Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kritik İsrail Mesajları
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe'de yaptığı açıklamalarda İsrail'in saldırılarına değinerek Filistin'e destek mesajı verdi.
SON DAKİKA HABERİ: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda düzenlenen 'Emek Sofrası Buluşması' iftar programının ardından önemli açıklamalarda bulundu.
Erdoğan, 'Laikliği Birlikte Savunuyoruz' bildirisine değinerek, "Türkiye'nin son 23 yılda geçirdiği değişimi hazmedemeyen, zihniyet olarak köhneleşmiş bu grubun tutarsız söylemlerine sadece gülüp geçiyoruz." ifadelerini kullandı.

'İSRAİL'İN GAZZE VE BATI ŞERİA'YA YÖNELİK SALDIRILARI DEVAM EDİYOR'
Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şunlar:
10 Ekim'de sağlanan ateşkese karşın İsrail hükümeti, Gazze ve Batı Şeria'da saldırılarını artırarak sürdürüyor.
11 Ekim itibarıyla 615 Filistinli hayatını kaybetti ve 2 bine yakın Filistinli yaralandı. İnsani yardımların ulaştırılmasında hala ciddi zorluklar mevcut. Refah sınır kapısındaki kısıtlamalar ve zulümler ne yazık ki devam ediyor.
Kurşun ve şarapnel izleriyle dolu binalarda iftar açan, ancak zulme boyun eğmeyen Gazzeliler, imanlarıyla tüm Müslümanlara örnek teşkil ediyor.
Bu kutsal günlerin, başta Filistin olmak üzere dünyanın dört bir yanında onurunu korumak için mücadele edenlere vesile olmasını yürekten diliyorum.
Cenab-ı Allah'ın, Gazze'deki mazlumlar ve zulüm gören tüm kardeşlerimizin yardımcısı olmasını temenni ediyorum.
Ahi teşkilatlarımız, loncalarımız ve orta sandıklarımız asırlar boyu sadece işçi ve işverenin hukukunu korumakla kalmamış, aynı zamanda toplumsal düzenin en güçlü teminatlarından biri olmuştur. Ahi Evran'ın, 'Eşine, işine, aşına özen göster' sözleri dün olduğu gibi bugün de çalışma hayatımızın temel felsefesini oluşturuyor.
'EMEKÇİLERİN HAKLARININ GASP EDİLMESİNE İZİN VERMEDİK'
Emeği kutsal gören ve emeğin karşılığının ter kurumadan ödenmesini emreden bir inancın mensupları olarak, 2002 yılından bu yana siz değerli kardeşlerimizin hakkını teslim etmeye ve adil bir çalışma ortamı sağlamaya gayret ettik.
Amacımız; işçi, işveren, kamu görevlisi dahil herkesin hukukunun korunduğu ve iş barışının en üst düzeyde sağlandığı bir sistemi kazandırmak oldu. Ne sermaye düşmanlığı yaptık ne de emekçi kardeşlerimizin haklarının gasp edilmesine göz yumduk.
Dengeli ve akılcı politikalarla işçi, memur ve sendikalarımızın şartlarını iyileştirmek, refah seviyelerini artırmak için çaba harcadık.
'BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI KALDIRILARAK KADINLARIN HAKLARI GÜVENCE ALTINA ALINDI'
Refah seviyelerini artırmak için çaba gösterdik. Önceki siyasilerin vaatlerinden öteye gitmeyen alanlarda devrim niteliğinde adımlar attık.
Özellikle 1 Mayıs'ın Emek ve Dayanışma Günü ilan edilmesi, uzun yıllardır tartışma konusu olan bir konuydu ve bu tartışmalara biz son verdik.
İş sağlığı ve güvenliği kanununu çıkardık. Sendikaların kuruluş şartlarını kolaylaştırdık. Sendikal güvenceleri ve grev hakkını biz güçlendirdik. Kamu görevlilerimize toplu sözleşme hakkı tanıdık.
Ana muhalefet partisinin Anayasa Mahkemesi'ne taşıyıp iptal ettirdiği toplu sözleşme kararnamesini yeniden biz yürürlüğe koyduk.

'BU DÜZENLEMELER KİMİLERİNİ RAHATSIZ EDİYOR'
Başörtüsü yasağını kaldırarak kadınların hak ve özgürlüklerini güvence altına aldık. Kamu çalışanlarımız artık Cuma izni, Hac izni gibi haklardan tam ve etkin şekilde faydalanabiliyor.
Yıllarca örselenen, hakları yok sayılan ve keyfi yasaklarla mağdur edilen insanlarımıza yönelik bu düzenlemeler, ülkemizde bazı çevreleri ciddi biçimde rahatsız ettiğini görüyoruz. Din ve vicdan özgürlüğüne sahip olunması ve inancın kamusal alanda özgürce yaşanması, bazı kesimleri rahatsız ediyor ve adeta çıldırtıyor.
Şehit kanlarıyla yoğrulmuş, bin yıldır İslam'ın sancaktarlığını yapmış bir ülkede işçi, memur, üniversite öğrencilerinin Cuma'ya gitmesine ve çocukların Ramazan'ı doyasıya yaşamasına çirkin ifadelerle saldırıyorlar.
Laiklik kavramının arkasına saklanarak milletin inanç değerlerine saldıran, darbe girişimlerine tetikçilik yapan ve Türkiye'nin son 23 yılda yaşadığı değişimi kabullenemeyen bu zihniyeti gülerek izliyoruz.
Hangi bildiriyi yayınlarlarsa yayınlasınlar, biz toplumun hak ve özgürlüklerini geliştirmeye odaklanıyoruz ve bundan sonra da aynı kararlılıkla devam edeceğiz.
'ALIN TERİNİN DEĞERİNİ ÇOK İYİ BİLİRİM'
Çalışma hayatına genç yaşta İETT'de işçi olarak başlayan biri olarak alın terinin değerini çok iyi bilirim.
Özel sektörde ya da kamuda helal kazanç peşinde koşmanın ne kadar çaba gerektirdiğini gayet iyi bilirim. Aynı şekilde çalışmak, üretmek, ülke ekonomisine katkı sunmak kadar emeğin hakkını almanın öneminin farkındayız.
Siyasi emelleri için emeği ve emekçiyi istismar edenlerden olmadık. Meydanlarda söz verip sonra unutanlardan da değiliz.
Kendi işçisi grevdeyken lüks tatillerde keyif çatanlar gibi olmadık. 86 milyon vatandaşın emanetini taşıdığımızın bilinciyle hareket ettik.

'SOSYAL DESTEKLERİ ENFLASYONA EZDİRMEYECEK DÜZENLEMELER YAPTIK'
Maaş artışları, disiplin affı, refakat izni, ek ödemeler gibi konularda yaptığımız düzenlemelerle memurlarımızın haklarını iyileştirdik. Kamu görevlilerimizin maaş artış oranları, zam ve tazminatları, sosyal destekleri enflasyona yenik düşmeyecek şekilde biz düzenledik.
Emeklilerimizin bayram ikramiyesi, banka promosyonu gibi yeni haklardan faydalanmalarını sağladık. İlaç ve hastane sıralarında ömür tüketen vatandaşlarımızın tüm sorunlarını çözdük. Sağlık ve sosyal güvenlik sistemini sorunsuz işler hale getirdik.
Geçici işçilerin tam yıl çalışabilmelerini sağladık. Birçok projeyi hayata geçirerek çalışanlarımızı destekledik ve güçlendirdik. İnşallah bundan sonra da yanınızda olmaya devam edeceğiz.
Ramazan ayının milletçe birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi güçlendirmesine vesile olmasını diliyorum.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!