Kronik Pulmoner Emboli Hastası Balon Anjiyoplasti Yöntemiyle Yeniden Hayata Tutundu
Akciğer embolisi sonrası oluşan tıkanıklıkla mücadele eden 75 yaşındaki İsmet Toker, Mehmet Akif Ersoy Hastanesi'nde uygulanan balon anjiyoplastiyle sağlığına kavuştu.
Akciğer embolisi sonrasında damarlarda biriken pıhtıların zamanla kronikleşerek ciddi tıkanıklıklara yol açması sonucu gelişen kronik pulmoner emboli, hayati risk taşıyan sinsi bir hastalık olarak öne çıkıyor. Toplumda her 100 bin kişiden sadece 3'ünde görülen bu nadir ve ölümcül rahatsızlık, Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde uygulanan ileri teknoloji ameliyatsız balon anjiyoplasti yöntemiyle başarıyla tedavi ediliyor. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ümit Bulut ve ekibinin gerçekleştirdiği bu aşamalı operasyonlar, hastaların nefes darlığı şikayetlerini tamamen ortadan kaldırarak onlara yeni bir yaşam sunuyor.
Türkiye'de Sadece 3-4 Bin Kişide Görülen Ölümcül Tehdit
Hastalığın gelişim süreci ve istatistikleri hakkında önemli bilgiler paylaşan Dr. Ümit Bulut, geçmişte akciğer embolisi geçiren bireylerde pıhtının tamamen erimemesi sonucu kronik bir sürecin tetiklendiğini belirtti. Bu durumun akciğerdeki basıncı artırarak şiddetli nefes darlığına yol açtığını ifade eden Bulut, "Bu hastalık aslında son derece ölümcül ve nadir rastlanan bir tablo. Türkiye genelinde yaklaşık 3 ila 4 bin arasında kronik pulmoner emboli hastası bulunuyor. Gerçekleştirdiğimiz bu özel müdahalelerle hastalarımızın yaşam süresini ve kalitesini ciddi oranda artırıyoruz" dedi. Hastaların yüzde 75'inde geçmişe dönük bir pulmoner emboli öyküsü bulunduğunu, ancak yüzde 25'inde hiçbir belirti veya öykü olmadan da bu tablonun gelişebileceğini vurgulayan Bulut, 18 yaşından 85 yaşına kadar çok geniş bir yaş grubuna müdahale edebildiklerini aktardı.
Ameliyatsız Çözüm: Balon Anjiyoplasti Nasıl Uygulanıyor?
Tedavi sürecinin teknik detaylarına değinen Dr. Ümit Bulut, anjiyografi yöntemiyle akciğer damarlarına ulaştıklarını, kateter ve balon yardımıyla tıkalı damarlara tek tek müdahale ederek akciğer basıncını düşürdüklerini açıkladı. Akciğerin solunum esnasında sürekli hareket eden ve çok hızlı kanayabilen hassas bir organ olduğuna dikkat çeken Bulut, "İçerideki malzemeleri yönetmek büyük bir hassasiyet gerektiriyor. Kullandığımız kılavuz teller kanamaya yol açabileceği için bu operasyonlarda yüksek düzeyde uzmanlık ve tecrübe şart" şeklinde konuştu. Böbrek hasarı riskini en aza indirmek amacıyla seansları kısa tuttuklarını belirten Bulut, bir seansta ortalama 5-6 damarın açılabildiğini, hastanın durumuna göre 20 tıkalı damarın 4-5 seanslık planlamalarla tamamen sağlığına kavuşturulabildiğini ifade etti.
2 Yıllık Nefes Darlığı Mücadelesi 6 Seansta Son Buldu
Bursa'da yaşayan ve iki yıl önce bu hastalığın pençesine düşen 75 yaşındaki İsmet Toker, yürümekte zorlanma ve şiddetli nefes darlığı şikayetleriyle başvurduğu sağlık merkezlerinden sonuç alamayınca tavsiye üzerine Mehmet Akif Ersoy Hastanesine sevk edildi. Dr. Ümit Bulut ve ekibi tarafından uygulanan 6 seanslık balon anjiyoplasti tedavisiyle tıkalı akciğer damarlarının büyük bir kısmı açılan Toker, yeniden rahat nefes alabilmenin mutluluğunu yaşıyor. Tedavi süreciyle ilgili konuşan Toker, "Yürürken hemen tıkanıyordum, dik durursam nefes alabileceğimi sanıyordum. Bir senedir devam eden tedavim sayesinde adeta yeniden doğdum. Her seanstan sonra nefesim daha da açıldı, üzerimdeki o ağır yorgunluk tamamen kalktı" diyerek memnuniyetini dile getirdi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!