. Kongre kapsamında bilimsel programın dışında fotoğraf gösterimi, tiyatro oyunu ve konserler gibi sosyal etkinlikler de gerçekleştirildi ve katılımcılara disiplinler arası bir deneyim sağlandı. Ayrıca, Dünya İmmünoloji Günü dolayısıyla yapılan etkinlikler bilimsel farkındalığın artmasına katkı sundu. İmmünoloji alanında bilgi paylaşımını güçlendiren ve yenilikçi araştırmaları teşvik eden bu önemli organizasyon, bilimsel üretkenliği ve ulusal/uluslararası iş birliklerini destekleyerek başarıyla tamamlandı.
Kongre başkanı Dr. Öğr. Üyesi Salih Haldun Bal, programın ardından yaptığı değerlendirmede, "Kongremizde immünolojinin hem temel bilim hem de klinik uygulamalar açısından en güncel konularını bir araya getirdik. Özellikle hedeflenmiş tedaviler, hücresel tedaviler, omik teknolojiler ve çevresel faktörlerin bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri gibi alanlarda çok değerli bilimsel paylaşımlar gerçekleştirildi. Bu kongrenin en önemli çıktılarından biri, farklı disiplinlerden gelen araştırmacıların ortak bir zeminde buluşarak yeni iş birliklerinin temellerini atmış olmasıdır." dedi.
"Bilimsel programımızı yalnızca bilgi aktarımıyla sınırlamayarak, uygulamalı kurslarla genç araştırmacıların yetkinliklerini artırmayı da amaçladık. Ayrıca, ‘çeşitlilik ve kapsayıcılık’ gibi bilimsel olduğu kadar toplumsal yönü de olan konulara yer vererek immünolojinin geniş perspektifini vurguladık. İnanıyoruz ki burada paylaşılan bilgiler ve kurulan iş birlikleri, önümüzdeki dönemde hem hastalıkların daha iyi anlaşılmasına hem de yenilikçi tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesine önemli katkılar sağlayacaktır." diye ekledi.
Türk İmmünoloji Derneği başkanı Arzu Aral da, "27. Ulusal İmmünoloji Kongresi ile yalnızca bir bilimsel toplantı gerçekleştirmedik; immünolojinin geleceğini birlikte şekillendirecek güçlü ve bütüncül bir vizyon ortaya koyduk. Temel bilim ile klinik pratiğin gerçek anlamda kesiştiği, translasyonel tıbbın somut karşılık bulduğu bu kongre, hücresel tedavilerden omik teknolojilere, çevresel belirleyicilerden endotel ve epitel bariyer bütünlüğüne uzanan geniş bir perspektifle, immünolojinin hastalıkları yalnızca açıklayan değil, onları önleyen ve dönüştüren bir disiplin olduğunu bir kez daha ortaya koydu." ifadelerini kullandı.
"Bu kongrede özellikle vurgulanan bariyer odaklı yaklaşım, kronik inflamasyonun ve pek çok hastalığın ortak zeminini yeniden düşünmemizi sağlarken, temel bilimciler ile klinisyenler arasında kurulan güçlü köprüler, bu bilginin hastaya nasıl daha hızlı ve etkili yansıtılabileceğini gösterdi. Aynı zamanda, alanın ustaları ile genç araştırmacıların bir araya gelerek ortak bir dil ve heyecan üretmesi, immünolojinin geleceği açısından en kıymetli kazanımlarımızdan biri oldu. Bugün immünoloji, yalnızca hastalıkların tedavisinde değil, sağlıklı ve uzun yaşamın sürdürülebilirliğinde de belirleyici bir bilim alanı haline gelmiştir. Türk immünoloji camiası olarak bizler, bu dönüşümün aktif bir parçası olmaya; bilim üretmeye, iş birliklerini güçlendirmeye ve gelecekte söz sahibi olmaya kararlılıkla devam edeceğiz." şeklinde konuştu.
Kongreyi organize eden Burkon Turizm’in Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Eker de, "Ülke genelinden hekimlerimizi Bursa’da ağırladık, konuklarımız çok memnun kaldılar." dedi.

Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!