ABD'nin Sızan İstihbarat Raporu: Suudi Arabistan Nükleer Silah Geliştirmeye Açık
ABD istihbarat raporu, Donald Trump'ın onayladığı sivil nükleer anlaşmanın ardından Suudi Arabistan'ın nükleer silah geliştirmeye açık olduğunu ortaya koydu.
ABD Kongresi'ne sunulan gizli bir istihbarat raporu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Suudi Arabistan'a sivil nükleer program sağlamayı öngören anlaşmayı onaylamasının ardından, Riyad yönetiminin nükleer silah geliştirme ihtimaline açık olduğunu ortaya koydu. Küresel enerji piyasalarındaki çatışmalar ve Suudi Arabistan'ın ham petrol arzının son 30 yılın en düşük seviyesine gerilediği bir dönemde sızan rapor, bölgede yeni bir nükleer tartışma başlattı.
Yemen'de Mart 2015'ten bu yana uluslararası toplumca tanınan hükümeti destekleyen koalisyona öncülük eden Suudi Arabistan, İran destekli Husilerin Temmuz ayında ilan ettiği "deniz ablukası" ve artan balistik füze ile İHA saldırılarıyla karşı karşıya bulunuyor.
Bu sıcak çatışma ortamında, The New York Times ve The Washington Post gazetelerine konuşan ABD'li yetkililer, Trump'ın onayladığı sivil nükleer anlaşmanın Riyad'ın nükleer silah geliştirme planlarını değerlendirmesine yol açtığını iddia etti. 
ABD Kongresi'nde Silahlanma Yarışı Endişesi
Kongre'ye sunulan gizli değerlendirme, her iki partiden ABD'li milletvekillerinin sivil nükleer enerji anlaşmasını incelediği bir döneme denk geldi. Kongre üyeleri, Riyad'ın bu anlaşmayı bir basamak olarak kullanabileceğini belirterek, "Suudi Arabistan'ın ileride nükleer silah geliştirmesi bölgede muhtemel bir silahlanma yarışını tetikleyebilir" uyarısında bulundu. ABD'li yetkililer ise Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın geçmişteki "İran'ın nükleer silah elde etmesi halinde Suudi Arabistan da aynı yolu izleyecektir" sözlerini hatırlatarak, Riyad'ın henüz kesin bir karar almasa da bu fikre uzun süredir ilgi duyduğunu kaydetti.
Uranyum Zenginleştirme İzni ve Bölgesel Tepkiler
Trump yönetiminin imzaladığı anlaşma, ABD'li şirketlerin Suudi Arabistan'da nükleer enerji projeleri geliştirmesine olanak tanıyor. Kongre şu anda, Riyad'a uranyumu yüzde 20 seviyesine kadar zenginleştirme izni verebilecek bu anlaşmayı 90 günlük inceleme sürecinden geçiriyor. Bu oran nükleer bomba üretimi için gereken seviyenin oldukça altında kalsa da, yapılan analizlere göre Riyad askeri düzeyde zenginleştirme kapasitesine çok hızlı bir şekilde ulaşabilir. 
Anlaşmanın detayları soykırımcı İsrail cephesinde de rahatsızlık yarattı. Haaretz gazetesine konuşan İsrailli yetkililer, Suudi Arabistan'ın kendi topraklarında uranyum zenginleştirmesine izin verilmesinin, Ortadoğu'daki diğer ülkeleri de benzer kapasitelere sahip olmaya teşvik edeceğinden endişe duyduklarını dile getirdi. Eleştirilere yanıt veren ABD'li bir yetkili ise "Bu anlaşma bölgesel güvenliği güçlendirecek ve nükleer silahların yayılmasının önlenmesine ilişkin standartları koruyacaktır" ifadelerini kullandı.
Petrol Arzında Düşüş ve Uranyum Rezervleri
Nükleer tartışmaların gölgesinde kalan Suudi Arabistan, aynı zamanda ciddi güvenlik ve ekonomik sınamalarla karşı karşıya bulunuyor. ABD, İsrail ve İran arasındaki savaşın başladığı şubat ayında günlük 10 milyon varilin üzerinde ham petrol arz eden Riyad'ın üretimi, son 30 yılın en dip seviyesine indi. Aynı dönemde Rusya'nın üretimi de 2003'ten bu yana en düşük seviyesine geriledi. Suudi Arabistan, nükleer enerjiyi ulusal kaynaklarına katma hedefi doğrultusunda daha önce Medine bölgesinde 110 milyon ton uranyum içeren ham cevher tespit edildiğini duyurmuştu. 
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!