Ankara-Washington Hattında Tarihi Dönemeç: Bakan Fidan’dan ABD’ye Net Mesajlar
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye-ABD ilişkilerinin yeni yüzyılında iş birliği önündeki engellerin kaldırılması ve İsrail’e baskı kurulması çağrısında bulundu.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Amerika Birleşik Devletleri'nin New York kentinde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından organize edilen "100. Yıla Girerken Türkiye-ABD İlişkileri" Paneli'ne katılarak önemli açıklamalarda bulundu. İki ülke arasındaki köklü diplomatik ilişkilerin birinci asrını geride bırakmaya hazırlandığı bu dönemde, ortaklığın tarihsel kazanımlarını ve geleceğe yönelik potansiyelini masaya yatıran Fidan, Ankara-Washington hattındaki stratejik ortaklığın küresel krizlere rağmen direncini koruduğunu vurguladı.
Bakan Fidan, coğrafi uzaklığa rağmen iki ülkenin sınırları aşan bir etkiye sahip müttefikler haline geldiğini belirterek, yaşanan tüm dönemsel kriz ve anlaşmazlıklara rağmen ortaklığın kalıcı değerinin her fırsatta tescillendiğini ifade etti. Türkiye ve ABD'nin bu kritik ortaklığın farkında olduğunu dile getiren Fidan, her iki tarafın da karşılaşılan zorlukları aşabilecek iradeye sahip olduğunu kaydetti.
Erdoğan ve Trump Liderliğinde Güçlenen İkili İlişkiler
Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin son dönemde güçlü ve yenilenmiş bir ivme yakaladığına dikkat çeken Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bu olumlu gidişatta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki özel ve istisnai diyaloğun belirleyici bir rol oynadığını ifade etti. Fidan, yakalanan bu ivmenin kurumsallaştırılması ve hem iki ülkenin refahı hem de bölgesel barışın tesisi için somut çıktılara dönüştürülmesi gerektiğinin altını çizdi.
İki ülkenin diplomatik ilişkilerinde ikinci yüzyıla adım atarken iş birliğinin önündeki tüm engelleri kaldırmaya kararlı olduğunu belirten Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2025 yılında gerçekleştireceği Washington ziyareti ile Başkan Trump'ın bu yılın temmuz ayında Ankara'ya yaptığı tarihi ziyaretin bu kararlılığın en somut göstergeleri olduğunu vurguladı. İki ülke arasındaki ticaret hacminin istikrarlı bir büyüme ile yaklaşık 40 milyar dolar seviyesine ulaştığını aktaran Fidan, 2025 yılı verilerine göre ABD'nin Türkiye'nin en büyük üçüncü ihracat pazarı ve dördüncü büyük ithalat kaynağı konumunda bulunduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından belirlenen 100 milyar dolarlık ticaret hedefine ulaşılması için özellikle ek tarifeler başta olmak üzere ticari engellerin hızla kaldırılması gerektiği çağrısında bulundu.
Savunma Sanayiindeki Kısıtlamalar ve Bölgesel Güvenlik Arayışı
Türkiye-ABD ilişkilerinin en temel sütunlarından birinin savunma sanayii iş birliği olduğunu hatırlatan Dışişleri Bakanı Fidan, iki müttefik ülke arasında kısıtlamaların ve ambargoların kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Fidan, “Devam eden sorunları çözmeli ve işbirliğini sınırlayan kısıtlamaları kaldırmalıyız. Bu kısıtlamaların, iki müttefik arasında yeri olmamalıdır. Cumhurbaşkanlarımız, ortak anlayışlarını somut sonuçlara dönüştürme konusunda güçlü bir siyasi irade ortaya koymuştur.” ifadelerini kullandı. Savunma alanındaki engellerin kalkmasının, iki ülke şirketlerinin küresel pazarda ortak projeler geliştirmesine de kapı aralayacağını belirten Fidan, enerji sektörünün de ABD'nin Türkiye'nin ana tedarikçilerinden biri haline gelmesiyle stratejik bir boyut kazandığını ifade etti.
Bölgesel güvenlik konularına da değinen Fidan, Suriye ve Irak'ın toprak bütünlüğünün korunmasının ve bu ülkelerin terör unsurlarından tamamen arındırılmasının bölgesel istikrar için hayati önem taşıdığını belirtti. Bölgesel sorunların yerel dinamiklerle çözülmesi gerektiğini savunan Fidan, Türkiye'nin Pakistan ve Suudi Arabistan ile birlikte hayata geçirdiği Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın bölgesel sahiplenme adına çok güçlü bir kurumsal temel oluşturduğunu ve Başkan Trump'ın bu girişime verdiği desteği takdirle karşıladıklarını söyledi.
"ABD, İsrail Üzerindeki Nüfuzunu Kullanmalı"
Orta Doğu'daki istikrarsızlığın küresel güvenliği de doğrudan tehdit ettiğini belirten Hakan Fidan; Yemen'deki çatışmalar, İran eksenli gerilimler ve İsrail'in bölgeyi ateşe atan saldırgan politikalarının diplomasi kanallarını tıkadığını ifade etti. ABD'nin bu süreçte daha aktif ve adil bir rol oynaması gerektiğini vurgulayan Fidan, “Bu tehditler, birbirini güçlendiriyor ve diplomasinin önünü tıkıyor. Bunlarla mücadele etmek etkin bölgesel sorumluluk ve ABD ile yakın işbirliği gerektiriyor. Özellikle ABD'nin, hem bölgesel hem de küresel barış ve istikrarı zedeleyen politikalarına son vermesi için İsrail üzerinde nüfuzunu daha fazla kullanmasını bekliyoruz.” dedi.
Gazze'de yaşanan soykırımın ve Filistin halkına yönelik devam eden katliamların uluslararası hukuk sistemine olan güveni derinden sarstığını belirten Fidan, iki devletli ve kalıcı bir çözümün Orta Doğu barışı için tek çıkış yolu olduğunu hatırlattı. Türkiye'nin, Başkan Trump'ın Gazze krizini sonlandırmaya yönelik girişimlerini desteklediğini ve sunulan barış planlarının kağıt üzerinde kalmayıp kararlılıkla uygulanması gerektiğini kaydetti. Fidan ayrıca; Kafkasya'da Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecini desteklediklerini, Ukrayna savaşının diplomatik yollarla çözümü için hem Kiev hem de Moskova ile temasları sürdürdüklerini, Balkanlar'da ise Bosna-Hersek ile Kosova-Sırbistan hattındaki kırılganlığın önleyici diplomasi ile aşılması için çalıştıklarını sözlerine ekledi. Bakan Fidan, Libya ve Sudan gibi kriz bölgelerinde de Türk-Amerikan iş birliğinin küresel barış adına fark yaratmaya devam edeceğini belirterek konuşmasını tamamladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!