Bilal Erdoğan'dan Dijital Medya ve Çocuklar İçin Kritik Çağrı: "Kötülük Haberlerine Sınır Getirilmeli"
İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, dijital mecralarda 16 yaş altı çocukların olumsuz haberlere maruz kalmasının önlenmesi çağrısında bulundu.
İstanbul'da bir otelde gerçekleştirilen "İyilik Var: Türkiye Gönüllülük Programı" lansmanında önemli açıklamalarda bulunan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, toplumsal dayanışma, sivil toplum çalışmaları ve dijital medyanın çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerine dair dikkat çekici uyarılarda bulundu. Toplumda iyiliğin kötülükten çok daha baskın olduğunu vurgulayan Erdoğan, çocuklara daha yaşanabilir ve umut dolu bir dünya sunmanın mümkün olduğunu anlatmak amacıyla bir araya geldiklerini ifade etti.
Vakıf Geleneğinden Eğitimde Fırsat Eşitliğine Uzanan Yolculuk
Kendi vakıf çalışmalarına değinen Bilal Erdoğan, sivil toplum alanındaki ilk deneyimini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı olduğu dönemde kurulmasına öncülük ettiği Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfında (TÜRGEV) edindiğini belirtti. TÜRGEV Vakıf Meclisi Üyesi olarak görevini sürdüren Erdoğan, aynı zamanda Yeni Türkiye Eğitim Vakfı (YETEV) çatısı altında, okul öncesinden lise mezuniyetine kadar öğrencilere yenilikçi bir eğitim vizyonu sunmak için mücadele ettiklerini dile getirdi.
YETEV bünyesinde yürütülen çalışmalarda başarılı öğrencilere burs imkanları sağladıklarını aktaran Erdoğan, özellikle Türk Müziği İlkokulu projesine büyük önem verdiklerini kaydetti. Dünyada benzeri olmayan bir modelle, yetenekli çocukları henüz 6 yaşındayken tespit ettiklerini belirten Erdoğan, gelir durumlarına bakılmaksızın bu çocuklara burs sağladıklarını ve Türk musikisi eğitimini erken yaşta aşılayarak onlara yeni bir ufuk kazandırmayı hedeflediklerini söyledi. Türk müziğinin desteklenmesi gerektiğinin altını çizen Erdoğan, dahi çocukların bu alanda da kendilerini göstermesine şans tanımak istediklerini vurguladı.
"Kötülük Haberleri 16 Yaş Altına Sansürlenmeli"
İlim Yayma Vakfı aracılığıyla her yıl binlerce öğrenciye burs verdiklerini ve akademik dünyayı teşvik etmek amacıyla İlim Yayma Ödülleri'ni düzenlediklerini hatırlatan Bilal Erdoğan, küçük ölçekli iyilik hareketlerinin kamu eliyle büyütülmesinin önemine değindi. Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) Başkanı olarak, tüm üye vakıf ve derneklerin kurumsallaşması yönünde çalışmalar yürüttüğünü belirten Erdoğan, medyanın toplumsal algı üzerindeki gücüne dikkat çekti.
Yapılan araştırmaların, kötü haberlerin iyi haberlere kıyasla en az 7 kat daha hızlı yayıldığını gösterdiğini ifade eden Bilal Erdoğan, dijital dünyada çocukları korumak adına radikal bir öneride bulundu. Erdoğan, "Kötülük haberleri" olarak nitelendirdiği olumsuz içeriklerin günün her saatinde serbestçe yayınlanmaması gerektiğini savunarak şu ifadeleri kullandı: "Sosyal medya ve internet siteleri aracılığıyla yayılan kötülük haberlerinin 16 yaş altındakilerin karşısına çıkmasını engelleyecek tedbirlerin alınmasına ihtiyacımız var. Türkiye, iyiliği dünyaya yayan bir toplum olarak bu tedbirlerde öncü ülke olmalıdır."
Sivil Toplumun Geleceği ve "Gönüllülük Yasası" Talebi
Konuşmasında sivil toplum kuruluşlarının uzun süredir beklediği yasal düzenlemelere de değinen Bilal Erdoğan, ilgili bakanlıkların katkılarıyla hazırlanan Gönüllülük Yasa Teklifi üzerindeki çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Gönüllülük esasına dayalı çalışmaların yasal bir güvenceye kavuşmasının önemini vurgulayan Erdoğan, bu tasarının TBMM gündeminde hak ettiği yeri bulmasını temenni ettiklerini belirtti.
Gönüllülük faaliyetlerinin kurumsal bir yapıya kavuşturulması gerektiğini ifade eden Erdoğan, gönüllülerin sigortalanması ve gerektiğinde ödüllendirilmesi gibi teşvik mekanizmalarının kurulması gerektiğini söyledi. Çocukların sadece kendi çıkarları için değil, komşuları, arkadaşları ve ihtiyaç sahipleri için de sorumluluk alabilen bireyler olarak yetiştirilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, konuşmasını Kur'an-ı Kerim'deki "iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak" düsturuna atıfta bulunarak, kötülüğün alanını daraltıp iyiliğe daha fazla alan açılması gerektiği çağrısıyla sonlandırdı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!