Antik Apollonia-Arsuf'ta Sıradışı Keşif: Çöp Çukurundan 1500 Yıllık Bizans Hazinesi Çıktı!
Antik Apollonia-Arsuf kentindeki kazılarda, sıradan bir çöp çukuru olarak görülen alandan Bizans dönemine ait yüzlerce paha biçilemez tarihi eser fışkırdı.
Antik Apollonia-Arsuf kentinde gerçekleştirilen arkeolojik kazı çalışmaları, dünya genelinde büyük yankı uyandıran şaşırtıcı bir keşfe sahne oldu. İlk etapta değersiz evsel atıkların biriktirildiği sıradan bir çöp çukuru olduğu tahmin edilen geniş bir alanda yapılan derinlemesine araştırmalar, Bizans İmparatorluğu dönemine ışık tutan yüzlerce paha biçilemez tarihi eseri gün yüzüne çıkardı. Arkeoloji dünyasını heyecanlandıran bu buluş, geçmiş dönemin gizemli ritüellerine dair de yeni kapılar aralıyor.

Kazı Alanı Derinleştikçe Tarih Fışkırdı
Pers İmparatorluğu döneminden başlayarak Haçlı Seferleri'ne kadar uzanan 1.500 yılı aşkın kesintisiz bir yerleşim geçmişine sahip olan antik kentin tarım arazilerinde hummalı bir çalışma yürütülüyor. Arkeologlar, zaman içinde üst üste binen ve karmaşık katmanlar oluşturan günlük yaşam izlerini takip ederken, 30 metreden fazla genişliğe sahip devasa bir çukura ulaştılar. İlk incelemelerde çanak çömlek kırıkları, endüstriyel üretim atıkları, cam parçaları ve hayvan kemikleri gibi sıradan evsel atıklarla karşılaşan uzmanlar, kazı derinleştikçe adeta bir hazine dairesinin kapılarını araladı. Çöplük olarak nitelendirilen bu devasa çukurdan, zamana meydan okumuş yüzlerce sağlam tarihi nesne tek tek çıkarılmaya başlandı.
Samiriye Topluluğunun Gizemli Ritüeli mi?
Kazı projesinin yöneticiliğini üstlenen Profesör Oren Tal ve Dr. Moshe Ajami, alanda bulunan eserlerin neredeyse tamamının kusursuz ve kullanılabilir durumda olmasının büyük bir şaşkınlık yarattığını ifade etti. Olağan şartlarda bu tür atık alanlarında hasarsız eşyaların bulunmasının mantık dışı olduğunu vurgulayan Profesör Tal, "Normal bir çöplükte sapasağlam kandiller bulmayı kesinlikle beklemezsiniz; çünkü bu tür değerli eşyalar ya günlük hayatta kullanılmaya devam edilir ya da ticari bir değer olarak satılırdı. Elde ettiğimiz bu benzersiz bulgular, geç Bizans döneminde bu topraklarda yaşamış olan Samiriyeli topluluğun, sağlam kapları ve eşyaları bilinçli olarak bu alana bırakmasına yol açan dinsel veya ritüelistik bir geleneğin varlığına kuvvetli bir kanıt sunuyor." değerlendirmesinde bulundu.

400'den Fazla Tarihi Sikke ve Altın Takılar Gün Yüzünde
Uzman arkeologlar tarafından gerçekleştirilen titiz laboratuvar ve saha incelemeleri neticesinde, gizemli çukurdan M.S. 330 ile 1453 yılları arasına tarihlenen 400'den fazla sikke tasnif edildi. Bu tarihi sikkelerin büyük bir bölümü bronz madeninden basılmış olsa da, aralarında son derece nadide ve değerli bir altın sikke de yer alıyor. Aynı arkeolojik katmanda sikkelerin yanı sıra, hiç zarar görmeden günümüze ulaşmış yaklaşık 200 adet Samiriyeli kandili, antik yüzükler ve göz alıcı altın takılar da ele geçirildi. Bilim insanları, asırlar boyunca bir atık alanı içerisinde kalmasına rağmen bu değerli buluntuların olağanüstü derecede iyi korunmuş olmasını arkeoloji tarihi açısından büyük bir şans olarak nitelendiriyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!