Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Türkiye'nin Güvenli Liman Özelliğini Güçlendiriyoruz
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin güvenli liman özelliğini güçlendirme çabalarından bahsetti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ATO Congresium'da gerçekleşen 8. Verimlilik ve Teknoloji Fuarı'nda yaptığı konuşmada, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda meydana gelen trajik olayların yürekleri dağladığını ve herkesi derinden etkilediğini ifade etti.
Kahramanmaraş'taki olayda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilere Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı, yaralılara ise acil şifalar dileyen Yılmaz, "Tüm milletimizin başı sağ olsun. Bu tür olaylar, siyasi görüşlerimizden ve kimliklerimizden bağımsız olarak hepimizin ortak acısıdır. Bu acıları paylaşabilmek ve ortak bir hissiyat geliştirebilmek milletin birlik ve beraberliğini gösterir. Bazı grupların bu acıları siyasi çıkarlar için kullanma çabalarını milletimizin vicdanına bırakıyorum. Bu tür durumlarda tartışmaya girmek istemiyoruz. Öncelikle bu acıyı yaşayacağız ve millet olarak birliğimizle paylaşacağız." dedi.
Yılmaz, olayla ilgili çok yönlü soruşturma ve incelemelerin sürdüğünü, ilgili tüm kurumların gece gündüz demeden çalışmalarını devam ettirdiğini belirtti.
Tüm bakanlıkların ve ilgili kurumların olayın kendi alanlarıyla ilgili boyutunu detaylıca incelediğini vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:
"Yaşanan olaylar çok boyutlu bir şekilde incelenecek, soruşturulacak ve kamuoyuna doyurucu bilgiler sunulacaktır. Bu tür hadiselerin bir daha yaşanmaması için gerekli önlemler ve uzun vadede neler yapılması gerektiği üzerine daha fazla konuşacağız. Dünyanın farklı ülkelerinde de benzer olayların yaşandığını gördük. Biz de maalesef ilk kez böyle bir olayla karşılaştık. Sosyolojik, kültürel boyutlardan teknoloji bağımlılığına, uluslararası istihbarat örgütlerinden radikal örgütlerin oluşturduğu ağ etkilerine kadar birçok boyutu tartışacağız."
Yılmaz, dünyanın yeni bir döneme girdiğini ve bu değişimin çok boyutlu bir şekilde incelenmesi gerektiğini söyledi.
Kamu kurumları, akademi, sivil toplum ve düşünce kuruluşlarıyla birlikte derinlemesine analiz yapmanın önemine değinen Yılmaz, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Güç mücadelesinin yoğunlaştığı bir dönemden geçiyoruz. Farkındalığımızı artırmalıyız. Ne yazık ki bu güç mücadelesi coğrafyamıza odaklanmış durumda ve bölgemiz adeta bu mücadelenin sahası haline gelmiş durumda. Gazze'de yaşanan insanlık dışı olaylar, Irak ve Suriye'deki durumlar, İsrail'in İran'a yönelik kışkırtmaları bölgemizi ateş çemberine çevirdi. Ukrayna-Rusya çatışması, Balkanlar ve Kafkaslar'daki gerilimler, çok farklı bir dönemden geçtiğimizi gösteriyor. Türkiye Cumhuriyeti olarak istikrarımızı korumaya ve güvenli liman özelliğimizi pekiştirmeye devam edeceğiz. Provokasyonlar ne olursa olsun, gücümüzü artırmaya, caydırıcı bir güç olarak konumumuzu daha üst seviyelere taşımaya devam edeceğiz. Aynı zamanda barış, istikrar, adalet ve hukuktan yana duruşumuzu sürdüreceğiz. Bu yaklaşımımızın önümüzdeki dönemde farklı perspektifler açacağına inanıyoruz."
Cevdet Yılmaz, "güçlüysem istediğimi yapabilirim" anlayışının hakim olduğu bir dönemde olduklarını ve bu tür dönemlerin insanlık tarihinde ayıplı dönemler olarak anılacağını belirtti.
"Bu tür dönemler uzun süre devam edemez," diyen Yılmaz, "Bir dip dalga gelecektir ve dünyamız daha adaletli bir şekilde yeniden şekillenecektir. Bu geçiş döneminde akılcı ve gerçekçi politikalarla hareket etmeliyiz. Gerçekçi olacağız, ayaklarımız yere basacak, içinden geçtiğimiz dönemi iyi okuyup tedbirler alacağız. Orta ve uzun vadeli hedeflerimizi, değerlerimizi ihmal etmeden bunu yapacağız. Türkiye Cumhuriyeti olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu çabaları sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, dünyanın büyük bir teknolojik dönüşüm sürecinde olduğunu ve bu dönüşümün özellikle yapay zeka ile şekillendiğini aktardı.
"Bu teknolojik dönüşüm sıradan bir değişim değil. Kamu yönetiminden savunma sanayisine, sağlıktan eğitime kadar her alanı etkileyen bir süreçten bahsediyoruz. Bu yüzden iyi anlamalı ve uygun stratejiler geliştirmeliyiz. Yeni teknolojiler büyük fırsatlar sunarken, sosyal ve siyasal tahribatları da beraberinde getirebiliyor. Bizim görevimiz, dengeyi sağlayarak verimliliği artırmak, sosyal adaleti geliştirmek ve olumsuz etkileri en aza indirmek." dedi Yılmaz.
Ahlaki değerlerden kopuk bir teknolojik ilerlemenin tehlikelerine dikkat çeken Yılmaz, Gazze'de yaşananların bu durumun en acı örneklerinden biri olduğunu belirtti.
"Teknolojik ilerleme insani değerlerle birleşmediğinde bir anlam ifade etmiyor. Bir toplum sadece teknik ve bilimsel ilerlemeyle medeni olamaz, ahlakla, hukukla ve insani değerlerle birleşmediğinde bir zulüm makinesine dönüşebilir. Bizim amacımız, teknolojiye açık olmak ve onu en iyi şekilde değerlendirirken karanlık taraflarını en aza indirmek." dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye'nin teknolojik egemenlik konusunda kararlılığını ve özgüvenini fuarlar sayesinde bir kez daha gösterdiğini belirtti.
"Teknolojiyi sadece tüketen değil, üreten ve geliştiren bir ülke olmalıyız ki egemenliğimizi koruyabilelim." şeklinde konuşan Yılmaz, dijital teknolojiler, yapay zeka ve veri merkezleri gibi alanlarda yatırımları desteklediklerini vurguladı.
"Yapay zeka ve yeni teknolojilerin sosyal adaletsizliği artırma riski var. Bu teknolojiler sadece belirli gruplarda kalırsa sosyal dengesizliklere yol açabilir. Hükümet olarak amacımız, bu teknolojileri tüm ülkeye yaymak ve tüm vatandaşların erişimini sağlamak. Böylece sosyal adaleti zayıflatıcı etkileri engelleyip, fırsat eşitliğini artırmak istiyoruz. Türkiye olarak bu süreçlere yön veren, öncülük eden bir ülke olma iddiamızı sürdüreceğiz. Gelecek, onu bugünden tasarlayanların, veriyi doğru okuyanların ve sürdürülebilirliği milli bir şuurla tesis edenlerin olacaktır." dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 8. Verimlilik ve Teknoloji Fuarı'nın hazırlanmasına katkı sağlayan Türkiye Verimlilik Vakfı ve Ankara Bilim Üniversitesi yetkililerine teşekkürlerini sundu.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!