Binali Yıldırım'dan AK Parti'nin 25. Yılında Tarihi Açıklamalar: "Biz İdeolojik Değil, Milletin Partisiyiz"
AK Parti Kurucular Kurulu Üyesi Binali Yıldırım, partinin 25 yıllık serüvenini, vesayet odaklarıyla mücadeleyi ve "Terörsüz Türkiye" vizyonunu anlattı.
AK Parti Kurucular Kurulu Üyesi ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, partinin çeyrek asırlık siyasi yolculuğuna dair önemli değerlendirmelerde bulundu. AK Parti'nin ideolojik bir temele değil, doğrudan milletin taleplerine dayandığını vurgulayan Yıldırım, tarihi dönüm noktalarını ve Türkiye'nin geleceğe yönelik vizyonunu paylaştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde 25 yıl önce atılan adımların, Türkiye'yi küresel bir aktör haline getirdiğini ifade etti.
İstanbul'dan İktidara Uzanan Tarihi Yolculuk
Yıldırım, 25 yıl önce 71 kurucu üye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde başlayan yolculuğa daha sonra 52 milletvekilinin katıldığını hatırlattı. Kuruluşundan sadece 14 ay sonra, 3 Kasım 2002'de iktidara gelmelerinin arkasındaki sırrı 1990'lı yılların kriz dolu günlerinde aramak gerektiğini belirten Yıldırım, milletin o dönemki yönetimlerden bıktığını ifade etti. Recep Tayyip Erdoğan'ın 1994 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesiyle şehirdeki çöp, çamur ve çukur sorunlarını çözmesinin millete büyük bir referans olduğunu dile getiren Yıldırım, "İstanbul'daki o büyük başarı, 3 Kasım 2002 iktidarının kapısını araladı. Çünkü İstanbul, Türkiye'nin bir özetidir" dedi.
Vesayet Odaklarına Karşı Dik Duruş ve Tarihi Muhtıralar
Siyasi hayatları boyunca birçok engelleme ve vesayet girişimiyle karşılaştıklarını belirten Binali Yıldırım, iktidara gelmelerinin üzerinden henüz iki ay geçmeden, 8 Ocak 2003'te bir muhtıra girişimiyle karşı karşıya kaldıklarını anlattı. Türk siyasi tarihinde milat olan asul kırılma noktasının ise 27 Nisan 2007'deki e-muhtıra olduğunu vurguladı. Yıldırım, "O dönem bu muhtırayı iadeli taahhütlü geri gönderdik. Görevi bize milletin verdiğini ve ancak sandıkla geri alabileceğini gösterdik. Böylece Türkiye'de muhtıralarla hükümet devirme devri kapandı" şeklinde konuştu. Benzer mücadelelerin MİT tırları krizi, 17-25 Aralık kumpasları, Gezi olayları ve 15 Temmuz hain darbe girişiminde de sergilendiğini belirten Yıldırım, bu süreçte altyapı, sağlık ve eğitim gibi alanlarda Türkiye'yi dünyada ilk 10 ülke arasına sokmayı başardıklarını, üniversite sayısını ise 72'den 209'a çıkardıklarını kaydetti.
"Terörsüz Türkiye" Vizyonu ve Ekonomik Atılım
Kendi Başbakanlığı döneminde (2016) terörle mücadelede savunma yerine taarruz konseptine geçildiğini anımsatan Yıldırım; Fırat Kalkanı ve Zeytin Darbeleri gibi sınır ötesi harekatlarla terör örgütlerine ağır darbeler indirildiğini belirtti. Türkiye'nin son 40 yılda terörle mücadeleye 2 trilyon dolardan fazla kaynak harcadığını ve 40 bin can kaybı yaşandığını ifade eden Yıldırım, "Terörsüz Türkiye, ülkemiz için altın bir fırsattır. Meclisimizde yüzde 80'in üzerinde rekor bir destekle kabul edilen düzenlemeler de halkımızın bu konudaki kararlılığını gösteriyor. Teröre harcanmayan bu devasa kaynaklar artık gençlerimizin geleceğine, ekonomik kalkınmaya ve yatırımlara aktarılacak" dedi.
Anayasa Değişikliği Kırmızı Çizgileri ve Türk Dünyası Hedefleri
Parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişin güven ve istikrar getirdiğini savunan Yıldırım, yeni anayasa tartışmalarına da değindi. Yerel yönetimlerin güçlendirilebileceğini ve vatandaş odaklı yeni düzenlemeler yapılabileceğini belirten Yıldırım, "Ancak kırmızı çizgilerimiz bellidir. Anayasa'nın ilk 4 maddesi ve üniter devlet yapısının korunması konusunda taviz verilemez. Federasyon gibi alternatiflere kapımız tamamen kapalıdır" ifadesini kullandı. Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) önemine de değinen Yıldırım, Akdeniz'den Moğolistan'a uzanan 8 bin 500 kilometrelik hat üzerinde, 4,5 milyon kilometrekarelik alanda yaşayan 180 milyonluk (diğer Türk topluluklarıyla birlikte 300 milyon) bir coğrafyadan bahsettiklerini söyledi. Yıldırım, Avrupa Birliği modeline benzer şekilde sermaye, insan ve hizmetlerin serbest dolaşımını sağlayarak bölgedeki refahı artırmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!