Altın Fiyatlarında Dengeler Değişiyor: Rekor Sonrası Kritik Eşik ve Küresel Gelişmeler
Küresel piyasalarda altın fiyatları borç endişeleri ve jeopolitik risklerle rekor seviyeleri test ediyor. Ons ve gram altındaki kritik seviyeler haberimizde.
Küresel finans piyasalarında altın, yeni haftaya oldukça güçlü bir ivmeyle başlangıç yaptı. Ons altın, geçtiğimiz işlem gününü yüzde 1,05 değer kazancıyla 4.651 dolardan tamamlarken, yeni günde yükselişini sürdürerek 4.697 dolar seviyesine kadar tırmandı ve zirve tazeledi. Ancak bu rekor seviyenin ardından gelen kâr satışlarıyla birlikte yönünü hafifçe aşağı çeviren kıymetli metal, TSİ 06:05 sularında 4.630 dolardan işlem gördü. Geçtiğimiz hafta ABD Hazine Bakanlığı'nın uzun vadeli tahvil alımlarını artırma kararının ardından yükselişini hızlandıran ons altın, 200 günlük hareketli ortalamasını aşarak son 15 haftanın en yüksek seviyelerini test etmiş oldu.
ABD Tahvillerinde Direnç ve Güçlenen Dolar Endeksi
ABD Hazine Bakanlığı'nın piyasaya yönelik müdahalelerine rağmen, uzun vadeli ABD tahvil getirilerinde beklenen sert düşüş gerçekleşmedi. Müdahale kararı açıklandığı esnada yüzde 5,34 seviyesinde bulunan 30 yıllık tahvil faizleri, bugün yüzde 5,24 yakınlarında dengelenme çabası gösteriyor. Haziran ayı sonunda bu tahvilin getirisinin yüzde 4,85 civarında seyrettiği göz önüne alındığında, faizlerdeki yüksek seyrin korunduğu görülüyor. Diğer taraftan, cuma günü 98,5 sınırına kadar gerileyen dolar endeksi yeniden yükselişe geçti. ABD'nin İran'ı küresel finansal sistemden tamamen izole etme girişimleri, dolara olan güvenli liman talebini artırarak endeksi 99 seviyesinin üzerine taşıdı. Analistler, güçlü tahvil getirileri ve yükselen doların altın üzerinde baskı oluşturduğunu ancak sarı metalde henüz derin bir geri çekilme yaşanmadığını vurguluyor.
ABD'nin Borç Yükü ve Güven Bunalımı Altını Destekliyor
Troy Kıymetli Metaller tarafından yayımlanan analizde, altın fiyatlarındaki yükselişin arkasında yatan yapısal nedenlere dikkat çekildi. Yüksek faiz ortamına rağmen altının değer kazanmasını değerlendiren uzmanlar, piyasaların artık sadece faiz oranlarına değil, bu yüksek faizlerin arkasındaki temel sebeplere odaklandığını belirtiyor. ABD'nin hızla büyüyen kamu borcu, bütçe açığı ve borç çevrim maliyetlerindeki artış, yatırımcıların güvenini sarsıyor. Analizde, ABD'nin uzun vadeli borçlanma maliyetlerini kontrol altında tutmak için sürekli müdahale etmek zorunda kalmasının derin bir güven bunalımı yarattığı ifade ediliyor. Geleneksel "dolar yükselirken altın düşer" korelasyonunun dışına çıkıldığı belirtilerek, altının artık ABD'nin mali politikalarına ve borç sürdürülebilirliğine yönelik riskleri fiyatladığı aktarılıyor.
Jeopolitik Riskler, Petrol Tehdidi ve Gram Altında Son Durum
Piyasalardaki bir diğer kritik risk unsuru ise ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları ve buna bağlı olarak gelişen enerji krizi ihtimali. İran'ın, ekonomik baskıların sürmesi durumunda Körfez bölgesinden yapılan petrol ihracatını engelleme tehdidi, petrol fiyatlarında sert dalgalanmalara yol açabilir. Analistler, petrol fiyatlarındaki olası bir yükselişin altın için iki ucu keskin bir bıçak olduğunu belirtiyor; jeopolitik riskler altını desteklerken, artan enerji maliyetlerinin tetikleyeceği enflasyon Fed'in faiz indirim sürecini zora sokabilir.
İç piyasada ise 25 Ağustos 2026 vadeli gram altın, TSİ 06:05 itibarıyla güne 7.155 TL seviyesinden başladı ve ilk işlemlerde 7.262 TL'ye kadar yükseldi. Geçtiğimiz ayı 6.172 TL'den kapatan gram altın, ağustos ayında yatırımcısına yaklaşık 1.000 TL kazandırmış oldu. Saxo Bank Emtia Stratejisti Ole Hansen ise yatırımcıların odağında ABD tahvil getirileri ve Fed Başkanı Kevin Warsh'ın 28 Ağustos Cuma günü Jackson Hole sempozyumunda yapacağı açıklamalar olduğunu belirterek, teknik açıdan ons altında 4.575 ve 4.772 dolar seviyelerinin kritik önem taşıdığına işaret etti.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!