Bosna Hersek'in Bağımsızlık Yolculuğu ve 34 Yıllık Mücadele
Bosna Hersek, bağımsızlığının 34. yılını kutlarken, savaşın izleri ve karmaşık siyasi yapısı ülkede hala etkili. Avrupa Birliği üyeliği ise en önemli hedef.
Saraybosna
Balkanlar'ın eşsiz güzellikleriyle dikkat çeken ülkesi Bosna Hersek, bağımsızlığının 34'üncü yılını kutlarken, 1992-1995 yılları arasında yaşanan savaşın derin yaraları hala toplumun hafızasında tazeliğini koruyor. Müslüman Boşnakların yoğunlukta olduğu bu ülke, doğal güzellikleriyle de biliniyor.
Ülkede savaşın sona ermesini sağlayan Dayton Barış Anlaşması, beraberinde getirdiği karmaşık siyasi yapılar nedeniyle sıkça eleştiriliyor. Pek çok Bosna Hersekli siyasetçi, bu anlaşmanın ülkenin istikrarsızlığının temel nedeni olduğunu savunuyor.
1 Mart 1992'de bağımsızlığını ilan eden Bosna Hersek, rekabetçi iş gücü maliyetleri ve gelişme potansiyeline sahip olmasına rağmen, göç dalgaları nedeniyle nüfus kaybı yaşayan ülkelerden biri olarak öne çıkıyor.
Sırp Baskılarına Rağmen Gerçekleşen Bağımsızlık Referandumu
1991'de Hırvatistan'ın Yugoslavya'dan ayrılmasıyla başlayan çatışmalar, Bosna Hersek'i de etkisi altına aldı. Büyük ölçüde Sırpların kontrolündeki Yugoslav Halk Ordusu (JNA) ile Hırvat güçleri arasında yaşanan bu çatışmalar, Bosna Hersek'e de sıçradı. JNA, Bosna Hersek'teki Ravno kasabasına saldırarak çatışmaları başlattı.
Yugoslavya'nın parçalanmasından kendi lehine faydalanmak isteyen Bosnalı Sırplar ve Hırvatlar, ülke topraklarını paylaşma planları yaptı. Kasım 1991'de Hırvatlar Hersek Bosna Hırvat Cumhuriyeti'ni, Ocak 1992'de ise Sırplar Sırp Cumhuriyeti'ni tek taraflı olarak ilan etti.
Bu dönemde nüfusun önemli bir kısmını oluşturan Müslüman Boşnaklar, bağımsız bir devlet kurmak zorunluluğu hissettiler. Slovenya ve Hırvatistan'ın Yugoslavya'dan ayrılmasının ardından, Bosna Hersek'te de bağımsızlık referandumu kararı alındı.
Bosnalı Sırplar referandumu boykot etse de, 29 Şubat ve 1 Mart 1992 tarihlerinde yapılan halk oylamasına katılım oranı yüzde 64,31 oldu ve kullanılan oyların yüzde 99,44'ü bağımsızlık yönündeydi.
Bağımsızlık ilanını takiben, Bosna Hersek 22 Mayıs 1992'de Birleşmiş Milletler'e üye ülke olarak kabul edildi.
Müslüman Boşnaklar Sırp Paramiliter Birliklerinin Katliamlarına Maruz Kaldı
Bağımsızlık referandumunun ardından JNA ve Sırbistan'daki paramiliter Sırp birlikleri, Müslüman Boşnaklara karşı sistematik bir etnik temizlik başlattı. Boşnak lider Aliya İzetbegoviç'in önderliğinde, Bosna Hersek'in egemenliğini savunmak için farklı etnik kökenlerden insanlar bir araya geldi.
Bosna Hersek, kuzeyde ve doğuda Sırplara, güneyde ve batıda ise Hırvatlara karşı mücadele etti. Üç buçuk yıl süren savaş boyunca sivil katliamları, işkenceler ve etnik temizlikler yaşandı; başkent Saraybosna 44 ay boyunca kuşatma altında kaldı.
1995 Temmuz'unda Srebrenitsa'ya giren Sırp güçleri, birkaç gün içinde 8 bin 372 Boşnak erkeği katlederek soykırım gerçekleştirdi. Prijedor, Foca, Zvornik ve Visegrad gibi şehirler de benzer etnik temizliklere sahne oldu.
Dayton Barış Anlaşması İle Çatışmalar Sona Erdi
Yüz binlerce insanın hayatını kaybettiği, milyonlarca kişinin göç etmek zorunda kaldığı savaş, ABD'de yapılan müzakereler sonrası 21 Kasım 1995'te Dayton Barış Anlaşması'nın paraf edilmesiyle sona erdi. Anlaşma, Fransa'da 14 Aralık 1995'te Bosna Hersek Cumhurbaşkanı Aliya İzetbegoviç, Sırbistan Cumhurbaşkanı Slobodan Milosevic ve Hırvatistan Cumhurbaşkanı Franjo Tudjman tarafından imzalandı.
Bu anlaşmayla, Bosna Hersek'e karmaşık bir siyasi yapı kazandırıldı. Boşnaklar, Hırvatlar ve Sırplar 'kurucu halklar' olarak tanındı. Ülke, Bosna Hersek Federasyonu ve Sırp Cumhuriyeti olmak üzere iki entiteye ve Brcko bölgesine ayrıldı. Federasyon ise 10 kantona bölündü.
Devlet Başkanlığı Konseyi, Boşnak, Sırp ve Hırvat üyelerden oluşan bir yapı olarak en yüksek makamı temsil ediyor. Üyeler, dört yıllık dönemlerle halk tarafından seçiliyor ve dönüşümlü olarak başkanlık yapıyor. Yüksek Temsilci, geniş yetkilerle donatılmış bir yabancı diplomat olarak ülkede görev yapıyor.
Uzmanlara göre, bu kompleks yapı, yetki karmaşalarına ve karar alma süreçlerinde zorluklara neden oluyor. Devlet, entite ve kanton düzeylerinde 5 başkan, 13 başbakan ve 130'dan fazla bakan görev yapıyor.
Sırp Ayrılıkçı Söylemler
Bosna Hersek'te genç nüfusun Avrupa'ya göçü ve ekonomik sorunların yanı sıra, Sırp Cumhuriyeti yetkililerinin ayrılıkçı söylemleri gündemde kalmaya devam ediyor. Zaman zaman RS'nin bağımsızlık ilan edebileceği açıklamaları yapılıyor.
Dayton Anlaşması'nın taşınmaz mülklerle ilgili hükümleri tartışma konusu olmayı sürdürüyor. Bosna Hersek Anayasa Mahkemesi'nin kararlarına rağmen RS, entitelere mülklerin devredildiğini savunuyor.
Bosna Hersek Mahkemesi'nin RS Başkanı Milorad Dodik'e, Yüksek Temsilcilik Ofisi kararlarına uymadığı gerekçesiyle ceza vermesi, ayrılıkçı söylemleri daha da keskinleştirdi.
Bosna Hersek'in AB Üyeliği Hedefi
Bosna Hersek'in dış politikasının merkezinde AB üyeliği yer alıyor. 2016'da AB'ye resmi başvuruda bulunan ülke, 15 Aralık 2022'de aday ülke statüsü kazandı ve 12 Mart 2024'te resmi müzakerelere başladı.
NATO üyeliği konusunda ise Bosnalı Sırp yetkililer karşı çıkarken, diğer siyasetçiler bunu bir zorunluluk olarak değerlendiriyor.
2013 yılında yapılan son nüfus sayımına göre, ülkenin nüfusu 3 milyon 531 bin 159 kişi. Nüfusun yüzde 50,11'i Boşnak, yüzde 30,78'i Sırp, yüzde 15,43'ü Hırvat ve yüzde 3,68'i diğer etnik gruplardan oluşuyor. Toplam nüfusun yüzde 50,7'si ise İslam inancına mensup.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!