AK Parti'li Acar'dan 27 Nisan e-Muhtırası Üzerine Açıklama
AK Parti'li Faruk Acar, 27 Nisan e-Muhtırası üzerine yaptığı açıklamada Türkiye'nin önünü açan kararlı duruşu unutmadıklarını belirtti.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Faruk Acar, "Türkiye'nin önünü açan o sağlam duruşu unutmadık." dedi.
Acar, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, 27 Nisan 2007 tarihinin, demokrasinin yanında duranlarla vesayetin gölgesinde kalanları ayırt etmede en net örnek olduğunu belirtti.
367 krizi ve gece yarısı yapılan açıklamalara umut bağlayanların, halkın sandık iradesini hukuk dışı yöntemlerle çalmaya çalıştığını ifade eden Acar, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Ancak onların hesap edemediği bir gerçek vardı: Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde sergilenen kararlı duruş. Vesayet özlemi çekenlere boyun eğmeden Türkiye'nin yolunu açan bu sağlam duruşu unutmadık. Milletin iradesini kirli bildirilerle kuşatmaya çalışanlar bilsin ki o gece tarihe gömdüğümüz vesayet hevesleri, Türkiye'nin geleceğinde asla yer bulamayacaktır."
27 Nisan e-Muhtırasının 19. Yılı
AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, geçmişte birçok askeri müdahale yaşayan Türkiye demokrasisi, 2007'de TBMM'de yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde yeni bir muhtıra kriziyle karşılaştı.
AK Parti'nin Cumhurbaşkanı adayının Abdullah Gül olacağı söylentisi bazı kesimlerde rahatsızlık yarattı.
Bu dönemde, dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, 12 Nisan'da kuvvet komutanlarıyla düzenlediği basın toplantısında "Cumhurbaşkanı Cumhuriyete sözde değil, özde bağlı olmalıdır" açıklaması yaptı ve bu sözler büyük tartışma yarattı.
Başkentlerde düzenlenen "Cumhuriyet mitingleri"nde Gül'ün Cumhurbaşkanlığına karşı çıkıldı.
Seçimler öncesinde bir başka tartışma ise "367 krizi" etrafında döndü.
Dönemin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, cumhurbaşkanlığı seçimleri için Anayasa'da belirtilen 367 oyun, sadece karar yeter sayısı değil, toplantı yeter sayısı için de gerekli olduğunu savundu.
Bu görüşe göre, oylamalara en az 367 kişinin katılması gerektiği, aksi takdirde sonucun geçersiz sayılacağı öne sürüldü.
Böylelikle, Meclisteki sandalye sayısı 354 olan iktidar partisi, yalnızca kendi oylarıyla Cumhurbaşkanı seçemeyecekti.
Gül'ün Adaylığı Sürdürülüyor
Bu tartışmaların ortasında, 27 Nisan 2007'de Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turu gerçekleştirildi.
Siyasi kulislerde AK Parti'nin alternatif bir aday çıkartacağı beklentisi varken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan beklenenin aksine Gül'ün adaylığından vazgeçmedi.
Abdullah Gül, 361 milletvekilinin katıldığı ilk tur oylamada 357 oy aldı.
Oylamanın hemen ardından CHP, seçimi Anayasa Mahkemesi'ne taşıdı.
Genelkurmay'dan Gece Yarısı Bildirisi
Aynı gün, gece saat 23.30'da Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesine "e-muhtıra" olarak tarihe geçen bir açıklama yüklendi.
"Türkiye Cumhuriyeti'nin temel değerlerinin aşındırıldığı, hatta milli bayramlara alternatif kutlamalar yapıldığı" belirtilen açıklamada, şu ifadeler yer aldı:
"Özetle, Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk'ün, 'Ne mutlu Türküm diyene' anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır. Türk Silahlı Kuvvetleri, bu niteliklerin korunması için kendisine kanunlarla verilmiş olan görevleri eksiksiz yerine getirme konusundaki kararlılığını sürdürmektedir."
Anayasa Mahkemesi Seçimi İptal Etti
Bu "muhtıra" olarak adlandırılan açıklamanın ardından, kabine üyeleri gece boyunca nasıl bir yanıt verileceğini tartıştı.
Dönemin Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, 28 Nisan saat 15.00'te yaptığı açıklamada, "Başbakan'a bağlı bir kurum olan Genelkurmay Başkanlığı'nın hükümete karşı bir ifade kullanması demokratik bir hukuk devletinde düşünülemez." dedi.
CHP'nin başvurusu üzerine toplanan Anayasa Mahkemesi, 1 Mayıs'ta verdiği karar ile 367 iddiasını kabul ederek birinci tur oylamayı iptal etti. Yeterli çoğunluk sağlanamaması nedeniyle 11. Cumhurbaşkanı seçilemedi.
Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı sonrasında, AK Parti'nin teklifiyle, tüm partilerin desteğiyle erken seçime gidilmesi kararlaştırıldı.
Mecliste, Anayasa'da bazı değişiklikler de yapıldı.
AK Parti Tekrar İktidar Oluyor
Meclis'in kararına göre, 22 Temmuz 2007'de yapılan seçimlerde yüzde 46,6 oy alan Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki AK Parti, 341 milletvekiliyle tekrar tek başına iktidara geldi.
Seçimlerde, CHP ikinci, MHP ise üçüncü parti olarak Meclis'e girdi.
Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini öngören sistemin de içinde bulunduğu anayasa değişiklikleri, 22 Temmuz'daki milletvekili seçimi ardından referanduma sunuldu.
Bu oylamada kayıtlı 42 milyon 690 bin 252 seçmenin yüzde 67,5'i sandık başına gitti. Geçerli oyların yüzde 68,95'i "evet", yüzde 31,05'i "hayır" yönünde oldu ve böylece anayasa değişikliği kabul edildi.
MHP'nin Katılımıyla 367 Krizi Aşıldı
TBMM'de tekrarlanacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde MHP'nin oylamalara katılacağını açıklaması, yeni bir 367 krizini önledi.
Yeniden AK Parti'nin adayı olan Abdullah Gül, 20 Ağustos'ta yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda 341 oy aldı. Gül, 24 Ağustos'taki ikinci turda ise 337 oyda kaldı.
İlk iki turda üçte iki çoğunluk olan 367 sayısına ulaşılamadığı için, 276 oyun aranacağı üçüncü tura gidildi.
Abdullah Gül, 28 Ağustos'ta yapılan üçüncü turda 339 oy alarak Türkiye'nin 11. Cumhurbaşkanı oldu.
Muhtıra İnternetten Kaldırıldı
Cumhurbaşkanlığı seçiminin tamamlanmasının ardından eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, "Köşk seçimi meşrudur, sonuca saygı duyacağız." açıklamasında bulundu.
Tartışmalar sona erdikten sonra muhtıra, Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinden kaldırıldı.
Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, 8 Kasım 2012'de TBMM Darbeleri ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu'nda metni kendisinin yazdığını açıkladı.
Büyükanıt, yazının bir muhtıra değil, "laiklik hassasiyetini ortaya koyan bir metin" olduğunu savundu.
Büyükanıt hakkında, e-muhtıradan beş yıl sonra soruşturma açıldı.
Şikayetler üzerine 2012'de başlatılan soruşturma, dosyanın tek şüphelisi olan Yaşar Büyükanıt'ın 21 Kasım 2019'da hayatını kaybetmesiyle kapandı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!