Ameliyatla Yeniden Yapılan Dil ve Ağız Tabanı Sayesinde Hasta Konuşmaya Başladı
Başarılı bir ameliyat sonrası hasta yeniden konuşmaya ve ağızdan beslenmeye başladı.
Başarılı bir ameliyat sonrası, hasta yeniden ağızdan beslenmeye ve konuşmaya başladı.

Kardeşinin tedavi sürecini anlatan İlter Işık Öz, hastalığın çene altındaki ağrı ile başladığını belirtti.
Ankara'da yapılan değerlendirmeler sonrasında ameliyat kararı alındığını aktaran Öz, "Hastalık ilerledikçe kardeşim yemek yemekte zorlanıyordu, salya akıyordu ve sürekli öksürüyordu. Doktorlara güvenerek tedaviye başladık. Ameliyattan sonra kardeşim yeniden beslenmeye başladı ve sağlık durumu her geçen gün daha iyiye gidiyor. İlk başta onu kaybedeceğimizi düşünüyorduk. Ancak doktorlarımız bize umut verdi. Kardeşimizi Ankara'ya getirdiğimizde durumu çok kötüydü, şimdi ise çok daha iyi." diye konuştu.

"Tümör, hastamızın tüm ağız tabanını ve dilini sarmıştı"
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nden Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Elif Ersoy Çallıoğlu, "Hastamızın ağız tabanı ve dili tümörle kaplanmıştı ve kanser cilde ve kemiğe kadar yayılmıştı. Bu nedenle oldukça ciddi cerrahiler yapmak zorunda kaldık. Bu tür vakalarda, dili, ağız tabanını, çene kemiğinin bir kısmını ve etkilenen cildi çıkarmamız gerekiyor. Dilin konuşma ve yutma gibi önemli işlevleri olduğu için ameliyat sonrası süreç oldukça zorlu geçebiliyor." dedi.
Cerrahi müdahalenin detaylarına değinen Çallıoğlu, "Kulak Burun Boğaz ve plastik cerrahi ekipleri olarak ortak çalıştık. Tümörlü dokular alındıktan sonra, hastanın kolundan alınan doku ile dil ve ağız tabanı yeniden yapıldı. Başlangıçta ağızdan beslenemeyen hastamız, şimdi beslenebiliyor ve iletişim kurabiliyor." ifadelerini kullandı.

"Hastamız yeniden konuşuyor ve yutma fonksiyonları iyileşiyor"
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nden Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hasan Murat Ergani, ameliyatın ekip çalışması gerektirdiğini vurguladı ve "Dil ve ağız tabanı tümör tarafından etkilenmişti, bu nedenle her ikisini de yeniden yapılandırmak zorundaydık." dedi.
Doç. Dr. Ergani, ameliyatın zorluğunu vurgularken, "Hastanın kolundan damarlarıyla birlikte aldığımız dokuyu 6-8 saat süren bir operasyonla ağız tabanını kapatmak ve yeni bir dil oluşturmak için kullandık. Amacımız, hastanın hem konuşma hem de yutma yeteneğini yeniden kazanmasını sağlamaktı." diye ekledi.
Tedavi sürecinin çok disiplinli bir yaklaşımla yürütüldüğünü belirten Doç. Dr. Ergani, "Kulak burun boğaz, plastik cerrahi, fizyoterapi ve konuşma terapisi ekipleri birlikte çalışıyor. Hastamız zamanla daha anlaşılır bir şekilde konuşmaya başladı ve yutma fonksiyonları da giderek iyileşiyor." dedi.
Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Kliniği'nden Doç. Dr. Burak Yaşar, hastanın cerrahi sonrası tedavi sürecine dair açıklamalarda bulundu. "Ameliyatın ardından hastamız radyoterapi ve kemoterapi gördü. Sonraki dönemde konuşma ve yutma yeteneklerinin daha da gelişmesi için fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulanacak." dedi.
Ağız ve yüz bölgesinde iyileşmeyen yaraların erken dönemde değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Doç. Dr. Yaşar, "Sürekli büyüyen veya iyileşmeyen yaralarda mutlaka bir hekime başvurulmalı. Erken teşhis, bu tür hastalıkların tedavisinde büyük önem taşıyor." uyarısında bulundu.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!