Avrupa'da Savunma Birliği Zorluklarla Karşı Karşıya
Avrupa'da savunma projeleri, Almanya ve Fransa arasındaki anlaşmazlıklarla zorluklarla karşılaşıyor. Bu durum, Avrupa'nın güvenlik stratejilerini yeniden gözden geçirmesine yol açıyor.
AYDIN HASAN / ANKARA - İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Avrupa'nın güvenliği büyük ölçüde ABD'nin desteğiyle sağlandı. Ancak son dönemde ABD'nin Ulusal Güvenlik Stratejisi'nde yaptığı değişiklikler, Avrupa'nın bu güvenlik desteğinden yoksun kalabileceği endişelerini artırdı. Bu durum, Avrupa Birliği'nin (AB) kendi güvenlik kapasitesini güçlendirme arayışlarını hızlandırdı. Bu çerçevede, Avrupa ordusu kurma fikri gündeme gelirken, Almanya ve Fransa arasında 6. nesil jet üretimini de içeren hava muharebe sistemi projesinde yaşanan anlaşmazlıklar, Avrupa güvenliğindeki önemli zafiyetleri bir kez daha gözler önüne serdi.
Yeni Nesil Avrupa Jeti Projesi
Future Combat Air System (FCAS) olarak bilinen Geleceğin Hava Muharebe Sistemi, Almanya ile Fransa'nın iş birliğiyle 2017'de başlatıldı. Next Generation Fighter (NGF) adlı yeni nesil savaş uçağının tasarımı tamamlandı ancak prototip üretimine geçilemedi. Almanya ve Fransa arasında liderlik, iş bölümü ve uçağın tasarım ile görev özellikleri konusunda ciddi görüş ayrılıkları ortaya çıktı.

Dassault ve Airbus Arasında Rekabet
Fransız Dassault Aviation ile Alman Airbus Defence and Space şirketleri arasındaki görüş farklılıkları, projeyi çıkmaza soktu. Son dönemde Avrupa basınında yer alan haberlere göre, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, “Eğer Almanlar ortak uçak projesini sorgularsa, biz de ortak tank projesini sorgulamak zorunda kalırız” diyerek, Avrupa savunma ittifakının temelindeki tank projesi MGCS'nin de tehlikede olduğunu belirtti.
Dassault CEO’su Eric Trappier, geçtiğimiz yıl yaptığı bir açıklamada, “Bir savaş uçağı yapmak için kendi yeteneklerim dışında kime ihtiyacım var?” derken, Fransa Savunma Bakanı Catherine Vautrin ise, “Almanya bugün bir uçak inşa etme kapasitesine sahip değil” yorumunu yapmıştı.
Tank Projesi Tehlikede
MGCS, Avrupa'nın gelecekteki ana muharebe tankı ve kara muharebe sistemi projesi olarak öne çıkıyor. Almanya ve Fransa'nın liderliğinde yürütülen bu projeye 2024'ten itibaren İtalya da katıldı. Henüz prototipi üretilmemiş olan proje, Alman Leopard ve Fransız Leclerc tanklarının yeni nesil özelliklerini taşıyan bir Avrupa tankı üretmeyi amaçlıyor. Ancak, Almanya ve Fransa arasındaki uçak projesine dair anlaşmazlıklar, bu tank projesini de riske atmış durumda.

Türkiye'nin Savunma Alanındaki İlerlemesi
Türkiye, 5. nesil milli muharip uçak KAAN projesinde kararlılıkla ilerliyor. KAAN'ın geliştirilmesi devam ederken, uçak iki kez uçuş gerçekleştirdi. Türkiye ayrıca, KAAN ile birlikte çalışacak insansız savaş uçakları KIZILELMA ve ANKA 3 projelerinde de önemli mesafe kaydetti. Bu sistemler yakında envantere girmeye hazırlanıyor. Türkiye'nin NATO standartlarına uygun 3 bin civarında tankı bulunurken, milli muharebe tankı ALTAY da envantere girdi. Ayrıca, Türkiye yaklaşık 10 bin zırhlı personel taşıyıcı ve zırhlı muharebe aracına sahip.
Fransa ve Almanya'nın Talepleri
Fransız tarafı, nükleer kapasiteli ve hafif bir uçak isterken, Almanya uzun menzilli bir savaş uçağına öncelik veriyor. Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, “Fransızlar, bir sonraki nesil savaş uçaklarında nükleer silah taşıyabilen ve uçak gemisinden operasyon yapabilen bir modele ihtiyaç duyuyor. Bu, Alman ordusunun şu anda ihtiyaç duyduğu bir özellik değil” diyerek, iki ülke arasındaki görüş ayrılığını bir kez daha ortaya koydu.
Almanya ve Fransa, bu proje sayesinde ABD, Çin, Rusya, Türkiye, Kore ve Japonya'nın yer aldığı 5. nesil ve daha ileri seviyede uçak projeleri geliştiren ülkeler arasına katılmayı hedefliyor. Projenin amacı, Avrupa'da F-35'in önüne geçmek olarak belirlenmiş durumda.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!