Anadolu, Küresel Ticaretin Yeni Kilit Noktası Oluyor
Anadolu, modern lojistik ağlarında merkez rolü üstleniyor. Türkiye'nin projeleri, küresel ticaretin kalbini yeniden şekillendiriyor.
Tarih boyunca ticaret ağlarının kalbi olan Anadolu, bugün de uluslararası lojistik ağlarının yeniden şekillendiği bir merkez haline geliyor. Bölgedeki jeopolitik gerginlikler ve çatışmalar, geleneksel ticaret rotalarını riskli hale getirirken, Türkiye hem Orta Koridor hem de Kalkınma Yolu projeleriyle dünya ticaretini kendi topraklarına çekmeye hazırlanıyor. Financial Times, Türkiye'nin bu büyük stratejisinin bir parçası olarak Ermenistan sınırındaki Alican Kapısı’ndaki hareketliliği ve Türkiye’nin Asya ile Avrupa arasında üstlendiği stratejik rolü mercek altına aldı.

Alican Kapısı
Financial Times, Türkiye'nin Asya ile Avrupa arasındaki ticaret yollarını açmak amacıyla 32 yıldır kapalı olan Ermenistan sınırını yeniden işlevsel hale getirmeye hazırlandığını belirtti. Gazeteden John Paul Rathbone’un Alican’dan kaleme aldığı analizde, “Türkiye’nin Ermenistan’a açılan Alican Sınır Kapısı bugün için sakin bir yolun sonunda yer alsa da Ankara, bu kapıyı küresel ticaretin merkezlerinden biri haline getirmeyi amaçlıyor” ifadesine yer verildi. Sınırda pasaport işlemleri için gereken sistemlerin kurulmaya başlandığı belirtildi. Bu adımın Asya’yı Avrupa’ya bağlayan önemli bir ticaret rotasının kapısını aralayabileceği değerlendirildi.

‘Filli geçiş bölgesi’
Analizde şu bilgiler yer aldı:
“ABD Başkanı’nın Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki barış planlarını desteklediği proje, ‘Uluslararası Barış ve Refah İçin Trump Rotası’ (TRIPP) olarak isimlendiriliyor. Bu girişim, Türkiye’yi, jeopolitik risklerden uzakta, güvenli bir ticaret merkezi yapmak için atılan adımların bir parçası. Geçen haziranda İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidinde bulunmasından bu yana Türkiye, kendisini istikrarlı bir alternatif ticaret koridoru olarak sunmaya çalışıyor. Rusya, İran, Kızıldeniz ve Körfez üzerinden geçen geleneksel rotaların çatışmalar ve yaptırımlar nedeniyle kesintiye uğraması, bu çabayı hızlandırdı. NATO üyesi Türkiye, hem Ukrayna Savaşı’nda hem de son Körfez gerginliklerinde doğrudan yer almak yerine, topraklarını fiili bir geçiş noktası haline getirdi.”

İKİ ANA PROJE
Analizde özetle, “Ankara’nın stratejik vizyonunun merkezinde iki ana proje yer alıyor. İlki, Körfez’i Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayan ve Hürmüz Boğazı ile Süveyş Kanalı gibi deniz tıkanıklıklarını atlatmayı hedefleyen Kalkınma Yolu projesi. Ancak bu girişim, milyarlarca dolarlık yatırımı gerektiriyor ve istikrarsız Irak topraklarından geçiyor. İkinci ve daha umut verici proje ise Orta Koridor’un genişletilmesi ve TRIPP projesi” ifadelerine yer verildi.
PETROL AKIŞI
Analizde: “İstanbul Boğazı’ndan günlük 3.5 milyon varilden fazla petrol geçiyor. Bakü’den Ceyhan limanına uzanan 1700 kilometrelik boru hattı ise günlük 1.2 milyon varil petrol taşıyabiliyor. TRIPP projesi, Orta Asya’dan Türkiye üzerinden Avrupa’ya 1 trilyon metreküp gaz taşıyacak olan Trans-Hazar boru hattı projesini de yeniden canlandırabilir.”
İŞTE O ROTALAR...
ZENGEZUR KORİDORU: ÇOK YÖNLÜ LOJİSTİK ENTEGRASYON
Zengezur Koridoru’nun temelini oluşturan Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu hattındaki çalışmaların tamamlanmasıyla Türkiye, Orta Koridor’u bir başka sınır kapısıyla birleştirerek çok yönlü bir lojistik entegrasyon sağlayacak. Bu gelişme, Türkiye’nin bölgesel bir lojistik merkez olarak konumunu güçlendirecek.
ORTA KORİDOR: TAŞIMA SÜRESİ 18 GÜNE DÜŞÜYOR
Küresel ticaretin önemli bir kısmının geçtiği Süveyş Kanalı hattında taşıma süreleri genellikle 35 gün civarında, Ümit Burnu üzerinden ise yaklaşık 45 gün sürüyor. Orta Koridor üzerinden Çin ile Avrupa arasındaki taşıma süresinin yaklaşık 18 güne düşmesi, bu güzergâhı zaman ve maliyet açısından cazip bir alternatif haline getiriyor. Türkiye, Marmaray geçişi ve Bakü-Tiflis-Kars demir yolu hattı ile bu koridorda kesintisiz taşımacılık imkanı sağlıyor.
KALKINMA YOLU: AVRUPA’YA UZANAN YENİ TİCARET OMURGASI
Kalkınma Yolu Projesi, Irak’taki Fav Limanı’ndan başlayıp bin 200 kilometrelik bir hat üzerinden Türkiye’ye ve buradan Avrupa’ya uzanan yeni bir ticaret omurgası oluşturmayı hedefliyor. Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Türkiye ve Irak’ın ortak çalışmasıyla yürütülen proje, küresel ticaretin çeşitlendirilmesi ve alternatif hatların güçlendirilmesi açısından stratejik önem taşıyor.
TİCARETİN HAFIZASI...
KRAL YOLU: M.Ö. 6. yüzyıldan itibaren Mezopotamya’yı Anadolu ve Ege kıyılarına bağladı. Roma Dönemi’nde de kullanıldı.
İPEK YOLU: Çin’den başlayarak Anadolu üzerinden Avrupa’ya kadar uzanan, 15. yüzyıla kadar dünyanın en önemli ticaret ağı.
BAKAN URALOĞLU: HER YIL 70 BİN İSTİHDAM
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Hürmüz Boğazı’nda yaşanan belirsizlikler, alternatif ulaşım güzergahlarının önemini bir kez daha ortaya koydu. Türkiye’nin merkezinde yer aldığı Orta Koridor’da Çin ile Avrupa arasındaki taşıma süresi 18 güne kadar düşüyor. Kalkınma Yolu Projesi ile Fav Limanı’na gelen yükler, ülkemiz üzerinden hem yurt içine hem de Avrupa’ya taşınarak alternatif bir koridor oluşturacak. Bu proje ile ülkemiz ekonomisine 10 yıllık süreçte yaklaşık 55 milyar dolarlık katkı sağlamayı öngörüyoruz. Üretim ve lojistik merkezlerinin ülkemizde konumlandırılmasıyla her yıl ortalama 70 bin vatandaşımızın istihdam edileceğini değerlendiriyoruz.” şeklinde konuştu.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!