Dervişoğlu: PKK'nın Silah Bırakmadığı Raporla Açıklandı
Müsavat Dervişoğlu, TBMM raporunu eleştirerek, PKK'nın silah bırakmadığını ve ihanet sürecinin devam ettiğini belirtti.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, parti merkezinde gerçekleştirdiği basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu, TBMM'de 'Terörsüz Türkiye' hedefiyle kurulan komisyonun raporunu eleştirerek, '103 yıllık Cumhuriyet'imizin ve milli üniter yapımızın bir terör örgütü lideri ve sözcülerinin diliyle hedef alındığını görüyoruz. İktidarın çeyrek asırdır adalet ve demokrasiyi göz ardı ederek, bir teröristin özgürlüğü için kurduğu bu komisyondan ancak böyle bir rapor çıkabilirdi,' dedi.
'İhanet Süreci Devam Ediyor'
Dervişoğlu, raporun içeriğini değerlendirirken, 'Rapor, Cumhuriyet devletine '100 yıllık zulüm' diyenlerle '100 yıllık reklam arası' diyenlerin ortak bir metni olarak karşımıza çıkıyor. Bu metin, 57 yıllık Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhuriyet'i kuran tüzel kişilik olduğunu iddia eden Cumhuriyet Halk Partisi tarafından desteklenmektedir. Bu ihanetin meşrulaştırılması, muhtemel milli felaketten onları kurtarmayacaktır,' ifadelerini kullandı.
Dervişoğlu, 'Rapor, PKK'nın silah bırakmadığını açıkça ortaya koyuyor. Türk milletinin büyük bir özveriyle yürüttüğü terörle mücadele dönemi bile küçümsenmektedir. Erdoğan, yeni bir iktidar yapısını kurmak için bir düzenek oluşturmuş ve farklı siyasi partileri bu yapının parçası haline getirmiştir. Sürece katılan herkese cezasızlık zırhı verilmesi isteniyor, ancak bu ihanetle hesaplaşmamızı engelleyemeyecektir,' dedi.
'Merkezi Zayıflatılmış Bir Devlet Yapısı Amaçlanıyor'
Dervişoğlu, raporda Türkiye'nin üniter yapısını zayıflatacak ifadeler yer aldığını belirterek, 'Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, 'Türkler, Kürtler, Araplar ve diğer kardeş halklar' olarak tanımlanmakta, bu da etnik toplulukların toplamı gibi bir algı yaratmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir, bunu Mustafa Kemal Atatürk söylemiştir. TBMM, kardeş halklar konfederasyonu kurmak için değil, Türkiye Cumhuriyeti'ni ve Türk milletini yaşatmak için vardır,' dedi.
Bu senaryonun daha önce başka ülkelerde de görüldüğünü belirten Dervişoğlu, 'Önce terörü bitirme söylemi gelir, ardından çok kimlikli toplum dili ortaya çıkar, sonra yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve özel hukuk düzenlemeleri gelir. En sonunda da devletin yapısı tartışma konusu olur. Bu küresel aklın yıllardır uyguladığı bir modeldir. Irak, Suriye, Lübnan ve Balkanlar'da benzerlerini gördük. Şimdi, 'Barış, kardeşlik, halk ve demokrasi' denilerek Türkiye'de de aynı hedefler konuluyor,' diye konuştu.
Dervişoğlu, bu süreçlerin tesadüf olmadığını, aksine iyi planlanmış bir yöntem olduğunu belirterek, 'Gevşetilmiş bir üniter devlet, kimliklere bölünmüş bir toplum, merkezi zayıflatılmış bir devlet yapısı hedefleniyor,' dedi.
Dervişoğlu'nun konuşmasında yer alan bu eleştiriler, Türkiye'nin iç politikası açısından önemli tartışmalara yol açacak gibi görünüyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!