Ahmed Şara: Türkiye ile Suriye'nin Stratejik Ortaklığı Bölge Güvenliği İçin Hayati
Ahmed Şara, Suriye-Türkiye ilişkileri ve bölgesel güvenlik konularında önemli açıklamalarda bulundu.
Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara, Antalya Diplomasi Forumu'na katılmak üzere geldiği Antalya'da, Anadolu Ajansı muhabirinin sorularını cevapladı.
Şara, Suriye-Türkiye ilişkilerinin geleceği, iki ülke arasındaki stratejik iş birliği imkanları, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının bölgesel ve küresel yansımaları, Suriye'nin stratejik konumu, kuzeydoğusundaki entegrasyon süreci, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik saldırıları ve işgali, Şam ile Tel Aviv arasındaki temaslar ve Suriye-Ukrayna ilişkileri hakkında çeşitli değerlendirmelerde bulundu.
İlginizi Çekebilir
Suriye basını: Şara Moskova'ya ziyaret edecek
Röportajın detayları şu şekilde:
Soru: Antalya Diplomasi Forumu'na ikinci kez katılım gösteriyorsunuz. Suriye-Türkiye ilişkileri ve stratejik iş birliği imkanları hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Ahmed Şara: Türkiye ile Suriye arasında uzun bir tarihi ve coğrafi bağ bulunuyor. Geçmişteki rejim döneminde Suriye, bölge ve uluslararası toplumdan izole edilmişti. Bu rejimden kurtulmak, Suriye'nin uluslararası ve bölgesel ilişkilerini yeniden tesis etmesi için bir fırsat sundu. Türkiye ile ilişkilerde bu durum özellikle belirgindi çünkü Türkiye, Suriye devrimini 14 yıl boyunca destekledi. Suriye, krizden çıkıp fırsatlara doğru yönelirken, Türkiye ve diğer ülkelere gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerde bu fırsatları vurguladık.
ENERJİ KRİZİ VE DÖRT DENİZ PROJESİ
Soru: ABD/İsrail-İran çatışması küresel bir enerji krizine sebep oldu. Bu bağlamda Suriye'nin önündeki potansiyel fırsatlar ve zorluklar nelerdir?
Ahmed Şara: Suriye'nin stratejik pozisyonunun önemini, geçen yıl Şam'a geldiğimizden beri vurguluyoruz. İran'daki savaşın ardından, özellikle enerji tedarik zincirlerinin zarar görmesiyle birlikte, Suriye'nin bu (stratejik) konumu daha da önem kazandı. Suriye, enerji tedariki ve tedarik zincirleri için güvenli bir koridor ve alternatif bir yol sunuyor. Arap Körfezi ile Türkiye arasında, Suriye ve Ürdün üzerinden kurulan bağlantının yanı sıra, Suriye'nin Akdeniz'e olan kıyısı da bu konumu güçlendiriyor. Suriye, Doğu ile Batı arasındaki tedarik zincirleri ve enerji tedariki için güvenli bir bağlantı sunuyor. Son olarak Irak ve Suriye arasında bir anlaşma sağlandı ve Suriye limanları üzerinden Irak petrolü ihraç ediliyor.
Dört Deniz projesi bu zincirin bir parçası olarak, bölgesel entegrasyonun ve yolların yeniden bağlantısının önemini ortaya koyuyor. Günümüzde tedarik zincirleri ve enerji kaynaklarının güvenliği en öncelikli konulardan biri. Azerbaycan'ın Hazar Denizi'ne, Suriye ve Türkiye'nin Akdeniz'e, Arap Körfezi'nin ise Kızıldeniz'e ve Arap Körfezi'ne kıyıları olması bu entegrasyonu daha da değerli kılıyor. Suriye, kriz döneminden fırsat dönemine geçerken, Türkiye ve diğer ülkelere yaptığımız ziyaretlerde bu fırsatlara dikkat çektik. Türkiye ile Suriye'nin, Doğu ile Batı arasında bölgesel bağlantı açısından büyük imkanlar sunduğuna inanıyorum.
İdlib'de sanayi işbirliğini kolaylaştırmak amacıyla Suriye ile Türkiye arasında serbest ticaret bölgesi oluşturulması üzerinde çalışıyoruz.
Bu bölge, İdlib, Lazkiye, Halep ve Şam'ı birbirine bağlayan ana yollar üzerinde stratejik bir öneme sahip.
Ayrıca altyapı projeleri, havaalanlarının genişletilmesi ve liman yatırımları üzerine çalışmalar yapıyoruz. Türk firmaları, Suriye'nin altyapısının yeniden inşasında aktif rol alıyor.
İSRAİL İLE GÜVENLİK DİPLOMASİSİ VE LÜBNAN
Soru: ABD'nin arabuluculuğunda İsrail ile süren güvenlik müzakereleri hangi aşamada? Binyamin Netanyahu'nun, Lübnan'daki işgali Suriye'deki Dürzi bölgelerine genişletme girişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ahmed Şara: Suriye'nin politikası, imar ve kalkınmayı merkeze alıyor. Suriye'nin istikrara ihtiyacı var. İsrail, Suriye'ye yönelik çok vahşice saldırılar düzenledi ve birçok bölgeyi hedef aldıktan sonra Suriye topraklarının bir kısmını işgal etti. Golan Tepeleri de bu işgalin bir parçası.
Biz, gerilimin çatışmaya dönüşmemesi için diplomasiyi ve uluslararası toplumu ikna etmeyi tercih ettik. Özellikle Suriye halkının 14 yıl boyunca kan kaybetmesinin ardından.
Güvenlik anlaşmasını sağlama konusunda kararlıyız. Suriye artık uluslararası arenada krizden istikrara kavuşmuş bir ülke olarak algılanıyor.
Şu ana kadar İsrail ile yapılan müzakerelerin tıkandığını düşünmüyorum ancak İsrail'in Suriye topraklarındaki varlığını ısrarla sürdürmesi nedeniyle zorluklar yaşıyoruz.
Lübnan'daki çatışmalarla ilgili olarak, altyapı ve yerleşim yerlerinin hedef alınması yerine birçok çözüm mümkün. Lübnan da bu boyuttaki bir çatışmayı kaldıramaz.
Bu durum (İsrail'in Lübnan'daki işgali), Suriye'nin güneyi ile bağlantı kurma meselesinin ötesinde tüm bölge için bir tehdit oluşturuyor.
Soru: Suriye'de devam eden ulusal entegrasyon sürecinin başarıya ulaşması için hangi aşamadasınız?
Ahmed Şara: Geçen yıl yönetime gelmemizle birlikte bu konuda büyük bir başarı elde ettiğimizi düşünüyorum. Daha önce dağınık olan devrim grupları birleşti. Şu anda SDG güçleri entegre edildi ve işler yolunda ilerliyor. Bugün Suriye'nin kuzeydoğusunda bulunan son yabancı askeri üs unsurları da ülkeden ayrıldı. Suriye devleti ile SDG arasındaki entegrasyon çalışmaları devam ediyor.
Şu ana kadar elde ettiğimiz başarı, Suriye'nin çıkarı ve istikrarı açısından oldukça değerli.
Soru: Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelensky'nin Şam'a ziyaretinden sonra Suriye ile Ukrayna arasında ne tür bir işbirliği geliştirilebilir?
Ahmed Şara: Ukrayna ile Suriye arasında tarihsel bir ortaklık var ve bu ortaklık gıda ve enerji alanlarında önemli. Ukrayna, zirai ürünler ve zirai ilaç üretimi konusunda geniş bir deneyime sahip. Suriye de tarımsal üretim yapan bir ülke olarak bu alanda ortaklıklara ve deneyimlere ihtiyaç duyuyor. Ukrayna ile Suriye arasındaki işbirliğinin temel gıda maddelerinin ve ürünlerin Suriye limanları üzerinden ihracatını kapsaması önem taşıyor.
Soru: Antalya Diplomasi Forumu aracılığıyla dünyaya vermek istediğiniz mesajlar neler?
Ahmed Şara: Türkiye, bu tür etkinliklerle hem bölge hem de dünya istikrarına katkıda bulunuyor. Türkiye artık bölgede ve dünyada önemli bir rol üstleniyor. Suriye-Türkiye ortaklığı, bölge ve dünya güvenliğinin geleceği için sağlam bir temel oluşturuyor. Mesajım; krizden çıkan Suriye, artık imar, istikrar ve yeni geleceğine yönelmiş durumda ve bu büyük bir tarihi fırsat.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR"Gazze'ye yardım girmiyor" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan: İsrail barışın önünde engelHaberi Görüntüle
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRBakan Çiftçi CNN Türk'e konuştu: Dijital platformlarda şiddeti teşvik edenlere dur denilecekHaberi Görüntüle
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!