Almanya'da Aşırı Sağ Depremi: AfD'nin Tarihi Zaferi Sonrası On Binler Sokaklara Döküldü
Almanya’da aşırı sağcı AfD'nin Saksonya-Anhalt seçimlerinde yüzde 44'e ulaşmasıyla ülkede protesto dalgası başladı. Vatandaşlar demokrasi için sokakta.
Almanya, Saksonya-Anhalt eyaletinde yapılan son seçimlerin ardından siyasi tarihinin en hareketli günlerinden birini yaşıyor. Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin sandıktan tarihi bir rekorla çıkması, ülkenin dört bir yanında büyük bir infiale ve protesto dalgasına yol açtı. İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana aşırı sağın ulaştığı en yüksek oy oranının ardından binlerce Alman, demokrasiyi savunmak adına meydanlara indi.
Brandenburg Kapısı'nda Demokrasi Nöbeti ve Kitlesel Tepkiler
20 Eylül'de sandık başına gitmeye hazırlanan başkent Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerinde, aşırı sağın iktidara yürüme ihtimaline karşı sert uyarılar yapıldı.
Berlin’in sembolik noktalarından tarihi Brandenburg Kapısı önünde bir araya gelen binlerce gösterici; AfD'nin sığınmacıların kitlesel olarak sınır dışı edilmesi, yenilenebilir enerjiye yönelik devlet desteklerinin sonlandırılması ve kamusal yayıncılığın küçültülmesi gibi radikal vaatlerine karşı seslerini yükseltti.
Emniyet güçlerinin verilerine göre yaklaşık 5 bin, organizatörlerin açıklamalarına göre ise 14 binden fazla vatandaşın katıldığı dev mitingde; "Faşizm bir alternatif değildir", "Nazi AfD'yi durdurun" ve "Tarihin gözü üzerimizde" yazılı döviz ve pankartlar dikkat çekti.
Saksonya-Anhalt'ta Tarihi Eşik: AfD İktidarın Eşiğinde
Eski Doğu Almanya eyaletlerinden Saksonya-Anhalt'ta pazar günü gerçekleştirilen seçimlerde AfD'nin oyların yaklaşık yüzde 44'ünü alması, ülke genelinde derin bir endişe kaynağı oldu. Buchenwald Eski Toplama Kampı Anıtı Direktörü Jens-Christian Wagner, göstericilere hitaben yaptığı konuşmada ortaya çıkan bu tabloyu "utanç verici" olarak nitelendirdi ve aşırı sağın eyalette yönetimi devralmasının an meselesi olduğunu vurguladı. Wagner, bu tehlikeli yükseliş karşısında toplumun sessiz kalmaması gerektiğinin altını çizdi. 
Partinin eyaletteki başbakan adayı Ulrich Siegmund, tek başına hükümet kurabilmek için gereken meclis çoğunluğunun sadece 3 sandalye gerisinde kaldı. 2023 yılından bu yana iç istihbarat servisi olan Anayasayı Koruma Teşkilatı tarafından "aşırı sağcı müfrit" bir yapılanma olarak tescillenen eyalet teşkilatının, diğer siyasi partilerden transfer edebileceği milletvekilleriyle koalisyon veya azınlık hükümeti kurarak iktidara gelebileceği belirtiliyor. Tepkiler sadece Berlin ile sınırlı kalmayarak Potsdam, Münster, Göttingen, Dresden, Aachen, Bamberg, Darmstadt, Halberstadt ve Halle gibi pek çok kente yayıldı.
Diğer Eyaletlerde Seçim Yarışı Kızışıyor
Yaklaşan 20 Eylül seçimleri öncesinde Mecklenburg-Vorpommern eyaletinden gelen son anket sonuçları, AfD'nin yüzde 35 civarındaki oy oranıyla liderliğini koruduğunu gösteriyor. Eyalet Başbakanı Manuela Schwesig liderliğindeki Sosyal Demokrat Parti (SPD) ise yaz döneminde yakaladığı ivmeyle oy oranını yüzde 30 barajının üzerine çıkarmayı başardı.
Başkent Berlin'de ise çok daha dinamik ve parçalı bir siyasi rekabet yaşanıyor. Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ve SPD koalisyonunun yönetimindeki başkentte, CDU yaklaşık yüzde 20'lik oy oranıyla kıl payı liderliğini sürdürürken; konut krizi ve artan maliyetleri ana gündem maddesi yapan Sol Parti (Die Linke) ile AfD, lideri yakından takip ediyor. 
Başbakan adayı Friedrich Merz'in düşen popülaritesinin Saksonya-Anhalt'taki hezimette payı olduğu tartışılırken, Merz ekonomik reform paketini tamamlamak adına görevine devam edeceğini duyurdu. Ancak koalisyon ortağı SPD'nin, halkın tepkisini çeken bazı tasarruf önlemlerinden geri adım atabileceğine dair sinyaller vermesi, federal hükümet içerisindeki dengelerin yeniden sarsılabileceği yorumlarına neden oluyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!