Afrika'nın Geleceği İçin İnsani Yardımın Ötesinde Sürdürülebilir Yatırım Şart
19 Ağustos Dünya İnsani Yardım Günü’nde uzmanlar, Afrika’nın kronik sorunlarını aşması için geçici yardımlardan ziyade uzun vadeli yatırımlara odaklanılması gerektiğini vurguladı.
Birleşmiş Milletler (BM), her yıl 19 Ağustos Dünya İnsani Yardım Günü kapsamında dünya genelindeki krizlerden etkilenen milyonlarca insanın yaşam mücadelesine ve bu süreçte canlarını ortaya koyan insani yardım çalışanlarının hayati rolüne odaklanıyor. Bu anlamlı gün vesilesiyle değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, kriz bölgelerinde acil yardımların vazgeçilmez olduğunu ancak Afrika kıtasının kalıcı refahı ve kalkınması için çok daha köklü, uzun vadeli ve üretime dayalı stratejilerin hayata geçirilmesi gerektiğini savunuyor.
Türkiye’deki Fildişi Sahilililer Topluluğu Başkanı Soumaila Adams Kone ile İslam İşbirliği Gençlik Forumu (ICYF) uzmanı ve Bizim Afrika Platformu Koordinatörü Faruk Mintoiba, Afrika'nın geleceğine dair kritik analizlerini paylaşarak insani yardımların sınırlarını ve sürdürülebilir kalkınmanın formülünü açıkladı.
Güvenlik ve Mesleki Eğitim Kalkınmanın Temel Taşı
Özellikle iç çatışmaların yaşandığı sıcak bölgelerde gıda ve tıbbi malzemelerin ilk aşamada hayati bir önem taşıdığına değinen Soumaila Adams Kone, çatışma ortamlarının bu yardımların gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasında ciddi engeller yarattığına dikkat çekti. Kronikleşen krizlerde artık klasik yardım modellerinin dışına çıkılması gerektiğini belirten Kone, önceliğin güvenlik olması gerektiğini vurguladı.
Kone, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Bir ülkede kalıcı bir kalkınma hamlesi başlatmak istiyorsak, öncelikle güvenliği tesis etmek zorundayız. Güvenliğin olmadığı bir coğrafyada eğitim, sağlık, tarım ve altyapı gibi temel alanların gelişmesi mümkün değildir." ifadelerini kullandı. Güvenlik ortamı sağlandıktan sonra ise enerji, sağlık ve özellikle uygulamalı mesleki eğitime yatırım yapılması gerektiğini savunan Kone, gençlerin tarım ve teknik alanlarda kazanacağı beceriler sayesinde kendi kendilerine yetebilecek duruma geleceğini ifade etti.
Afrikalı genç nüfusun üretim süreçlerine aktif katılımının önemine işaret eden Kone, kıtadaki zengin ham maddelerin dışarıya doğrudan ihraç edilmesi yerine, kıta içinde işlenerek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi gerektiğini, bunun için de yerel bilgi birikimi ve üretim kapasitesinin artırılmasının şart olduğunu söyledi. Kone, "Bizleri sürekli olarak yardıma muhtaç bir konumda tutan değil, tam aksine yardıma ihtiyaç duymayacağımız bağımsız bir konuma taşıyacak desteklere ihtiyacımız var." dedi.
"Bir Kıta Sadece Beslenerek Kalkınamaz"
Sudan ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti gibi sıcak çatışmaların sürdüğü bölgelerde acil insani müdahalelerin kaçınılmaz olduğunu belirten Faruk Mintoiba da gıda güvenliği, temel sağlık hizmetleri ve yerinden edilmiş kişilerin barınma ihtiyaçlarının öncelikli olduğunu dile getirdi. Ancak Mintoiba, insani yardım ile kalkınma yardımı arasındaki ince çizginin iyi çizilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Mintoiba, "Bir kıtayı sadece besleyerek kalkındırmanız imkansızdır. Asıl önemli olan, o kıtanın kendi insanını besleyecek, kendi sınırlarını ve halkını koruyacak yapısal altyapıyı kendi imkanlarıyla oluşturabilmesidir." şeklinde konuştu. Afrika'nın uzun vadeli geleceğinin inşa edilmesinde sürdürülebilir tarım tekniklerine ve teknoloji yatırımlarına öncelik verilmesi gerektiğini belirten Mintoiba; iklim değişikliği kaynaklı doğal afetlere karşı dayanıklı altyapı projelerinin geliştirilmesi, yerel sağlık ve eğitim sistemlerinin ise kökten güçlendirilmesi gerektiğini savundu.
Önleyici Politikalar ve Yerel İnsan Kaynağı Odaklı Çözümler
Uluslararası toplumun yardım politikalarındaki metodolojik hatalara da değinen Faruk Mintoiba, küresel sistemin sadece krizler patlak verdikten sonra müdahale eden reaktif bir yapıdan kurtulması gerektiğini söyledi. Yardımların krizleri önceden engelleyici ve tamamen yerel ihtiyaç analizlerine dayalı şekilde, proaktif bir yaklaşımla planlanması gerektiğini ifade etti.
Afrika'da hayata geçirilecek her türlü kalkınma projesinin merkezinde kıtanın kendi insan kaynağının yer alması gerektiğini vurgulayan Mintoiba, sözlerini şu güçlü mesajla tamamladı: "Eğer Afrika gerçek anlamda kalkınacaksa, bu dönüşümü ancak ve ancak kendi insanının emeği, zekası ve kararlılığıyla gerçekleştirecektir."
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!