Değerli Metallerde Artışın Perde Arkası: Üç Temel Faktör
Değerli metallerdeki yükselişin ardındaki üç ana faktör: ABD-İran ateşkesi, doların değer kaybı ve enflasyon beklentileri.
Küresel piyasalarda son dönemde yaşanan dalgalanmalar, yatırımcıların güvenli limanlara yönelmesine neden oldu. Özellikle emtia piyasasında değerli metallerin fiyatları, jeopolitik gelişmelerin etkisiyle yükseliş trendine girdi. Altın ve gümüş, haftayı yatırımcılarına kazanç sağlayarak kapadı.
Geçtiğimiz hafta emtia piyasalarında fiyat hareketlerinin ana kaynağı, ABD ve İran arasında sağlanan geçici ateşkes ve Hürmüz Boğazı'ndaki durumun normale dönüp dönmeyeceği konusundaki beklentilerdi.
8 Nisan'da Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, İran'ın ateşkesi kabul ettiği ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden açacağı belirtildi. ABD yönetimi, daha kapsamlı bir barış anlaşması için görüşmelere devam ediyor.
Bununla birlikte piyasalarda oluşan genel kanı, ateşkesin ilk etkisinin hafifletici olduğu, ancak enerji arz güvenliği konusundaki risklerin tamamen ortadan kalkmadığı yönündeydi.
Küresel petrol ticareti ve sıvılaştırılmış doğal gaz akışı açısından stratejik önemde olan Hürmüz Boğazı, yatırımcıların bu süreci dikkatle izlemesine neden oldu.
Hafta boyunca barış görüşmelerinin olumlu sonuçlar vereceğine dair iyimserlik artarken, sigorta ve nakliye maliyetleri ve geçiş kapasitesine dair belirsizlikler enerji piyasalarında aşağı yönlü hareketi sınırladı.
GÜNCEL ALTIN FİYATLARI İÇİN TIKLAYIN
Ateşkes haberi piyasalarda ilk başta bir rahatlama yaratmış olsa da, taraflardan gelen çelişkili açıklamalar fiyatlamaların hızla dengelenmesine yol açtı.
Özellikle enerji altyapısının ne derece hasar aldığı, Boğaz geçişlerinin hızla normalleşip normalleşmeyeceği ve üretim kayıplarının ne kadar sürede telafi edileceği konusundaki belirsizlikler, emtia piyasalarında risk primlerinin tamamen çözülmesini engelledi.
Uzmanlar, ateşkesin kalıcı bir siyasi çözüme dönüşmesinin enerji alanında daha belirgin bir rahatlama sağlayabileceğini, ancak şu an için bunun erken olduğunu belirtti.
MERKEZ BANKALARINDAN GELEN MESAJLAR VE MAKROEKONOMİK VERİLER
Büyük merkez bankalarından gelen açıklamalar ve makroekonomik veriler de emtia piyasasındaki fiyatlamaları etkiledi.
ABD Merkez Bankası'nın (Fed) 8 Nisan'da yayımladığı 17-18 Mart tarihli toplantı tutanakları, enerji kaynaklı fiyat baskılarının enflasyon görünümü açısından risk oluşturmaya devam ettiğini gösterdi.
Tutanaklarda, enerji şokunun manşet enflasyondan çekirdek enflasyona geçiş potansiyelinin değerlendirildiği ve bazı üyelerin gerektiğinde daha sıkı para politikası uygulamaya açık olduğu görüldü.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) ise enerji arzındaki bozulmanın boyutuna ve süresine bağlı olarak daha sıkı bir politika ihtimalinden bahsetti.
Çin Merkez Bankası'nın (PBoC) ise faiz indirimi beklentilerini azaltan, likidite araçlarını ön plana çıkaran bir yaklaşım sergilemesi dikkat çekti. Bankanın altın alımlarını sürdürmesi de değerli metallerin fiyatını destekleyen faktörler arasında yer aldı.
ABD'de mart ayı enflasyonu yıllık bazda yüzde 3,3, aylık bazda ise yüzde 0,9 arttı. Verilerin alt kalemleri, enerji maliyetlerinin fiyat baskılarında etkili olduğunu gösterdi.
Şubat ayına ait kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi, fiyat baskılarının enerji şoku öncesinde tamamen geçmediğine işaret etti. PCE aylık yüzde 0,4, yıllık yüzde 2,8 artarken çekirdek PCE yıllık yüzde 3 arttı. Tüketim harcamaları da aylık yüzde 0,5 yükseldi.
New York Fed'in tüketici beklentileri anketi, 1 yıl sonrası enflasyon beklentisinin yüzde 3,4'e, benzin fiyatı beklentisinin ise yüzde 9,4'e çıkmasıyla, enerji kaynaklı baskıların beklenti kanalı üzerinden de izlendiğini ortaya koydu.
Çin'de mart ayında Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) yıllık bazda yüzde 0,5 arttı ve uzun süredir devam eden düşüş trendini sonlandırdı.
Tüm bu gelişmelerin ardından ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,34 seviyesine çıkarken, dolar endeksi haftalık bazda yüzde 1,4 düşerek 98,6 seviyesine geriledi.
DEĞERLİ METALLERDE YÜKSELİŞİN ÜÇ TEMEL NEDENİ
Değerli metallerin fiyatlarında, ABD-İran arasındaki ateşkes süreci, dolar endeksindeki düşüş ve ABD'deki enflasyon beklentileri etkili oldu. Jeopolitik gerilimin azalması güvenli liman talebini düşürürken, doların değer kaybetmesi ve faiz indirimi beklentilerinin artması değerli metallerin yükselmesini sağladı.
Haftanın başında, jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatlarını yükseltip enflasyonu artırabileceği ve bunun Fed'in faiz indirimlerini geciktirebileceği endişesiyle değerli metaller satış baskısıyla karşılaştı. Altın, gümüş, platin ve paladyumda düşüşler gözlendi.
Hafta ortasında ise yön değişti. ABD-İran arasında iki haftalık ateşkesin sağlandığı haberi sonrası petrol fiyatlarının düşmesiyle azalan enflasyon beklentileri ve doların zayıflaması, değerli metalleri destekledi.
Bu süreçte altınla birlikte gümüş, platin ve paladyumda da keskin artışlar görüldü. Enerji maliyetlerinin düşmesiyle enflasyon baskısının azalabileceği ve bunun Fed'in faiz politikalarını yumuşatabileceği düşüncesi fiyatlamalarda etkili oldu.
Haftanın ikinci yarısında piyasalar daha temkinli bir duruş sergiledi. Ateşkesin kalıcılığına dair soru işaretleri devam ederken, taraflardan gelen çelişkili mesajlar ve ABD'de açıklanan makroekonomik veriler fiyatlamalar üzerinde etkili oldu.
Çin Merkez Bankası'nın altın alımlarına devam etmesi de altın fiyatlarını destekleyen faktörler arasındaydı.
Paladyumda ise Rusya'ya yönelik olası ticari önlemler, arz endişelerini artırarak fiyatlamalar üzerinde etkili oldu.
Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde ons bazında fiyatlar gümüşte yüzde 4,1, platinde yüzde 2,7, paladyumda yüzde 1 ve altında yüzde 1,6 arttı.
GRAM ALTIN DAHA YÜKSEK KAPATTI
Yurt içinde gram altın fiyatları haftayı 6.800 TL'nin üzerinde tamamladı. Fiyatlar hafta ortasında 7.000 TL'ye kadar yükselse de Orta Doğu'dan gelen çelişkili açıklamalar, fiyatların daha temkinli hareket etmesine neden oldu. Gram altın haftayı %1.8 oranında artışla kapattı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!