27 Yıllık Sevgi Hayat Verdi: Böbreğini Eşine Bağışlayarak Yeni Bir Dönem Başlattı
Erzincan'da başlayan 27 yıllık evliliklerini böbrek nakliyle taçlandıran Çakır çifti, Antalya'da gerçekleştirilen başarılı operasyonla yeniden hayata tutundu.
Erzincan'da lise yıllarında yolları kesişen ve büyük bir aşkla evlenen Nihat ve Seyhan Çakır çifti, 27 yıllık mutlu evliliklerini üç çocukla taçlandırdı. Ancak bir süre önce Nihat Çakır'ın vücudunda aniden gelişen yoğun ödem şikayetleri, ailenin düzenini değiştirdi. Hastanede yapılan detaylı tetkikler sonucunda Nihat Çakır'a böbrek yetmezliği teşhisi konuldu. Zaman kaybetmeden diyaliz tedavisine başlanan Çakır, sağlık sorunlarının giderek ağırlaşması üzerine Antalya'da bulunan Yaşam Organ Nakli Merkezi'ne sevk edildi.
Diyaliz Kıskacından Eşinin Fedakarlığıyla Kurtuldu
Hastalığın pençesinde zor günler geçiren ve gününün büyük bir bölümünü diyaliz cihazına bağlı olarak geçirmek zorunda kalan Nihat Çakır'ın en büyük destekçisi, 27 yıllık hayat arkadaşı Seyhan Çakır oldu. Eşinin acı çekmesine dayanamayan Seyhan Çakır, böbreğini bağışlamak için gönüllü olarak merkez yetkililerine başvurdu. Yapılan doku analizleri ve tıbbi değerlendirmeler sonucunda çiftin dokularının tamamen uyumlu olduğu tespit edildi. Yaşam Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Bülent Aydınlı ve profesyonel ekibi tarafından gerçekleştirilen operasyonla, Seyhan Çakır'dan alınan böbrek eşine başarıyla nakledildi.

Böbrek naklinin kendisi için adeta yeni bir yaşamın kapısını araladığını söyleyen Nihat Çakır, yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı: "Böbrek yetmezliği nedeniyle hayatım diyaliz salonlarında geçiyordu. Doktorlar nakil seçeneğini sunduğunda eşim hiç düşünmeden canı gönülden gönüllü oldu. Şansımıza dokularımız da tam uyum gösterdi. Organ bağışının ne denli kutsal bir şey olduğunu bizzat yaşayarak anladım. Operasyon öncesinde vücudumda aşırı şişlikler ve ödemler oluyordu, yürümekte bile zorlanıyordum. Nakilden sonra tüm bu sıkıntılarımdan kurtuldum."
"Hayatı Paylaşıyorduk, Artık Böbreğimizi de Paylaşıyoruz"
Eşine yeni bir hayat armağan eden Seyhan Çakır ise kan grubunun 0 (sıfır) olması sebebiyle en başından beri böbreğinin eşine uyum sağlayacağına inandığını belirtti. Eşinin diyaliz sürecinde yaşadığı psikolojik çöküntüye şahit olmanın kendisini çok yıprattığını ifade eden Çakır, kararından bir an bile pişman olmadığını vurguladı.

Seyhan Çakır, yaşadıkları duygusal süreci şu cümlelerle aktardı: "Böbreğimi verirken zerre kadar tereddüt yaşamadım. Mademki ben sağlıklıydım, hayat arkadaşımın da benimle aynı sağlığa sahip olmasını istedim. Birlikte yaşlanabilmek için bu adımı atmalıydım. Eşim sadece bir ay kadar diyaliz tedavisi gördü ancak orada hayatını kaybeden ağır hastaları gördükçe psikolojisi altüst oluyordu. Çok şükür ki zaman kaybetmeden Antalya'daki merkeze başvurduk. Artık eşimin yüzü yeniden gülüyor. Dokularımız o kadar güzel uyum sağladı ki; biz zaten ömrümüz boyunca hayatı paylaşıyorduk, şimdi böbreğimizi de paylaştık." Organ bağışı konusunda toplumda yersiz bir korku olduğunu dile getiren Çakır, sağlıklı bireylerin e-Devlet üzerinden de kolaylıkla bağış talebinde bulunabileceğini hatırlattı.

Kadavradan Organ Bağışı Yetersiz: Canlı Donörler Hayat Kurtarıyor
Operasyonu başarıyla gerçekleştiren Prof. Dr. Bülent Aydınlı, Türkiye genelinde kadavradan organ bağışının istenen düzeyde olmadığına dikkat çekti. Kadavradan bağış yetersizliği nedeniyle canlı vericili nakillerin hayati bir rol üstlendiğini belirten Aydınlı, toplumsal farkındalığın önemine değindi.

Prof. Dr. Aydınlı, "Unutmamalıyız ki bir gün hepimiz organ bekleyen bir hasta konumuna gelebiliriz. Her hastanın Nihat Bey gibi şanslı olup ailesinden canlı verici bulma imkanı olmuyor. Bu yüzden kadavradan bağışları artırmalıyız. Hastamızın nakil sonrası değerleri ve idrar çıkışı tamamen normale döndü" dedi. Diyalizin hastaların sosyal ve mesleki yaşamını tamamen durdurduğuna vurgu yapan Aydınlı, "Haftada 3 gün, en az 3-4 saat diyalize giren bir insanın normal bir hayat sürmesi imkansızdır. Üstelik diyaliz cihazı böbreğin tüm işlevlerini yerine getiremez; sadece suyu süzer ama zararlı toksinleri vücuttan tamamen atamaz. Başarılı bir nakil, hastaya sadece sağlığını değil, özgürlüğünü de geri verir" ifadelerini kullandı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!