Çiftçilerin Endişesi: Artan Maliyetler ve Üretim Üzerindeki Tehdit
Çiftçiler savaşın gölgesinde artan maliyetlerle boğuşuyor. Mazot ve gübre fiyatlarındaki artış, tarımsal üretim üzerinde baskı oluşturuyor.
Duygu Erdoğan / İSTANBUL - Küresel çapta etkisini gösteren savaş, çiftçilerin üretim faaliyetlerini tehdit ediyor. İlkbahar gibi tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu bir dönemde, artan maliyet baskıları, çiftçilerin toprak hazırlığı, ekim ve hasat gibi süreçler için endişelenmesine neden oluyor. Özellikle mazot ve gübre fiyatlarındaki keskin artış, çiftçilerin üretim planlarını zora sokuyor.
Haftalık hatta günlük olarak değişen fiyatlarla karşılaşan üreticiler, küresel düzeyde bu sorunlara çözüm bulmak amacıyla ülkelerin sunduğu çeşitli destek programlarına yöneliyor. Türkiye'de de benzer bir kaygı hakim. Üretim maliyetlerinin hızla artması nedeniyle çiftçiler, sürdürülebilir maliyetler için ek destekler veya ürün alım fiyatlarının artırılmasını talep ediyor.
Arz Kıt, Fiyatlar Yüksek
28 Şubat 2026'da ABD ve İsrail'in, İran'a yönelik hava saldırılarıyla başlayan ve İran'ın bölgede ABD üsleri ile İsrail'e balistik füzelerle karşılık vermesiyle alevlenen çatışmalar, tarım sektörünü olumsuz etkiliyor. Petrol ve gübre üretiminde önemli bir rol oynayan bu bölgede savaşın başlaması, tarım üzerindeki maliyetleri katladı. Son 25 günde, ülkeler arasında maliyetlerde yüzde 40 ila yüzde 100 arasında artış gözlemlendi. 27 Şubat'ta ton başına 482.50 dolar olan üre fiyatı, Mart ayı ortasında yaklaşık yüzde 50 artarak 720 dolara yükseldi ve yakın gelecekte 780 dolara ulaşması bekleniyor. Aynı dönemde, Orta Doğu kaynaklı amonyak fiyatları da yüzde 24 artarak 600 dolar seviyesine ulaştı.
Uzman Görüşleri
Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, çiftçilerin maliyet endişelerini dile getirerek, "75-80 liraya mazot alıp, tonunu 35-40 bin liraya gübre alarak nasıl üretim yapacağız?" şeklindeki sorusuna dikkat çekiyor. Türkiye, kimyevi gübrede yüzde 90'ın üzerinde bir dışa bağımlılığa sahip ve her yıl ortalama 1 milyar dolar harcayarak gübre veya gübre hammaddesi ithal ediyor. Ancak savaşın etkisiyle bu maliyetler ikiye, üçe katlanabilir. Temel destek planlı üretim desteği güncellenmeli ve üreticilere ek destekler sağlanmalı. Bu destekler sadece çiftçilere değil, aynı zamanda tüketicilere ve ülke ekonomisine de fayda sağlayacaktır.

Prof. Dr. Süleyman Soylu ise çiftçilerin endişeli olduğunu belirterek, "Fiyatlar bir günden diğerine değişiyor. Hububat için gübreleme zamanı, toprak hazırlığı ve ilkbahar ekimleri başlıyor. Hasat ise Mayıs sonunda başlayacak. Bu süreçlerin hepsi, gübre ve mazot gibi en büyük iki maliyet kalemiyle ilişkili. Eğer yakın zamanda bir destek modeli oluşturulmaz veya ürün alım fiyatı maliyetleri karşılamazsa, ürün deseni değişebilir ve daha az maliyetli ürünlerin ekimi artabilir." şeklinde konuştu.
25 Günde Ne Oldu?
Savaşın en büyük etkilerinden biri, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasıyla yaşanıyor. Basra Körfezi'nin girişinde yer alan Hürmüz Boğazı, Orta Doğu'dan dünya pazarlarına petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) taşıyan bir geçiş noktası. Deniz yoluyla taşınan petrolün yüzde 25'i bu boğazdan geçiyor. Buradaki geçişlerin kesilmesi, küresel bir enerji krizine yol açarken, ülkelerin mazot ve motorin fiyatlarını da artırıyor.
Körfez bölgesi, aynı zamanda yıllık yaklaşık 16 milyon ton gübre üretiminin merkezi ve Çin ve Hindistan gibi büyük üreticilerin ithalat ve ihracatında önemli bir rol oynuyor. Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin durma noktasına gelmesi, küresel nitratlı gübre arzının yüzde 38'ini ve fosfatlı gübre arzının yüzde 20'sini kesintiye uğrattı.

Türkiye'deki Durum
Türkiye, üretim için yakın zamanda kritik kararlar almak zorunda kalabilir. Artan mazot fiyatları, ilkbaharda tarla işlerinin yoğunlaştığı bir dönemde çiftçi için ciddi bir sorun teşkil ederken, hasat dönemi için de endişe yaratıyor. Ocak ayında 53 ila 58 lira arasında olan motorin fiyatı, 78 liraya yükseldi. Henüz bir ay geçmeden, savaşın maliyetiyle yurt içinde sadece mazot fiyatında yüzde 40'ı aşan bir maliyet farkı oluştu.
27 Şubat'ta ton başına 482.50 dolar olan üre fiyatı, Mart ortasında yüzde 50 artarak 720 dolara çıktı. Orta Doğu kaynaklı amonyak fiyatı da yüzde 24 artarak 600 dolara dayandı. Tüm bu gelişmeler gıda üretimini tehdit ederken, yurt içinde de hububat gübreleme döneminde üre gübrenin ton fiyatı 25 bin liradan 35 bin liraya yükseldi. İlkbahar ekimi için fosfor ağırlıklı taban gübre kilo fiyatı ise 34 liradan 44 liraya çıktı. Gübrede arz sıkıntısı olmamakla birlikte, fiyatların yansıtıldığı ifade ediliyor.
Acil Destek Paketleri Gündemde
İspanya, tarımda acil destek paketini gündeme alarak tarımsal amaçlı kullanılan mazotta ek indirim uygulamaya başladı ve gübre için ek bütçe onayladı.
Amerika Çiftçiler Birliği Federasyonu, ABD Başkanı Donald Trump'a bir mektup göndererek gübre konusunda destek talep etti. Mektupta, üre fiyatının ton başına 140 dolar arttığına dikkat çekildi.
İtalya da tarım için mevcut maliyet artışlarına göre bir çalışma yapıyor ve çiftçilere ek destekler duyuracak.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!