Almanya Başbakanı Friedrich Merz: Koşulsuz Transatlantik Dostluk Dönemi Geride Kaldı
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD ile koşulsuz dostluk döneminin bittiğini ve ülkenin eski ekonomik modelinin artık geri gelmeyeceğini açıkladı.
Almanya Başbakanı ve Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Genel Başkanı Friedrich Merz, başkent Berlin'de düzenlenen önemli bir seçim etkinliğinde küresel dengeleri sarsacak açıklamalarda bulundu. CDU’nun Berlin Eyalet Meclisi seçimlerindeki başbakan adayı Stefan Evers ile birlikte kürsüye çıkan Merz, Almanya-ABD ilişkilerinin geleceğinden ülkenin yeni ekonomik ve sosyal yol haritasına kadar pek çok kritik konuya değindi. Avrupa'nın içinden geçtiği köklü değişim sürecine vurgu yapan Merz, "dönüm noktası" olarak tanımlanan tarihi gelişmelerin artık bir teori olmaktan çıkıp somut bir gerçeğe dönüştüğünü belirtti.
Transatlantik İlişkilerde Yeni Dönem: "Koşulsuz Dostluk Geride Kaldı"
Almanya ile ABD arasındaki tarihsel bağlara değinen Başbakan Merz, geçmişte eski ABD başkanları John F. Kennedy ve Ronald Reagan'ın Berlin'e gerçekleştirdikleri tarihi ziyaretleri hatırlattı. Ancak bu sıcak ve sorunsuz dönemin artık geride kaldığını ima eden Merz, "Bu dönem, bu koşulsuz transatlantik dostluk dönemi, muhtemelen uzun bir süre için geride kaldı" ifadelerini kullandı. Atlantik'in karşı yakasında siyasi yaklaşımların ve transatlantik ittifaka bakış açısının köklü bir biçimde değiştiğini ifade eden Merz, bu yeni konjonktürün Avrupa'ya kendi güvenliği ve geleceği için çok daha fazla sorumluluk alma yükümlülüğü getirdiğini savundu.
Almanya’nın Eski Ekonomik Modeli Tamamen Çöktü
Almanya'nın on yıllar boyunca refahını borçlu olduğu sacayaklarının artık geçerliliğini yitirdiğini belirten Merz, ülkenin eski iş modelini açık yüreklilikle eleştirdi. Geçmişte Alman ekonomisinin; Çin'den gelen ucuz ithal ürünlere, Rusya'dan tedarik edilen uygun fiyatlı petrol ve doğal gaza ve ABD'nin sağladığı askeri güvenlik şemsiyesine dayandığını hatırlatan Merz, bu konfor alanının tamamen kapandığını söyledi. Merz, "Bu dönem, yani 'Federal Almanya Cumhuriyeti' iş modeli artık sona erdi. Ve bu bir daha geri gelmeyecek" diyerek, ülkenin artık kendi ayakları üzerinde durması ve savunma başta olmak üzere her alanda geç kalınmış adımları hızla atması gerektiğini vurguladı.
Göç Politikasında Radikal Değişim ve İş Gücü Odaklı Entegrasyon
İç politikaya ve toplumsal yapıya yönelik de önemli mesajlar veren Başbakan Friedrich Merz, göç yönetiminde attıkları kararlı adımların sonuç vermeye başladığını açıkladı. Yapılan reformlar sayesinde, 2024 yılı verileriyle kıyaslandığında düzensiz göç oranında yüzde 60'ın üzerinde çok ciddi bir düşüş sağlandığını duyurdu. Almanya'nın tarihsel olarak bir göç ülkesi olduğunu ve bu kimliğini koruyacağını ifade eden Merz, ancak buradaki temel hedefin göçmenlerin sosyal güvenlik sistemine yük olması değil, doğrudan iş gücü piyasasına kazandırılması olduğunu belirtti.
Almanya'da uzun yıllardır yaşayan ve üretime katkı sağlayan göçmenlerin ülke için hayati bir öneme sahip olduğunun altını çizen Merz, "Ne hastane, ne huzurevi, ne şantiye, ne restoran, ne de otel... On yıllardır Almanya'da yaşayan, burada çalışan, buraya entegre olmuş göçmenler olmasaydı hiçbir şey işler halde olamazdı" diyerek göçmenlerin Alman toplumundaki vazgeçilmez rolünü takdir etti. Son olarak ülkede yabancı düşmanlığına asla müsamaha gösterilmeyeceğini, özellikle antisemitizmle mücadelenin kırmızı çizgileri olduğunu belirten Merz, toplumsal kurallara ve yasalara uymayanların ise ülkede kalamayacağını, bu kişilerin sınır dışı edilmesi için ilgili hükümetlerle diplomatik temasların kararlılıkla sürdürüldüğünü sözlerine ekledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!