Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Al Jazeera'ye Tarihi Açıklamalar: "Mekke Anlaşması NATO'nun 5. Maddesi Gibidir"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki Mekke Anlaşması'nın detaylarını paylaşarak, paktın ortak savunma taahhüdü içerdiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Doha merkezli yayın kuruluşu Al Jazeera Arapça televizyonuna verdiği özel röportajda, bölgesel ve küresel gündemi sarsacak nitelikte önemli değerlendirmelerde bulundu. AK Parti’nin kuruluşunun 25. yıl dönümünde gerçekleştirilen bu tarihi mülakatta Erdoğan, Türkiye'nin dış politika vizyonunu, savunma sanayisindeki stratejik hamlelerini ve komşu coğrafyalardaki krizlere yönelik çözüm önerilerini paylaştı.
Mekke Anlaşması: NATO'nun 5. Maddesi Modeliyle Yeni Bir Bölgesel Savunma Paktı
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan güvenlik odaklı Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın küresel dengeleri değiştirecek bir adım olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu üçlü ittifakın dünyaya çok güçlü bir mesaj verdiğini ifade etti. Mekke'nin bu anlaşma için seçilmesinin sembolik ve manevi bir öneme sahip olduğunu belirten Erdoğan, anlaşmanın işleyişini NATO'nun meşhur ortak savunma ilkesine benzetti.
Erdoğan, "NATO’nun 5. maddesi neleri içeriyorsa, bu ortak savunma anlayışı da benzer bir yapıyı öngörüyor. Üç ülkeden herhangi birine yönelik bir saldırı gerçekleşmesi durumunda, bu ortak savunma paktı gereği diğer ülkeler de savunma sürecine dahil olacaktır" diyerek ittifakın askeri ve stratejik derinliğini gözler önüne serdi. Anlaşmanın genişlemeye açık olduğunu da sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı, arzu etmesi halinde Mısır başta olmak üzere diğer dost ülkelerin de bu yapıya katılabileceğini belirtti.
Şam ile Yeni Dönem: "En Kısa Zamanda Şam Seyahati Gerçekleştireceğim"
Suriye’deki yeni yönetim ve bölgesel istikrar konularına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğindeki yeni hükümetle devlet mekanizmalarının son derece koordineli ve sağlıklı bir ilişki yürüttüğünü açıkladı. Türkiye’nin komşusunun istikrarı için her türlü desteği vermeye devam edeceğini belirten Erdoğan, yakın gelecekte tarihi bir Şam ziyareti gerçekleştirmeyi planladığını müjdeledi.
Suriye halkının yalnız bırakılmayacağını vurgulayan Erdoğan, "Suriye bizim kardeşimizdir. En kısa zamanda Şam seyahati yaparak bu birlikteliği daha da pekiştireceğiz" şeklinde konuştu. Lübnan’daki gelişmelere de değinen Cumhurbaşkanı, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile gerçekleştirdiği görüşmeyi hatırlatarak, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırgan tutumunun durdurulması için ABD nezdinde girişimlerin sürdüğünü ve bu konuyu ABD Başkanı Donald Trump ile de yüz yüze görüştüklerini aktardı.
Küresel Gerilimler, Gazze ve ABD ile F-35 Süreci
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in Gazze ve Lübnan’daki saldırgan politikalarını sert bir dille eleştirerek, bölgedeki savaşın baş aktörünün İsrail olduğunu ifade etti. Hamas’ın barış ve ateşkes sürecinde son derece yapıcı bir tavır sergilemesine rağmen İsrail’in saldırılarını sürdürdüğünü belirten Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptıkları görüşmelerde Trump'ın da bu gidişattan rahatsız olduğunu gözlemlediğini dile getirdi. Erdoğan, Türkiye'ye yönelik olası bir tehdit karşısında ülkenin savaştan kaçınmayacağını ancak önceliklerinin her zaman dünya barışı olduğunu net bir dille ifade etti.
ABD ile ilişkilere de değinen Erdoğan, Türkiye'nin F-35 programına katılımı ve askeri tedarik süreçleriyle ilgili olarak Trump yönetiminin verdiği sözleri tutmasını beklediklerini kaydetti. Ankara-Washington hattındaki müzakerelerde İsrail’in hiçbir şekilde masada yer almadığını, muhatabın doğrudan ABD olduğunu vurguladı. Bunun yanı sıra Rusya ile ilişkilerin telefon diplomasisiyle son derece verimli şekilde sürdüğünü, Sudan ve Libya ile stratejik ortaklıkların kararlılıkla devam ettiğini belirtti. Özellikle Libya'nın petrol rezervlerinin Türkiye Petrolleri ortaklığıyla değerlendirilmesi yönünde somut adımlar atıldığını açıkladı.
Avrupa Birliği ile ilişkilere de değinen Erdoğan, Türkiye'nin 53 yıldır kapıda bekletildiğini ancak AB'nin öncelikli hedef olmadığını belirten Erdoğan, "Alırlarsa ne ala, almazlarsa ne ala. Kaybeden Türkiye değil, Avrupa Birliği olur" dedi. Son olarak Türk Silahlı Kuvvetleri'nin siyaset dışı, güçlü ve tek yürek olarak görevine devam ettiğini belirten Erdoğan, tüm Arap dünyasına birlik ve beraberlik mesajı gönderdi.
Haber: Ömer Faruk Karataş
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!