Bulgaristan Seçimlerinde Sandık Sınırlaması Tartışma Yarattı
Bulgaristan'da yurt dışı sandıklarının sınırlandırılması, anayasal hak ihlali olarak değerlendiriliyor.
Bulgaristan'da Şubat 2026'da yapılan yasal değişiklikle, Avrupa Birliği (AB) dışındaki ülkelerde diplomatik ve konsolosluk temsilcilikleri dışındaki sandık sayısının 20 ile sınırlandırılması, özellikle Türkiye'deki Bulgar vatandaşlarının seçime katılımını olumsuz etkileyebileceği yönünde endişeleri artırdı.
Geçmiş seçimlerde, Türkiye'de Nisan 2023'te 162, Haziran 2024'te 166 ve Ekim 2024'te 168 sandık kurulurken, bu yıl bu rakamın 27'ye düşmesi dikkat çekti.
Bulgaristan Adalet ve Hukuk Derneği (BAHAD) Başkanı Safiye Yurdakul, Anadolu Ajansı'na verdiği demeçte, getirilen bu düzenlemenin demokratik temsil ilkesine aykırı olduğunu ve bunun "anayasal hak ihlali" anlamına geldiğini ifade etti.
Yurdakul, söz konusu yasal değişikliğin, seçim hakkının tam olarak kullanılmasını engellediğini ve bu düzenlemenin 22 Ocak - 25 Şubat 2026 tarihleri arasında sadece 25 iş gününde parlamentodan geçtiğini belirtti. "Bugün Bulgaristan'da bir 'demokrasi krizi' yaşanmaktadır," dedi.
Yurdakul, Cumhurbaşkanı İliyana Yotova'nın yasanın anayasal hakları ihlal ettiğini belirterek vetosunu kullandığını, ancak parlamentonun bu uyarılara ve sivil toplum tepkilerine rağmen yasayı aynı şekilde kabul ettiğini hatırlattı. "Bu durum, Bulgaristan demokrasisinin ve kurumlarının karşı karşıya olduğu krizin en açık göstergesidir," diye ekledi.
BAHAD olarak, Türkiye'deki yaklaşık 40 sivil toplum kuruluşuyla birlikte Bulgaristan Ombudsmanına resmi başvuru yaptıklarını belirten Yurdakul, "Başvurumuzun temel nedeni, sandık sayısının azaltılmasının anayasal haklarımızı açıkça ihlal etmesidir," dedi.
Yurdakul, parlamentonun yasaları çıkarırken sadece vatandaşları mağdur etmekle kalmadığını, aynı zamanda Ombudsman ve Cumhurbaşkanlığı gibi kurumları da zor duruma soktuğunu belirtti. Sivil toplum kuruluşları olarak Ombudsman'dan, yasayı iptal için Anayasa Mahkemesine taşıma yetkisini kullanmasını talep ettiklerini ifade etti.
Yurdakul, hukukun üstünlüğünün yalnızca yasaların kağıt üzerinde var olması anlamına gelmediğini, vatandaşların temel haklarını koruması gerektiğini vurguladı. "Meclis, halka hizmet etmek yerine haklarını ihlal eden bir yapıya dönüşmüştür. Seçme hakkı, vatandaşın devletine olan bağının en kutsal göstergesidir. Sandık sayılarını kısıtlayarak bu bağı zayıflatmak, sadece Türk azınlığa değil, Bulgaristan demokrasisine de zarar vermektedir," dedi.
Yurdakul, Bulgaristan'ın Ankara Büyükelçiliği için sadece 3 sandık planlandığını belirtti. Bir sandığın günlük oy kullandırma kapasitesinin ortalama 800-900 kişi olduğunu, ancak binlerce seçmenin 13 saat içinde oy kullanmasının imkansız olduğunu ifade etti.
Bursa ve İstanbul'daki bazı kalabalık ilçelerde sandık sayısının 1 ile sınırlı tutulmasını, seçmeni sandıktan vazgeçirme stratejisi olarak gördüğünü belirtti ve şunları ekledi:
"Bir seçmenin oy kullanma işlemi ortalama 2 dakika sürer. Kesintisiz 13 saatlik bir seçim gününde, bir sandıkta en fazla 390-400 kişi oy kullanabilir. Bu, ‘sandığa git ama oyunu kullanamadan geri dön’ demektir. Ayrıca Konya, Bodrum, Mersin ve Antalya gibi yerlerde başvuru olmasına rağmen sandık kurulmayacak. Seçmenlerin uzun mesafeler kat etmesi gerekecek, bu da yaşlı, engelli ve çalışan seçmenler için ciddi bir engel teşkil edecek. Çorlu'da 1600'ün üzerinde elektronik başvuruya karşılık tek sandık öngörülüyor. Bu şartlarda tüm seçmenlerin oy kullanması mümkün değil. Elektronik başvuru sayıları sadece bir kesimi yansıtıyor ve seçim günü başvuru yapacaklarla birlikte yoğunluk daha da artacaktır."
Seçme ve seçilme hakkının Bulgaristan anayasası ile güvence altına alındığını vurgulayan Yurdakul, "Sandık sayısını 170'lerden 27'ye düşürmek, sadece bir 'teknik düzenleme' değil, doğrudan anayasal bir hakkın ihlalidir," dedi.
Sandık kısıtlamasının yalnızca belirli bir kesimi değil, demokratik haklarını kullanmak isteyen tüm Bulgaristan vatandaşlarını etkilediğini belirten Yurdakul, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İnsanları kilometrelerce yol kat etmeye, saatlerce kuyrukta beklemeye ve sonunda 'vaktimiz bitti' denilerek geri çevrilmeye mecbur bırakmak, vatandaşın iradesini yok saymaktır. Bu durum, demokrasinin özüne ve eşitlik ilkesine aykırıdır. Mesele hangi partinin kaç oy aldığı değil. Bu, bir siyaset hesabı değil, bir anayasal hak ve haysiyet mücadelesidir. Doğduğumuz, bağımızın olduğu ülkede haklarımızın ihlal edilmesine izin vermeyeceğiz. 1984 ve 1989 yıllarındaki zorunlu isim değişiklikleri ve sürgünlerin izleri, bugün modern yöntemlerle seçim hakkımıza saldırılarla yeniden ortaya çıktı. Doğduğumuz topraklardaki haklarımızın ihlal edilmesine, 'ikinci sınıf vatandaş' muamelesine maruz kalmaya artık izin vermeyeceğiz. Hem ulusal hem de uluslararası düzeyde haklarımızı savunmaya devam edeceğiz. Sandığa gitmek sadece oy vermek değil, 'Biz buradayız ve haklarımıza sahip çıkıyoruz' demektir. Bizi uzun kuyruklarla, uzak yollarla yıldırmak isteyenlere en iyi yanıtı birlik içinde, omuz omuza sandığa giderek vereceğiz."
5 Şubat'ta Bulgaristan'da kabul edilen Seçim Kanunu değişiklikleriyle, 19 Nisan'da yapılacak erken genel seçimlerde, AB dışındaki ülkelerde diplomatik ve konsolosluk temsilcilikleri haricinde kurulabilecek sandık sayısı 20 ile sınırlandırıldı.
Cumhurbaşkanı İliyana Yotova, 11 Şubat'ta değişikliklerin bazı maddelerini yeniden görüşülmek üzere parlamentoya iade etti ve düzenlemenin seçmenlerin oy kullanmasını zorlaştırabileceğini ve seçimlere katılımı olumsuz etkileyebileceğini belirtti.
Ancak, 24 Şubat'ta Bulgaristan Ulusal Meclisi, Yotova'nın vetosunu reddederek, yurt dışındaki sandıkların sınırlandırılmasını öngören yasayı aynı şekilde tekrar kabul etti.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!