İçeriğe geç
27 Ekim 2026, Salı Resmî Gazete'de Bugün Bağımsız haber ve ilan rehberi · Resmî kurum değildir
DEVLET.TC Kamu İlanları · Resmî Gazete · Mevzuat Bağımsız haber ve ilan rehberi · Resmî kurum değildir
Dünya

BM Raporu: İsrail'in Gazze'deki Gazetecilere Yönelik Saldırıları "Medyakırım" Olarak Tanımlandı

BM Filistin Özel Raportörü Albanese, İsrail'in Gazze'de gazetecileri hedef alan uygulamalarını "medyakırım" olarak nitelendiren raporunu sundu.

BM Raporu: İsrail'in Gazze'deki Gazetecilere Yönelik Saldırıları "Medyakırım" Olarak Tanımlandı

Kısaca

  • BM Filistin Özel Raportörü Albanese, İsrail'in Gazze'de gazetecileri hedef alan uygulamalarını "medyakırım" olarak nitelendiren raporunu sundu.
  • Raporda, "hakikatin yok edilmesinin bir halkın yok edilmesinin parçası haline geldiği" vurgulanırken, İsrail'in medya çalışanlarına yönelik saldırıları "medyakırım" olarak tanımlandı.

Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, İsrail'in Gazze'de gazetecileri sistematik olarak hedef almasını ve Filistinlilerin sesini bastırma çabalarını inceleyen "Enkaz Altında Hakikat: Soykırım Zamanında Medya" başlıklı raporunu dün BM Genel Kurulu'na sundu. Raporda, "hakikatin yok edilmesinin bir halkın yok edilmesinin parçası haline geldiği" vurgulanırken, İsrail'in medya çalışanlarına yönelik saldırıları "medyakırım" olarak tanımlandı.

İsrail ordusu gazetecileri nasıl hedef alıyor?

Raporda, İsrail ordusunun Ekim 2023'ten bu yana yaklaşık 300 gazeteciyi öldürdüğü, 400'den fazlasını yaraladığı ve 100'den fazla gazeteciyi alıkoyduğu belirtildi. Hayatını kaybeden gazetecilerin yaklaşık 70'inin mesleki faaliyetlerini yürüttükleri sırada öldürüldüğü kaydedilirken, 16 Nisan 2025'te evine düzenlenen saldırıda 5 aile üyesiyle birlikte yaşamını yitiren foto muhabiri Fatma Hassouna örnek gösterildi. Ayrıca, Ekim 2025 itibarıyla 150 medya ofisinin yıkıldığı ve Gazze'deki iletişim altyapısının yüzde 81'inin tamamen yok edildiği ifade edildi.

Medya kuruluşları ve dijital platformların rolü nedir?

İsrail'in Filistin yanlısı içerikleri bastırmak amacıyla "Project Esther" adlı bir kampanya yürüttüğü ve Google ile X gibi platformlarla milyonlarca dolarlık sözleşmeler yaptığı raporda yer aldı. Raporda, uluslararası medya kuruluşlarının ve dijital platformların, İsrail'in anlatısını yeniden üreterek çarpıtmaları normalleştirdiği öne sürüldü. Özellikle BBC, New York Times, CNN ve Washington Post gibi kuruluşların, İsrail yönetiminin söylemlerini yaygınlaştırırken Filistinlilerin sesini kısıtladığı iddia edildi.

BM Filistin Özel Raportörü Albanese tarafından sunulan rapor, İsrail'in gazetecileri öldürme, alıkoyma, işkence etme ve medya altyapısını yok etme eylemlerinin, soykırımı kolaylaştıran ve sorumluların hesap vermesini engelleyen bir "medyakırım" süreci olduğunu ortaya koydu. İsrail'in, öldürdüğü veya alıkoyduğu gazetecileri "Hamas ajanı" olarak nitelendirerek eylemlerini meşrulaştırmaya çalıştığı ve bu amaçla özel bir birim kurduğu belirtildi.

BM Genel Kurulu'na sunulan rapor, gazetecilere karşı işlenen suçların kanıtlarını korumak amacıyla bağımsız bir mekanizma kurulmasını talep ediyor. Devletlere, Filistinli gazetecilere yönelik saldırıları soruşturma ve uluslararası hukuktan doğan soykırımı önleme yükümlülüklerini yerine getirme çağrısında bulunuluyor. İlgili süreç, BM nezdinde uluslararası gözlemcilerin bölgeye girişinin sağlanması ve keyfi gözaltıların sonlandırılması talepleriyle devam ediyor.

Çıkarılacak sonuç

Sunulan rapor, Gazze'deki çatışma sürecinde bilginin ve haberciliğin doğrudan bir savaş aracı haline getirildiğini gözler önüne sermektedir. Gazetecilerin aileleriyle birlikte hedef alınması ve medya altyapısının sistematik yıkımı, bölgeden dünyaya ulaşan haber akışının kesilerek hakikat arayışının engellenmeye çalışıldığını göstermektedir.

İsrail'in medya üzerindeki baskı ve sansür uygulamalarının, sadece yerel değil, uluslararası medya kuruluşlarını da kapsayan geniş bir etki alanına sahip olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum, çatışma bölgelerinde görev yapan basın mensuplarının güvenliğinin ve ifade özgürlüğünün korunması konusunda uluslararası hukuk mekanizmalarının yetersiz kaldığına dair ciddi bir gösterge olarak değerlendirilebilir.

Muhtemel etkiler

BM raporunun yayımlanması, uluslararası kamuoyunda İsrail'e yönelik baskıların artmasına ve gazetecilerin korunması konusundaki tartışmaların yeniden alevlenmesine neden olabilir. Özellikle dijital platformların ve Batılı medya kuruluşlarının tarafsızlık ilkeleri üzerindeki sorgulamaların derinleşmesi beklenebilir.

Söz konusu rapor, gelecekteki olası savaş suçları soruşturmalarında önemli bir kanıt kaynağı oluşturabilir. Devletlerin, medya çalışanlarına yönelik bu tür saldırıları soruşturma konusundaki yükümlülüklerini hatırlatması, uluslararası diplomasi alanında yeni yaptırım süreçlerinin gündeme gelmesini etkileyebilir.

Kaynak: Anadolu Ajansı

Bu haberi paylaş
Devlet.TC Haber Masası

Devlet.TC Haber Masası

Bu haber, kaynağı gösterilen içerikten Devlet.TC yayın ilkelerine göre derlenmiştir. Hata bildirimi ve düzeltme talepleri için bize yazın.

Tüm yazıları görüntüle

Dünya

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayımlanmaz, yalnızca moderasyon için kullanılır. Gizlilik Politikası

Yorumlar moderatör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!