Böbrek Taşı Tehdidine Karşı Hayati Uyarı: Her 10 Kişiden Birinde Görülüyor!
Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ramazan Gökhan Atış, her 10 kişiden birinde görülen böbrek taşı hastalığının tedavi edilmediğinde kalıcı hasara yol açabileceğini belirtti.
Şiddetli ağrılarla kendini gösteren ve yaşam kalitesini ciddi oranda düşüren böbrek taşı hastalığı, ihmal edildiğinde geri dönüşü olmayan organ kayıplarına yol açabiliyor. Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ramazan Gökhan Atış, böbrek taşlarının boyutu ve konumuna göre tedavi süreçlerinin değiştiğini belirterek, taş oluşumunu engellemek için düzenli takip ve bol su tüketiminin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Sinsi Tehlike: Tedavi Edilmeyen Taşlar Böbreği Bitirebilir
Böbrek taşının toplumda sanılandan çok daha yaygın bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ramazan Gökhan Atış, “Ülkemizde her 10 ila 12 kişiden birinde böbrek taşı problemiyle karşılaşılıyor. Bu hastalık zamanında ve doğru müdahaleyle tedavi edilmezse, böbrek fonksiyonlarının tamamen yitirilmesine kadar giden ağır tablolara yol açabilir. Tedavi planlaması yaparken taşın milimetrik boyutunu, böbrekteki tam konumunu ve organa verdiği zararı titizlikle analiz ediyoruz” şeklinde konuştu.
Şiddetli Ağrı ve Ateş Varsa Vakit Kaybetmeden Hastaneye Başvurun
İdrar kanalına düşen taşların idrar akışını tamamen engelleyebileceğini ve bunun acil bir durum olduğunu belirten Prof. Dr. Atış, tıkanıklığın böbrek yetmezliği ve ölümcül enfeksiyon riskini beraberinde getirdiğini söyledi. Atış, “Özellikle şiddetli yan ve bel ağrısına yüksek ateşin de eşlik ettiği durumlarda hastaların saniyeler bile kaybetmeden acil servise başvurması gerekir. Bu tür vakalarda genellikle hastaneye yatış gerçekleştirilerek yoğun antibiyotik tedavisi uygulanır ve böbrekteki basıncı düşürecek acil girişimsel işlemler yapılır” uyarısında bulundu.
Böbrek Taşından Korunmanın Altın Kuralları
Hastalığın tekrarlama eğiliminde olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Ramazan Gökhan Atış, yaşam tarzında yapılacak basit ama etkili değişikliklerle bu riskin minimize edilebileceğini ifade etti. Sıvı tüketiminin önemine değinen Atış, şu tavsiyelerde bulundu: “Günlük tüketilen su miktarı artırılmalı ve vücudun ürettiği idrar hacmi yüksek tutulmalıdır. Özellikle sıcak yaz günlerinde terleme yoluyla yaşanan sıvı kaybı mutlaka fazladan su içilerek dengelenmelidir. Bununla birlikte kırmızı et tüketimi sınırlandırılmalı, sofralardan aşırı tuz uzak tutulmalı, aktif bir yaşam benimsenmeli ve kontrolsüz vitamin kullanımından kaçınılmalıdır. Özellikle bilinçsizce tüketilen yüksek doz C vitamini takviyeleri, bazı bünyelerde taş oluşumunu doğrudan tetikleyebilir.”
Teknolojik Yöntemlerle Kişiye Özel Tedavi Seçenekleri
Modern tıbbın sunduğu imkanlar sayesinde böbrek taşı tedavisinde konforlu çözümler uygulandığını belirten Prof. Dr. Atış, tedavi yöntemlerini şu sözlerle özetledi: “Boyutu iki santimetrenin altında kalan taşlarda dışarıdan şok dalgası (ESWL) veya idrar kanalından girilerek yapılan endoskopik lazer tedavileri son derece başarılı sonuçlar veriyor. Daha büyük boyutlu taşlarda ise sırttan açılan küçük bir delikten böbreğe ulaşılarak taşların kırılıp dışarı çıkarılması yöntemini tercih ediyoruz. Gerekli gördüğümüz karmaşık vakalarda ise ileri teknoloji ürünü laparoskopik veya robotik cerrahi yöntemlerinden faydalanarak hastalarımızı sağlığına kavuşturuyoruz.”
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!