İsveç'ten Göçmenlere Radikal Teklif: Ülkeyi Terk Edenlere 36 Bin Dolar Ödenecek
İsveç, sığınmacı sayısını azaltmak amacıyla ülkeyi terk eden göçmenlere 36 bin dolar teşvik vermeye hazırlanıyor. Tartışmalı karar Avrupa'da yankı uyandırdı.
Avrupa'da sığınmacı krizinin en yoğun hissedildiği ülkelerin başında gelen İsveç, göç politikalarında tarihi bir dönüm noktasına imza atıyor. 2015 yılında 163 bin sığınmacıyı kabul ederek kişi başına düşen göçmen oranında Avrupa genelinde ikinci sıraya yerleşen İskandinav ülkesi, uyguladığı sıkı politikalarla bu oranı 2025 yılına gelindiğinde yüzde 96 seviyesinde düşürmeyi başardı. Muhafazakar hükümet, şimdi de ülkedeki göçmen nüfusunu azaltmak için radikal bir mali teşvik programını devreye sokuyor.
İsveç'ten Geri Dönüşü Teşvik Eden Dev Bütçeli Paket
Suç oranlarını aşağı çekmek ve düzensiz göçle mücadele etmek vaadiyle yönetime gelen koalisyon hükümeti, 2026 yılının başından itibaren geçerli olacak yeni bir teşvik programı hazırladı. Bu program kapsamında, Avrupa Birliği (AB) dışı ülkelerden gelerek İsveç'te ikamet izni alan yabancılara, ülkelerine gönüllü olarak geri dönmeleri durumunda 350 bin İsveç kronuna (yaklaşık 36 bin dolar) kadar ödeme yapılması öngörülüyor.
Hükümete parlamento dışından destek sağlayan aşırı sağ eğilimli İsveç Demokratları Partisi, bu yeni yasal düzenlemeye tam destek verdiğini açıkladı. Parti, temmuz ayında toplu taşıma araçlarına astığı ilanlarla özellikle Somalili göçmen kitlesini hedef alarak geri dönüş hibesinin tanıtımını yaptı. İsveç hükümeti ise toplamda 1,3 milyar İsveç kronu (100 milyon sterlin) bütçe ayrılan bu devasa programı, resmi web siteleri üzerinden farklı dillerde yayınlayarak dünya kamuoyuna duyurdu. Başbakan Ulf Kristersson, gönüllü geri dönüşlerin artırılmasının kabinenin en önemli öncelikleri arasında yer aldığını vurguladı.
Avrupa'da Yankı Bulan Karar ve Teşvike Sınırlı Katılım
Avrupa genelinde 2015'ten bu yana yükselişe geçen sağ popülist rüzgar, İsveç'in bu adımının diğer ülkelerde de tartışılmasına yol açtı. Almanya'da gerçekleştirilen Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde yüksek oy oranı elde eden aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi yetkilileri, İsveç'in başlattığı bu uygulamayı memnuniyetle karşıladıklarını ve kendi ülkelerinde de benzer adımların atılması gerektiğini savundu. Öte yandan bağımsız göç uzmanları, bu tür yüksek maliyetli teşviklerin gönüllü geri dönüşleri kalıcı olarak artırdığına dair somut bir kanıt bulunmadığını, adımların çoğunlukla seçmene yönelik sembolik hamleler olduğunu iddia ediyor.
Nitekim açıklanan veriler de bu görüşü destekler nitelikte. Yılın başından bu yana söz konusu mali destekten yararlanarak İsveç'ten ayrılmayı kabul eden kişi sayısı yalnızca 171 ile sınırlı kaldı. Bu durum üzerine İsveç Demokratları Partisi, teşvik programının kapsamının genişletilmesini, halihazırda İsveç vatandaşlığı almış olan göçmenlerin de vatandaşlıktan feragat etmeleri şartıyla bu ödemeden yararlandırılmasını önerdi. Muhalefet kanadı ve insan hakları örgütleri ise Başbakan Kristersson liderliğindeki hükümetin bu politikalarını toplumsal kutuplaşmayı derinleştiren tehlikeli adımlar olarak yorumluyor. 13 Eylül'de gerçekleştirilecek kritik seçimler öncesinde yapılan son kamuoyu yoklamaları, 10,6 milyon nüfusa sahip ve yaklaşık 2 milyon yabancı doğumlu sakinin yaşadığı ülkede, mevcut hükümet ile merkez sol muhalefet blokunun başa baş bir yarış içinde olduğunu gösteriyor.
Göçmenler İsveç'te Kalmakta Kararlı
Başkent Stockholm'ün göçmen nüfusuyla bilinen Satra banliyösünde bir araya gelen farklı kökenlerden yabancılar, hükümetin sunduğu bu yüksek mali teşviklerden haberdar olduklarını ancak ne olursa olsun İsveç'te kalmaya devam etmek istediklerini dile getiriyor. Sudan'daki siyasi baskılardan kaçarak 8 yıl önce İsveç'e sığınan ve yaşamını sanatçı olarak sürdüren Elena Ibrahim, ülkede özgür ve güvenli bir yaşam kurduğunu belirterek geri dönmeyi kesinlikle düşünmediğini ifade etti.
Uygulamaya bir tepki de Stockholm Camisi İmamı Mahmoud Khalfi'den geldi. Khalfi, bu tür dışlayıcı politikaların özellikle Müslüman azınlık arasında derin bir endişe ve güvensizlik iklimi yarattığını belirtti. İyi eğitim almış nitelikli göçmenlerin alternatif ülkelere gitme şansı bulabileceğini söyleyen Khalfi, eğitim seviyesi düşük ve dezavantajlı kesimlerin ise başka seçeneği olmadığını, dolayısıyla bu uygulamanın yapısal sorunlara çözüm üretmekten uzak olduğunu savundu.
Vatandaşlık Koşulları ve Entegrasyon Kuralları Sıkılaştırılıyor
İsveç yönetimi, göçmenleri geri dönmeye teşvik etmenin yanı sıra ülkede kalmak isteyenler için de kuralları radikal biçimde zorlaştırıyor. Bu kapsamda süresiz daimi ikamet izinleri uygulamadan kaldırılarak, oturum izinlerinin her üç yılda bir yeniden değerlendirilmesi şartı getirildi. Ağustos ayında yürürlüğe giren yeni yönetmelikle birlikte, vatandaşlık başvurusunda bulunan yabancılar için İsveç tarihinde ilk kez zorunlu dil ve genel kültür sınavı uygulaması başlatıldı.
Stockholm'de kurulan özel sınav merkezinde ilk etapta 900 göçmen; İsveç tarihi, krallık soy ağacı, demokratik değerler ve geleneksel bayramlar gibi geniş bir müfredattan yazılı teste tabi tutuldu. Göç Bakanı Johan Forssell, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, İsveç vatandaşlığının sadece yasal haklardan ibaret olmadığını, aynı zamanda toplumsal sorumluluklar barındırdığını belirterek, hayata geçirilen yeni düzenlemelerin modern bir entegrasyon süreci için son derece makul ve gerekli olduğunu savundu.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!