Kısaca
- Türkiye'de Ahal Teke atı yetiştiricileri ve sporcuları, bu tarihi ırkın üretiminin artırılarak uluslararası binicilik sporlarında değerlendirilmesini istiyor.
- Çocukluğundan beri atlarla iç içe olduğunu ve uzun yıllardır Ahal Teke yetiştirdiğini ifade eden Şahap Gürsoy, bu ırkın Türkiye'de daha fazla üretilmesi gerektiğini vurguladı.
- Dünyanın neresine giderseniz gidin Türk denildiğinde at ve Türk hala bir arada anılıyor.
Türkiye'de Ahal Teke atı yetiştiriciliği yapan Şahap Gürsoy, milli sporcu Onur Taşpınar ve sporcu Bedrettin Deniz Kırmızı, Türk kültürünün önemli bir parçası olan bu ırkın ülkedeki üretiminin artırılması ve yüksek sportif potansiyeliyle uluslararası organizasyonlarda değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Çocukluğundan beri atlarla iç içe olduğunu ve uzun yıllardır Ahal Teke yetiştirdiğini ifade eden Şahap Gürsoy, bu ırkın Türkiye'de daha fazla üretilmesi gerektiğini vurguladı. Kültürel değerlere sahip çıkılması çağrısında bulunan Gürsoy, "Kültüre sahip çıkma adına aslında Ahal Teke'ye sahip çıkmak lazım. Dünyanın neresine giderseniz gidin Türk denildiğinde at ve Türk hala bir arada anılıyor. Yetiştirmek ve üretmek için elimizde at da var, kısrak da var. Ben bunu resmi makamlara da sık sık söylüyorum. Ahal Teke yetiştirelim, bu kültürel değere sahip çıkalım istiyorum." dedi.
Ahal Teke Atlarının Sportif Potansiyeli ve Duygusal Bağı
Ahal Teke'nin dayanıklılığı sayesinde özellikle atlı dayanıklılık branşında uluslararası başarılar elde edilebileceğini savunan Gürsoy, bu atların binicileriyle özel bir bağ kurduğunu dile getirdi. Kulübündeki "Gök" adlı Türkmenistan kökenli atı örnek gösteren Gürsoy, "Gök buranın şu andaki prensi de o, kralı da o. Ahal Teke farklı bir hayvan. Önce onunla duygusallaşacaksın, sonra hayatı ortaklaşacaksın, çalışacaksın." ifadelerini kullandı. Gök ile engel atlama yarışlarına katıldığını belirten Gürsoy, atın kendisiyle kurduğu duygusal bağı ve Fuat Hoca ile koşarken gösterdiği hassasiyeti aktardı.
Ahal Teke Atlı Spor Kulübü sporcusu Bedrettin Deniz Kırmızı ise bu ırkla çalışmanın binicinin tekniğine ve özgüvenine katkı sağladığını, güçlü ve asi karakteriyle binicinin gelişimine yardımcı olduğunu ifade etti. Kırmızı, "Bir Ahal Teke'den her zaman istediğinizi alamazsınız. Biraz daha onların dediği olur. Binicisine hemen teslim olmaz. Ancak sizi sevip size güvendiğinde onunla her şeyi yapabilirsiniz. Nereye isterseniz gider, hiçbir şeyden korkmaz." diyerek, Türkiye'deki sayı azlığı nedeniyle bu atların engel atlama gibi farklı disiplinlerde çok sık görülmediğini ekledi.
"Sayıları Arttıkça Farklı Branşlarda Daha Fazla Görebiliriz"
Milli sporcu Onur Taşpınar da yaklaşık 26 yıldır binicilik sporuyla uğraştığını belirterek, Türkmenistan kökenli Ahal Teke atlarının geçmişte savaş atı olarak kullanıldığını, asil ve dayanıklı yapılarıyla öne çıktığını kaydetti. Taşpınar, Avrupa kökenli atlara göre daha narin yapıda olmalarına rağmen engel atlama, at terbiyesi ve atlı dayanıklılık branşlarında başarılı olabileceklerini ifade ederek, "Engel atlama yeteneği olan Ahal Teke atları biniciye güven veriyor. Diğer atlara göre de daha dayanıklı bir ırk. Sayıları arttıkça farklı branşlarda daha fazla Ahal Teke görebileceğimizi düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.
Kaynak: Anadolu Ajansı
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!