ABD'nin Suriye'deki Enerji Hamlesi: Tom Barrack'ın Planı Ortaya Çıktı
ABD'nin Suriye planı, 2026-2030 arasında enerji merkezi olmayı hedefliyor.
Al Majalla, ABD'nin Özel Temsilcisi Tom Barrack tarafından hazırlanan detaylı bir stratejinin belgesini kamuoyuna sundu. Bu plan, 2026'dan başlayarak 2030'a kadar Suriye'yi çeşitli enerji hatlarının merkezi yapmayı amaçlıyor.
PROJENİN BEDELİ 30 MİLYAR DOLAR
Suriye'nin kuzeydoğusunda, 1000 kilometreden uzun olan boru hattının tamamen yenilenmesi planlanıyor. Üç aşamalı bu projenin toplam maliyetinin 30 milyar dolar olduğu belirtiliyor. Barrack'ın kapsamlı Suriye planının aşamaları ise şu şekilde:
İlk aşamada, bir yıl boyunca düşük maliyetli kuyu bakımı ve altyapı onarımları yapılacak.
İkinci aşamada, 2027-2028 yılları arasında, su enjeksiyon sistemleri ve yapay kaldırma teknolojileri kurulumu gerçekleşecek. Boru hatları yenilenecek, Homs ve Banias rafinerileri modernize edilecek ve 150.000 varil kapasiteli yeni bir rafineri işletmeye alınacak.
Üçüncü aşamada, 2028-2030 arasında, sahaların yeniden geliştirilmesi, açık deniz arama altyapısının inşası ve Türkiye ile Avrupa'ya doğalgaz ihracat boru hattı önerisi yer alacak.
Amerikan planı, acil bir aşama ile başlayacak. Güvenilir bankacılık kanalları oluşturulacak, uluslararası tahkim benimsenip, şeffaf denizcilik lisansları ve uluslararası finansal çerçeve konuları ele alınacak. İlk 90 gün içinde öncelikler belirlenecek: Kurumsal koordinasyon, yasal kısıtlamaların hafifletilmesi, saha değerlendirmeleri ve yatırım çekmek için sözleşmeler değerlendirilecek.
Plan hayata geçtiğinde, günlük enerji kapasitesinin en az 380 bin varile ulaşması hedefleniyor.

ENERJİ DEVLERİYLE MÜZAKERELER DEVAM EDİYOR
Suriye'de keşfedilmemiş trilyonlarca metreküp doğalgaz rezervi bulunduğu düşünülüyor. Bu bağlamda, petrol ve doğalgaz arama lisansları için büyük uluslararası enerji şirketleriyle görüşmeler sürüyor.
Geçen yılın sonlarında, Suriye Petrol Şirketi, doğalgaz sektörünü geliştirmek ve mevcut sahalardan üretimi artırmak amacıyla Amerikan şirketleri ConocoPhillips ve Novatera ile bir mutabakat zaptı imzaladı. Ayrıca, BAE merkezli Dana Gas ile de benzer bir anlaşma yapıldı.
Şubat ayında, Suriye Petrol Şirketi enerji arama çalışmaları için Amerikan şirketi Chevron ve Katar şirketi Power International Holding ile bir mutabakat imzaladı. Aynı ay, Amerikan şirketleri Baker Hughes, Hunt Energy ve Argent LNG; Suudi şirketler Taqa ve ACWA Power ise Suriye'nin kuzeydoğusunda petrol ve doğalgaz aramak ve üretmek için bir konsorsiyum kuracaklarını açıkladılar.
5 Nisan'da, Suriye Petrol Şirketi, Suudi Arabistanlı şirket Adis ile geliştirme çalışmaları ve yeni arama kuyularının açılmasını içeren bir sözleşme imzaladı. Bu anlaşmalar kapsamında en az 4 veya 5 arama sahası kurulması planlanıyor.
Diğer taraftan, Suriye Petrol Şirketi'nin Rus ve Çin şirketleriyle görüşmeleri sürüyor. Suriye hükümetinin, petrol ve doğalgaz gelirleri sayesinde kamu gelirlerinde yüzde 150 oranında bir artış beklediği ifade ediliyor.
İRAN OPERASYONLARI ANAHTAR ROL ÜSTLENDİ
Suriye petrolünün, İran savaşını izleyen dönemde bölgedeki istikrarsız jeopolitik değişimler nedeniyle önem kazandığı belirtiliyor. ABD'nin İran'a yönelik Destansı Öfke operasyonları, Suriye'nin enerji merkezi haline gelmesinde kilit bir unsur olarak görülüyor.
Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ve Babül Mendep'teki tehditler, geleneksel sınır geçişlerini güvensiz hale getirdiğinden, karar vericilerin kuzeye yöneldiği belirtiliyor. Suriye'de altyapının tam olmamasına rağmen, stratejik konumu nedeniyle Avrupa'ya enerji taşıyacak geçerli bir karayolu güzergahı sunuyor.
Suriye, Irak ve Körfez ülkeleri ile Türkiye ve Avrupa'ya açılan stratejik konumu sayesinde enerji taşımacılığında dikkat çekiyor.

KATAR-TÜRKİYE BORU HATTI GÜNDEMDE
Suriye'de Baas Rejiminin düşmesinin ardından, 2009'da askıya alınan "Katar-Türkiye Doğal Gaz Boru Hattı" projesi yeniden gündeme geldi.
SETA Vakfı araştırmacısı Büşra Zeynep Özdemir, AA'ya verdiği demeçte Katar'ın doğal gaz açısından önemli bir ülke olduğunu vurguladı. Küçük bir alana sahip olmasına rağmen, Rusya ve İran'ın ardından yaklaşık 25 trilyon metreküple dünyanın en büyük üçüncü kanıtlanmış doğal gaz rezervine sahip olduğunu belirtti.
Katar'ın, Rusya'nın ardından dünyanın en büyük doğal gaz ihracatçısı olduğunu hatırlatan Özdemir, ülkenin doğal gazı ağırlıklı olarak sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) formunda ihraç ettiğini söyledi.
Özdemir, Katar'ın 2004'te başlatılan Dolphin Gas projesinin gaz ihraç ettiği tek boru hattı olduğunu ve bu hattın toplam uzunluğunun 370 kilometreyi bulduğunu ifade etti.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!