Cevdet Yılmaz: Fırtınalı Dönemlerde Liderlik Daha Kritik
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, fırtınalı dönemde liderliğin önemini vurguladı ve Türkiye'nin ekonomik büyüme performansını değerlendirdi.
Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) tarafından İstanbul’da düzenlenen Geleneksel İftar Programı’na Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz katıldı. Etkinlikte birçok iş insanı da hazır bulundu. Yılmaz, küresel ekonomik ve siyasi gelişmeler ile Türkiye’nin büyüme performansı hakkında görüşlerini paylaştı.
'GEÇİŞ DÖNEMLERİ EN RİSKLİ ZAMANLARDIR'
Konuşmasında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, dünya genelinde zorlu bir süreçten geçildiğine dikkat çekerek, “Ekonomik ve siyasi anlamda zorlu bir dönemdeyiz. Suriye ve Gazze, mevcut durumun yansımalarından sadece bazıları. Dünya genelinde büyük bir ekonomik rekabet var. Uzak Doğu’da artan üretim gücü, küresel dengeleri sarsacak bir seviyeye ulaştı. Eski düzenin zayıfladığı, yeni bir düzenin ise henüz oluşmadığı bir geçiş sürecindeyiz. Bu dönemler en tehlikeli zamanlardır; risklerin arttığı, belirsizliklerin yükseldiği ve çatışmaların yoğunlaştığı süreçlerdir. Bu tür dönemlerde ülkelerin iç yapılarının güçlü kalması, birlik ve beraberliklerini güçlendirmesi her zamankinden daha önemlidir. Liderlik, dirayet ve tecrübe bu dönemlerde öne çıkmaktadır. Şanslı ülkelerden biri olduğumuzu söyleyebilirim. Liderlik her zaman önemlidir ancak fırtınalı dönemlerde çok daha kritiktir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, uzun yıllara dayanan tecrübesi, dirayeti ve medeniyet değerlerimize dayalı kapsayıcı dış politika vizyonuyla yalnızca ülkemiz için değil, bölgemiz ve küresel siyaset için de önemli bir konumdadır” ifadelerini kullandı.
'EKONOMİ İLK ÜÇ ÇEYREKTE YÜZDE 3,7 BÜYÜDÜ'
Yılmaz, “Geçen yılın son çeyrek verileri henüz açıklanmadığı için tahmin yapmamız gerekiyor. İlk üç çeyrekte ekonomimiz yüzde 3,7 oranında büyüdü. Bu, dünya ortalamasının üzerinde bir rakam. Tarım sektöründe hem don hem kuraklık yaşadığımız ve bu durumun büyümeyi olumsuz etkilediği bir yıl olmasına rağmen, ilk üç çeyrekte yüzde 3,7 büyüme kaydettik. Yıl genelinde ise yüzde 3,5 civarında bir büyüme öngörüyoruz. Büyüme anlamında iyi bir noktadayız ve istikrarlı bir şekilde ilerliyoruz” dedi.
'İHRACATTA TARİHİ REKOR: 273 MİLYAR DOLAR AŞILDI'
Cevdet Yılmaz, “Zorlu küresel talep koşullarına rağmen ihracatımız son derece olumlu bir seyir izliyor. Geçtiğimiz yıl ihracatımız 273 milyar doları aştı. Bu tarihi bir rekordur. Ocak ve Şubat ayları biraz olumsuz geçti. Yağışlar bol oldu, bu da bereketli bir yılın habercisi oldu ancak lojistik anlamda bazı sıkıntılar yaşadık. Birkaç ay kayıp yaşamış olsak da yılı kurtardık. İnşallah, kazasız belasız normal bir yıl geçirirsek, tarımda da çok olağanüstü bir yıl olmadığı takdirde büyümemiz olumlu etkilenecek. Geçen yıl gıda fiyatlarında görülen düşüş, enflasyon üzerinde olumlu bir etki yapacaktır. Ayrıca, hidroelektrik başta olmak üzere enerji üretimimizi artıracak olan bu yağışlar, içme suyu sorunlarımıza da çözüm olacaktır. Bu bizim için sevindirici bir gelişme” diye belirtti.
'2026 YILI DAHA OLUMLU GEÇECEK'
Enflasyon ve finansal piyasalar hakkında değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, “İlk iki ayda enflasyon beklentilerin üzerinde gerçekleşmiş olabilir, ancak yıl genelinde özellikle yaz dönemine yaklaştığımızda bu olumlu etkileri daha net göreceğiz. 2026 yılının daha olumlu geçeceğini rahatlıkla söyleyebilirim. Finansal piyasalar açısından da daha iyi bir yıl olacak. Hem özel sektörümüz hem de vatandaşlarımız için daha iyi bir dönem olacak. Gerçekçi hedeflerle, ayakları yere basan bir yaklaşımla yolumuza devam ediyoruz. Yakın coğrafyamızda popülist söylemlerin ülkeleri ne hale getirdiğini gözlemleyebiliyoruz” dedi.
'GÜÇLÜ VE HAKLI OLMALIYIZ'
Yılmaz, “Dünya genelinde 'güçlüysem her şeyi yapabilirim' anlayışı hakim olmaya başladı. Bu anlayışı tasvip etmiyoruz ancak gerçekleri de görmek zorundayız. Güçsüz ve haklı olmanın yeterli olmadığını biliyoruz. Güçlü olanlar zulmedebiliyor. Türkiye Cumhuriyeti olarak hem güçlü hem de haklı olmalıyız. Bu ikisini aynı anda başarmalıyız. Bunu yapabilirsek hem milletimize hem de mazlumlara hizmet edebiliriz. Bunun şartı ise birlik olmak, beraberlik içinde hareket etmek, kardeşlik duygusunu pekiştirmek, iç yapımızı güçlü tutmak, enerjimizi boş tartışmalara harcamamak ve hedeflerimize odaklanarak çok çalışmaktır” şeklinde konuştu.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!