AK Parti'nin Çeyrek Asırlık İktidar Sırrı: "Rotamızı Her Zaman Millet Belirledi"
AK Parti Genel Sekreteri İnan, partinin 25. kuruluş yıl dönümünde tarihi dönüm noktalarını, yeni sivil anayasa hedefini ve teknofaşizme karşı mücadeleyi anlattı.
AK Parti Genel Sekreteri İnan, partinin kuruluşunun 25. yıl dönümü dolayısıyla önemli açıklamalarda bulundu. Çeyrek asırlık iktidar sürecini "müstesna bir başarı hikayesi" olarak tanımlayan İnan, partinin gücünü her zaman sandıktan, demokrasiden ve milletin sarsılmaz iradesinden aldığını vurguladı. Türkiye'yi her alanda devasa oranlarda büyüttüklerini belirten İnan, asıl gücün ise Edirne'den Hakkari'ye kadar toplumun tüm kesimlerinin Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile kurduğu gönül bağı olduğunu ifade etti.
Çeyrek Asırlık Başarının Sırrı: "Yazılımını Sürekli Güncelleyen Bir Parti"
1990'lı yılların ekonomik ve siyasi krizlerle dolu yapısına dikkat çeken İnan, AK Parti'nin bu kriz ortamında milletin istikrar arayışına verilmiş en güçlü yanıt olduğunu dile getirdi. AK Parti'yi doğrudan milletin kurduğunu, kurucuların ise sadece tabelayı astığını belirten İnan, partinin başarısının arkasındaki yönetim felsefesini şu sözlerle açıkladı: "Bizim temel başarımız, milletin partisi olmamızdır. AK Parti, tıpkı bir akıllı telefon gibi yazılımını sürekli güncelleyerek çalışan bir partidir. Millete rağmen siyaset yapılamaz; bizim pusulamız ve rotamız her zaman milletimiz tarafından belirlenmiştir."
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın siyaseti elitlerin tekelinden çıkararak doğrudan halkın evlatlarıyla buluşturduğunu ifade eden İnan, ilk çeyrek asrın dış politikadan savunma sanayisine, teknolojiden yatırımlara kadar devasa bir kapasite inşası dönemi olduğunu vurguladı. Önümüzdeki çeyrek asırda da bu güçlü temeller üzerinde Türkiye'nin ilerlemesi ve gençlerin kazanması için çalışmaya devam edeceklerini belirtti.
Vesayetin Tasfiyesi ve Milli İradenin Tahkimi
AK Parti iktidarlarının karşılaştığı en kritik virajları nasıl aştıklarına değinen İnan, en büyük icraatlarının vesayeti tasfiye ederek büyük bir temsil açığını kapatmak olduğunu vurguladı. "Devlet vatandaşına emreder" anlayışını yıkarak "millet devlete emreder" ilkesini hakim kıldıklarını belirten İnan, bu süreçte karşılaştıkları antidemokratik girişimlerle çetin bir mücadele verdiklerini hatırlattı. AK Parti'ye açılan kapatma davası, Gezi Parkı olayları, 17-25 Aralık operasyonları ve 15 Temmuz hain darbe girişimi gibi tarihi dönüm noktalarında milli iradenin sarsılmaz bir duruş sergilediğini ifade etti.
Seçmen tabanındaki dinamizme de dikkat çeken İnan, 2002 yılında 10 milyon oyla başlayan serüvenin 2023 seçimlerinde 28 milyona ulaştığını belirtti. Yapılan AR-GE çalışmalarına göre özellikle 18-44 yaş arasındaki tüm seçmen gruplarında AK Parti'nin birinci parti konumunu koruduğunu söyleyen İnan, genç nesillerle kurulan bağın her geçen gün daha da güçlendiğini aktardı.
"Teknofaşizme Karşı Ahlaki ve İnsani İtiraz"
Gelişen teknoloji ve yapay zeka algoritmalarının küresel ölçekte yarattığı tehditlere değinen İnan, "teknofaşizm" kavramına dikkat çekti. Günümüzdeki algoritmik düzene karşı güçlü bir itiraz geliştirdiklerini belirten İnan, bu faşizmin en somut ve yıkıcı etkilerinin Gazze ve Filistin mücadelesinde net bir şekilde görüldüğünü ifade etti. Demokrasiye ve insanlığa yönelik her türlü saldırıya karşı durdukları gibi, teknoloji alanındaki tekelleşmeye ve faşizme karşı da ahlaki, insani ve vicdani değerler boyutunda en güçlü mücadeleyi vermeyi sürdüreceklerini kaydetti.
Yeni Sivil Anayasa ve Küresel Vizyon Hedefi
AK Parti'nin önümüzdeki döneme dair en önemli sınavı ve hedefinin yeni bir anayasa olduğunu açıklayan İnan, Türkiye'nin 1980 askeri darbe anayasasından kurtulmasının kaçınılmaz bir mecburiyet olduğunu belirtti. Gelişen, büyüyen ve bağımsızlaşan Türkiye'nin halen bir darbe anayasasıyla yönetilmesinin demokrasi adına büyük bir eksiklik olduğunu vurgulayan İnan, "Önümüzdeki süreçte yeni, kuşatıcı, kapsayıcı, dinamik ve tamamen sivil bir anayasayı ülkemize kazandırmak istiyoruz" dedi.
Son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın küresel vizyonu temsil eden "Dünya 5'ten büyüktür" çağrısının artık uluslararası bir kurumsal ihtiyaç haline geldiğini belirten İnan, Türkiye'nin yeni dünya düzeninde kurucu ülke ve özne pozisyonunu pekiştireceğini ifade ederek sözlerini tamamladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!