ASO Başkanı Ardıç: "Geleceğimizin teminatı gençlerimiz, üretimin öncüleri olacak"
ASO Başkanı Seyit Ardıç, gençlerin üretimin asli aktörleri olması gerektiğini belirtti ve öğrencilere çeşitli tavsiyelerde bulundu.
Ankara Sanayi Odası'nın (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi'nin Esenboğa Külliyesi'nde gerçekleşen Kariyer Günleri etkinliğinde üniversite öğrencileriyle buluştu. Ardıç, burada yaptığı konuşmada, "Bugünün dünyasında ülkeleri sadece sermaye ya da üretim kapasitesi güçlü kılmaz. Asıl güçlü kılan, bilgiyi üreten, teknoloji geliştiren ve bu bilgi ve teknolojiyi değere dönüştürebilen nitelikli insan kaynağıdır. Bu nitelikli insanlar da sizlersiniz. Gençlerimizi yalnızca iş arayan kişiler olarak değil, üretimin asıl aktörleri olarak görüyoruz" dedi.
ASO Başkanı Seyit Ardıç, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi'nde Kariyer Planlaması, Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından organize edilen "Kariyer Günleri" etkinliğinde öğrencilere seslendi. Etkinlik, Esenboğa Külliyesi'nde gerçekleştirildi ve Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Cengiz Köseoğlu, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Tutar, Kariyer Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İsmail Çağrı Doğan ile çok sayıda öğrenci katılım gösterdi.
"Ülkeleri güçlü kılan nitelikli insan kaynağıdır"
Ardıç, etkinliğin yalnızca bir kariyer buluşması olmadığını, aynı zamanda ülkenin üretim kapasitesini ve geleceğe yönelik vizyonunu değerlendiren stratejik bir platform olduğunu ifade etti. "Günümüzde kariyer, sadece bireysel bir gelecek planı değil. Ülkenin kalkınmasında, rekabet gücünde ve toplumsal refahta temel bir unsurdur. Çünkü güçlü ülkeler, sadece sermaye ya da üretim kapasiteleriyle değil; bilgiyi üreten, teknolojiyi geliştiren ve bunu değere dönüştüren nitelikli insan kaynaklarıyla öne çıkar" ifadelerini kullandı.
"Üretim anlayışı fabrika duvarlarını aştı"
Dünyanın hızlı bir değişim yaşadığını ve üretim anlayışının da bu değişime ayak uydurduğunu belirten Ardıç, "Yeni dünya düzeninde ülkelerin gücünü belirleyen en önemli faktör, teknoloji üretme kapasitesi, nitelikli insan kaynağı, yenilikçilik yeteneği ve değişime uyum sağlama becerisidir. Artık rekabet sadece ucuz üretimle kazanılmıyor. Üretim anlayışı fabrika duvarlarını aşarak, yapay zekâ, yazılım, robotik teknolojiler, veri, yeşil üretim, enerji verimliliği, tasarım, markalaşma ve yüksek katma değer gibi alanlara kaydı. Üretimin ölçütü artık ne ürettiğiniz değil; nasıl ürettiğiniz, hangi teknolojiyle ve hangi insan kaynağıyla ürettiğinizdir" diye konuştu.
"Bilgiyi yüksek katma değere dönüştürmeliyiz"
Geçmişte sanayinin ana sorusunun "Ne kadar üretiyoruz?" olduğunu ancak bu sorunun günümüzde değiştiğini belirten Ardıç, sözlerine şöyle devam etti: "Ne kadar nitelikli, ne kadar teknolojik, ne kadar sürdürülebilir üretiyoruz? Dünya ile ne kadar rekabet edebiliyoruz? Bu soruların cevapları gençlerimizde, üniversitelerimizde, araştırma merkezlerimizde ve sanayi kuruluşlarımızdadır. Üniversite-sanayi iş birliği bu noktada kritik bir rol üstlenmektedir. Üniversite bilginin üretildiği yerdir; sanayi ise bu bilginin teknolojiye, ihracata ve istihdama dönüştüğü alandır. Üniversite ile sanayi arasında mesafe varsa bilgi raflarda kalır; sanayi ise nitelikli insan kaynağını bulmakta zorlanır. Oysa bizim ihtiyacımız olan, bilginin üretime; üretimin teknolojiye; teknolojinin ise yüksek katma değere dönüşmesidir."
"Diplomanın yanında beceri de olmalı"
Ardıç, üniversite eğitiminin ve diplomanın önemine dikkat çekti ancak bunun tek başına yeterli olmadığını vurguladı. "Günümüzde iş dünyası size yalnızca 'Hangi bölümden mezun oldun?' diye sormuyor. Hangi problemi çözebiliyorsun? Hangi teknolojiye hâkimsin? Hangi beceriyi üretime dönüştürebiliyorsun? Hangi değeri ortaya koyabiliyorsun?' sorularını soruyor. Diplomanın yanına mutlaka beceri koymak zorundayız. Yabancı dil, dijital yetkinlik, analitik düşünme, problem çözme, takım çalışması, iletişim becerisi ve üretim disiplini koymak zorundayız. Unutmayalım; diploma bir sonuç değil, bir başlangıçtır" şeklinde konuştu.
"Gençlerimizi üretimin temel aktörleri olarak görüyoruz"
Ardıç, Ankara Sanayi Odası olarak gençleri sadece iş arayan bireyler olarak değil, üretimin, teknolojinin, girişimciliğin ve dönüşümün önemli aktörleri olarak gördüklerini ifade etti. "Bu nedenle staj imkanlarının artırılması, mesleki deneyimin geliştirilmesi, üniversite-sanayi iş birliğinin yaygınlaştırılması, gençlerimizin firmalarla doğrudan etkileşim kurması ve sanayinin ihtiyaç duyduğu becerilerin eğitim süreçlerine daha fazla yansıtılması büyük önem taşıyor" dedi.
"Fikir cesaretle birleşirse girişim olur"
Ardıç, girişimcilik ve start-up ekosisteminin yeni dönemin en önemli konularından biri olduğunu belirtti ve sözlerine şöyle devam etti: "Artık büyük dönüşümler sadece büyük fabrikalardan çıkmıyor. Bazen küçük bir fikir, doğru destekle büyük bir teknoloji şirketine dönüşebiliyor. Öğrencinin geliştirdiği bir yazılım, bir sanayi işletmesinin verimliliğini artırabiliyor. Bu nedenle gençlerimizin fikirlerini sadece proje olarak değil; ürüne, hizmete, markaya, ihracata ve istihdama dönüşebilecek bir değer olarak görmesi gerekiyor. Fikir cesaretle birleşirse girişim olur. Girişim emekle birleşirse üretim olur. Üretim teknolojiyle birleşirse kalkınma olur."
"Kendinize yatırım yapın, umudunuzu yitirmeyin"
Öğrencilere tavsiyelerde bulunan Ardıç, "Hayatta sizi öne çıkaracak olan sadece ne bildiğiniz değil; nasıl düşündüğünüz, nasıl davrandığınız ve ne kadar kararlı olduğunuzdur. Kendinize yatırım yapın ama bunu sadece maddi bir konu olarak değerlendirmeyin. Bilginize, becerilerinize, teknolojiyi anlama kapasitenize, iletişiminize ve karakterinize yatırım yapın. Zeki ve çalışkan insan çoktur; ancak güvenilir insan azdır. En değerli sermaye güvendir. İnsanların 'Bu kişi sözünün eri mi?' sorusuna vereceği cevap sizin gerçek değerinizdir. İş hayatı tek başına yürütülen bir yolculuk değildir. Doğru insanlarla bir araya gelmek, doğru ortaklıklar kurmak sizi büyütür. Hata yapmaktan korkarsanız ilerleyemezsiniz. Dünyayı takip edin. Teknoloji nereye gidiyor, üretim nasıl değişiyor, iş yapma biçimleri nasıl dönüşüyor? Bunları yakından takip etmek zorundasınız. Artık rekabet yalnızca yanınızdaki kişiyle değil, dünyanın farklı coğrafyalarındaki akranlarınızla. Tüm bunların ötesinde en önemli şey, umudunuzu kaybetmemenizdir. Bazen zorlanacak, yorulacak ve karşılığını hemen alamayacaksınız. Ama sabırla, kararlılıkla ve inançla yolunuza devam ederseniz mutlaka karşılığını alırsınız" dedi.
Ardıç, Rektör Prof. Dr. Köseoğlu ile birlikte etkinlik alanındaki stantları gezerek öğrencilerin projeleri hakkında bilgi aldı.

Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!