Altını Gölgede Bırakan Rekor: Bakır Fiyatları Bir Yılda Yüzde 47 Değer Kazandı
Londra Metal Borsası'nda tonu 14 bin 533 dolara ulaşan bakır, son bir yılda %47 değer kazanarak altın getirisini ikiye katladı ve rekor tazeledi.
Küresel emtia piyasalarında son dönemde yaşanan hareketlilik, endüstriyel metallerin öncüsü konumundaki bakırda tarihi bir zirveyle sonuçlandı. Londra Metal Borsası'nda (LME) işlem gören bakırın ton fiyatı, rekor seviyeleri test ederek 14 bin 533 dolara kadar tırmandı. Yaşanan bu olağanüstü yükselişle birlikte bakır, son 12 aylık periyotta yatırımcısına yüzde 47 oranında kazanç sağladı.
Emtia piyasalarındaki bu çarpıcı performans, geleneksel güvenli liman olarak kabul edilen altının getirisini de geride bıraktı. 8 Eylül 2026 tarihi itibarıyla yapılan hesaplamalara göre, bakırın son bir yıldaki değer artışı, aynı dönemde ons altın fiyatında meydana gelen yükseliş oranını tam ikiye katlamayı başardı.
Yapay Zeka Yatırımları ve Jeopolitik Gerilimler Fiyatları Tetikliyor
Bakır fiyatlarında gözlenen bu agresif yükseliş trendinin arkasında hem yapısal hem de dönemsel birçok faktör yer alıyor. Özellikle yapay zeka veri merkezlerinin hızla yaygınlaşması, yenilenebilir enerji projeleri ve elektrik şebekelerinin modernizasyonu, küresel bakır talebini benzeri görülmemiş bir şekilde ivmelendiriyor. Bunun yanı sıra, ABD Başkanı Donald Trump'ın rafine bakır ithalatına yönelik ek gümrük tarifeleri getirebileceğine dair beklentiler, ABD Comex borsasındaki bakır fiyatlarının küresel piyasaların üzerine çıkmasına neden oldu.
Bu gelişmeler sonucunda küresel stokların ağırlıklı olarak ABD pazarında yoğunlaştığı, buna karşın Londra stoklarının kritik derecede düşük seviyelere gerilediği gözleniyor. Bu durum, yakın gelecekte ciddi bir fiziksel tedarik sıkıntısı yaşanabileceği endişelerini beraberinde getiriyor.
Üretim Devlerinde Daralma ve Afrika'daki Millileştirme Adımları
Saxo Bank Emtia Stratejisti Ole Hansen, küresel arz tarafında yaşanan daralmaya dikkat belirterek piyasadaki dengesizliği vurguladı. Hansen, “Uluslararası Bakır Çalışma Grubu tarafından açıklanan güncel veriler, küresel üretimin yılın ilk yarısında yüzde 1,1 oranında gerilediğini ortaya koyuyor. Sektörün en büyük üreticilerinden olan Codelco ve Freeport-McMoRan Inc. gibi dev şirketlerin üretimlerinde çift haneli düşüşler kaydedildi. Buna ek olarak, Afrika genelindeki hükümetlerin kendi topraklarındaki mineral zenginlikleri üzerinde daha fazla kontrol ve denetim sağlama çabaları, arz güvenliğini ve fiyat istikrarını doğrudan etkiliyor” değerlendirmesinde bulundu.
Fiziksel Piyasalarda Sıkışma ve Geleceğe Yönelik Riskler
Muhtemel bir gümrük vergisi kararı öncesinde ABD'ye yönelik çok ciddi miktarda rafine bakır sevkiyatı yapıldığını belirten Hansen, bu durumun küresel piyasayı nasıl etkilediğini şu sözlerle açıkladı: “Bu yoğun sevkiyatlar dünya genelindeki toplam stok miktarını azaltmasa da bakırı, küresel talebini yüzde 10'undan daha azını oluşturan ABD pazarında adeta bloke ediyor. Bu durum, diğer bölgelerdeki sanayicilerin ve tüketicilerin bakıra erişimini zorlaştırarak talebin yoğun olduğu coğrafyalarda fiziksel piyasayı ciddi şekilde daraltıyor.”
Bakırın yeşil enerji dönüşümündeki kritik rolüne de değinen Ole Hansen, bu metalin elektrik şebekelerinden elektrikli araçlara kadar geniş bir yelpazede ikame edilmesinin son derece zor olduğunu belirtti. Hansen, yeni maden projelerinin hayata geçirilmesindeki uzun bürokratik süreçlerin ve teknik zorlukların, ani talep artışlarına hızlı yanıt verilmesini engellediğini ifade etti. Ancak stratejist, yüksek faiz oranlarının inşaat sektörünü yavaşlatabileceği ve yapay zeka yatırımlarının beklentilerin altında kalması durumunda fiyatlarda sert bir düzeltme yaşanabileceği konusunda da yatırımcıları uyardı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!