BM Genel Kurulu Tarihinin Unutulmaz ve Sıra Dışı Anları: Ayakkabı Fırlatmadan Dinozor Konuşmasına
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, diplomatik krizlerden tarihi protestolara, rekor kıran konuşmalardan sıra dışı protestolara kadar 80 yıllık arşivindeki en ilginç anlarla hafızalara kazındı.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, kurulduğu günden bu yana küresel diplomasinin kalbi olmasının yanı sıra, dünya liderlerinin sıra dışı eylemlerine, tarihi gerilimlere ve hafızalara kazınan ilginç anlara sahne olmaya devam ediyor. Yaklaşık 80 yıllık bir geçmişe sahip olan bu uluslararası kürsü; ayakkabısını masaya vuran liderlerden salonda ağlayan bebeklere, saatler süren tarihi konuşmalardan beklenmedik protestolara kadar çok sayıda unutulmaz olayı arşivinde barındırıyor.
Diplomatik Krizler ve Salonu Terk Eden Delegasyonlar
BM Genel Kurulu, her dönem küresel siyasetin en sıcak tartışma konularının ve protestolarının merkez üssü konumunda yer aldı. Son dönemde bu durumun en somut örneği, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun kürsüye çıkışı sırasında yaşandı. İsrail'in 7 Ekim 2023 tarihinden sonra Gazze'ye yönelik başlattığı askeri operasyonları protesto etmek isteyen çok sayıda ülkenin delegasyonu, 2024 yılından itibaren Netanyahu konuşma yapmak üzere kürsüye yöneldiğinde salonu topluca terk etti.
Bu yıl 22-28 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 81. BM Genel Kurulu Yüksek Düzeyli Katılım Haftası öncesinde de benzer bir gerilim hakim. Uluslararası Ceza Mahkemesinin (UCM) 2024 yılında Netanyahu hakkında çıkardığı tutuklama kararının bu süreçte nasıl yankı bulacağı büyük bir merak konusu. New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, Netanyahu'nun UCM kararı doğrultusunda tutuklanması gerektiğini savunurken, kendi yetki sınırlarının buna elvermediğini ifade etti. ABD hükümeti ise Netanyahu'nun "hiçbir şekilde tutuklanmayacağını" kesin bir dille ilan etti.
Geçmişte de benzer diplomatik restleşmeler genel kurul salonunu sarsmıştı. 1972 yılında Uganda Devlet Başkanı Idi Amin'in İngiltere Başbakanı Edward Heath'i Adolf Hitler ile kıyaslaması büyük yankı uyandırmıştı. 2006 yılına gelindiğinde ise Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez, kendisinden bir gün önce aynı kürsüde konuşan ABD Başkanı George W. Bush için "Dün buraya şeytan geldi, burası hala kükürt kokuyor" ifadelerini kullanarak BM tarihinin en sert konuşmalarından birine imza atmıştı. 2018 yılında ise ABD Başkanı Donald Trump'ın kendi yönetimiyle ilgili övgü dolu sözlerine salondan yükselen kahkahalar üzerine Trump, "Beklediğim tepki bu değildi ama neyse" diyerek durumu geçiştirmeye çalışmıştı.
Rekorlar ve Sıra Dışı Protestolar: 4 Saatlik Konuşmadan Masaya Vurulan Ayakkabıya
Normal şartlar altında BM Genel Kurulu Yüksek Düzeyli Katılım Haftası kapsamında hitap gerçekleştiren her lidere 15 dakikalık bir süre tanınıyor. Ancak liderlerin büyük bir kısmı bu süreyi aşmasıyla biliniyor. Bu alandaki kırılamayan rekor ise Küba lideri Fidel Castro'ya ait. Castro, 1960 yılında tam 4 saat 29 dakika süren konuşmasıyla BM tarihinin en uzun hitabını gerçekleştirerek tarihe geçti. En kısa konuşmaya dair ise resmi kayıtlarda net bir bilgi bulunmuyor.
Yine 1960 yılında yaşanan ve BM tarihinin en çok konuşulan anekdotlarından biri de Sovyetler Birliği lideri Nikita Kruşçev'in gösterdiği tepki oldu. Filipinler temsilcisinin Sovyet politikalarına yönelik eleştirilerine sinirlenen Kruşçev, önce yumruğuyla ardından da ayağından çıkardığı ayakkabısıyla masaya vurarak tepki gösterdi. BM arşivlerinde bu anın net bir görüntüsü olmasa da hem Kruşçev'in anı kitabında hem de dönemin tanıklarının anlatımlarında bu olay doğrulanıyor. Hatta bu gergin anlarda Kruşçev'i sakinleştirmeye çalışan İrlandalı diplomat Frederick Boland'ın müdahalesi sırasında, İzlanda hükümeti tarafından BM'ye hediye edilen tarihi Genel Kurul tokmağı kırılmıştı.
Bebekli Başbakandan Kürsüdeki Dinozora: BM Salonunun Renkli Simaları
BM Genel Kurulu sadece sert tartışmalara değil, tüm dünyanın içini ısıtan ya da çevre bilincine dikkat çeken yenilikçi anlara da ev sahipliği yaptı. 2018 yılında dönemin Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern, BM Genel Kurulu kapsamındaki zirveye henüz 3 aylık olan bebeği Neve ile katılarak küresel basının ilgi odağı oldu. Üzerinde "First Baby" (İlk Bebek) yazılı resmi bir yaka kartı bulunan bebeğiyle salonda yer alan Ardern, konuşma yapacağı sırada bebeğini eşine emanet etti ve dünya liderlerine siyaset ile anneliğin bir arada yürütülebileceğine dair güçlü bir mesaj verdi.
2021 yılının 27 Ekim tarihinde ise BM kürsüsü bu kez sıra dışı bir "konuşmacıyı" ağırladı. BM Kalkınma Programı (UNDP) tarafından küresel ısınmaya dikkat çekmek amacıyla hazırlanan bir video kapsamında, "Frankie" adlı devasa bir CGI dinozor genel kurul salonuna girerek kürsüden liderlere seslendi. Fosil yakıtları finanse etmeye devam eden ülkelere seslenen Frankie, "Yok oluşu seçmeyin" uyarısında bulunarak iklim krizine karşı küresel bir çağrı yaptı.
Yakın tarihin en çok konuşulan ve sosyal medyada viral olan anlarından biri ise 2024 yılında yaşandı. Haiti Geçiş Konseyi Başkanı Edgard Leblanc Fils, BM Genel Kurulundaki hitabı sırasında konuşma heyecanıyla önündeki bardağı fark etmeyerek doğrudan masadaki büyük sürahiden su içmeye çalıştı. Suyu üzerine döken Leblanc Fils'in bu şaşkınlık anı, genel kurulun son derece ciddi ve resmi atmosferinde tebessümle karşılanan renkli bir anı olarak kayıtlara geçti.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!