Ayasofya'nın Görkemli Tarihi "Fethin Mührü" Kitabıyla Ölümsüzleşti: Hiç Yayınlanmamış Fotoğraflar İlk Kez Gün Yüzünde!
Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi'nin ibadete açılışının 6. yılında, Demirören Yayınları tarafından hazırlanan özel eser, tarihe ışık tutan belgelerle raflarda.
İstanbul'un fethinin en büyük nişanesi ve dünya mimarlık tarihinin en görkemli yapılarından biri olan Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi, yeniden ibadete açılışının altıncı yıl dönümünde çok özel bir eserle taçlandırıldı. Demirören Yayınları tarafından titiz bir çalışmayla hazırlanan "Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi" adlı prestij kitap, sanat ve tarih meraklılarının beğenisine sunuldu. Eser, II. Abdülhamid Dönemi’ne ait Yıldız Albümleri’nde yer alan ve daha önce hiç gün yüzü görmemiş görsel hafızayı ilk kez okurlarla buluşturuyor. Toplam 229 kıymetli görselin yer aldığı kitapta, Ali Enis Oza’ya ait 24 tarihi fotoğraf da ilk defa gün ışığına çıkıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Anlamlı Takdim Yazısı
Bu benzersiz koleksiyon eserinin takdim yazısını kaleme alan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ayasofya'nın Türk milleti için taşıdığı manevi değere dikkat çekti. Erdoğan, yazısında “Ayasofya-i Kebîr Camii yalnızca bir ibadet mekânı değil; milletimizin tarih şuurunun, medeniyet iddiasının, inanç kudretinin ve fetih ruhunun abideleşmiş timsalidir” ifadelerine yer verdi. Caminin asırlara meydan okuyan duruşunu vurgulayan Cumhurbaşkanı, 24 Temmuz 2020 tarihinde, 86 yıllık hasretin ardından asli kimliğine kavuşturulan mabedin, semaları ebediyete kadar ezan sesleriyle süsleyeceğine olan inancını dile getirdi.
Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Demirören’in de sunuş yazısıyla katkı sunduğu bu dev eser; Türkçe, İngilizce ve Arapça olmak üzere üç farklı dilde hazırlandı. Uluslararası alanda da büyük ilgi görmesi beklenen prestij albüm, online satış platformları ve seçkin kitabevlerinin raflarındaki yerini aldı.
Uzman Gözüyle Ayasofya: Kültürel Hafızanın Canlı Şahidi
Eserin önemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Süleyman Berk, Ayasofya'nın hem Hristiyan hem de İslam dünyası için mukaddes bir mabet olduğunu hatırlatarak, kitabın açılış yıl dönümünde sunulmuş çok kıymetli bir jest olduğunu ifade etti. Arkeolog Dr. Murat Sav ise çalışmanın belgesel niteliğine vurgu yaparak, tarihi ve güncel fotoğrafların bir arada sunulmasının koruma ve tanıtım açısından büyük bir hizmet olduğunu belirtti. Yazar Hasan Mert Kaya ise Ayasofya'nın İstanbul'un kültürel geçmişinin bir özeti olduğunu dile getirerek, bu güçlü görsellerle hazırlanan albümün kültürel hafızaya büyük bir katkı sağladığını kaydetti.
Altı Yılda 30 Milyondan Fazla Ziyaretçi Ağırladı
2020 yılındaki tarihi kararın ardından geçen altı yıllık süreçte, Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi adeta ziyaretçi akınına uğradı. Bu dönemde 30 milyondan fazla yerli ve yabancı turisti ağırlayan mabet hakkında konuşan İstanbul Müftü Yardımcısı Arif Cevlek, camide her zaman yoğun bir ilgi olduğunu ancak bu durumun hiçbir kargaşaya yol açmadan yönetildiğini belirtti. Cevlek, özellikle Özbekistan, Malezya ve Endonezya gibi ülkelerin umre turlarına İstanbul ve Ayasofya'yı da dahil etmesiyle birlikte, Orta Asya ve Uzak Doğu'dan gelen ziyaretçi sayısında ciddi bir artış yaşandığını açıkladı.
Siyasi liderler de Ayasofya'nın yeniden ibadete açılış yıl dönümünü yayımladıkları mesajlarla kutladı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Ayasofya’yı milli iradenin ve asırlık emanete sadakatin en güçlü sembolü olarak nitelendirirken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise caminin ibadete açılmasının Türk milletinin kararlılığının bir göstergesi olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran da düzenlenen özel programda, 10 Temmuz 2020'de alınan bu tarihi kararın Fatih Sultan Mehmet Han'ın vasiyetine sadakat ve bağımsızlık iradesinin güçlü bir yansıması olduğunu ifade etti.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!