Dijital Çağda Haberlerin Gücü ve Etkisi: Sosyal Medyanın Rolü
Dijital medyanın çerçeveleme gücü, sosyal medya platformlarında haberlerin algılanış şeklini etkiliyor.
Ankara
Son yıllarda krizler, siyasi gelişmeler ve sosyal konular üzerine yapılan paylaşımlar, insanların duygu ve düşüncelerini önemli ölçüde şekillendirmektedir.
📲 Artık haberler ayağınıza geliyor.
Sosyal medya platformları, çerçeveleme teknikleri kullanarak kamuoyunun olayları algılayış biçimini büyük ölçüde etkileyen güçlü anlatı araçları haline gelmiştir.
İçeriklerin dijital platformlarda hızla yayılması, hangi unsurların vurgulanıp hangilerinin arka planda kaldığını belirleyerek haberin etkisini ve toplumsal tartışmaların yönünü tayin ediyor.
İletişim uzmanı Dr. Sabina Civila, sosyal medya haberciliğindeki çerçeveleme pratiklerinin haber üretim süreçlerine etkisi, algoritmaların rolü ve gazetecilerin etik sorumlulukları üzerine AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Civila, çerçevelemeyi haberin izleyicilere sunulma biçimi olarak tanımlarken, "Bu, insanların gerçekliği belirli bir şekilde algılamasına yol açar. Örneğin, '100'den fazla yasa dışı göçmen İtalya kıyılarına ulaştı.' ifadesi ile '100 kişi, yeni fırsatların peşinde İtalya'ya geldi.' ifadesi benzer gerçekleri anlatmasına rağmen farklı anlamlara sahiptir." dedi.
Sosyal medya çağında başlıkların ve kısa mesajların hızla yayıldığını ve genellikle içerik olmadan yayıldığını belirten Civila, "Ekranınızda aniden beliren bir şeyin nereden geldiğini bilmek zordur. Bu nedenle, sosyal medya haberciliğinde çerçevelemenin nasıl çalıştığını anlamak, kullanıcıların haberleri daha eleştirel bir biçimde değerlendirmesine ve manipülasyondan kaçınmasına yardımcı olur." ifadelerini kullandı.
"Çerçeveleme artık yalnızca gazeteciler veya medya kuruluşları tarafından yönetilmiyor"
Civila, çerçevelemenin bir iletişim modeli olduğunu vurgulayarak, "Medya kuruluşları haberleri üretir, hedef kitle ise bunları alır; ancak sosyal medyanın gelişimiyle birlikte üçüncü bir aktör ortaya çıkmıştır: sosyal medya platformları. Kendi çıkarları ve politikaları olan bu platformlar, çerçeveleme konusunda daha derin bir değişim yaratmıştır." değerlendirmesinde bulundu.
ChatGPT veya Gemini gibi yapay zeka araçlarından bilgi alırken, gazetecinin orijinal çerçevesinin genellikle kaybolduğuna dikkat çeken Civila, "Cevaplar, sistem tarafından yeniden yapılandırılır, kaynaklar seçilir, içerik özetlenir ve yeni bir anlatı sunulur. Çerçeveleme artık yalnızca gazeteciler veya medya kuruluşları tarafından değil, aynı zamanda teknolojik aracılar tarafından da kontrol ediliyor." diye konuştu.
Sosyal medya platformlarının ana amacının haber yaymak olmadığını belirten Civila, "Platformlar, algoritmalar, moderasyon politikaları ve ekonomik çıkarlar aracılığıyla görünürlüğü şekillendirir. Algoritmalar genellikle kullanıcının önceki tercihleriyle uyumlu içeriği önceliklendirir çünkü bu tür içerikler, kullanıcıların platformda daha fazla vakit geçirmesini sağlar ki bu da şirketlerin ana hedeflerinden biridir." ifadelerini kullandı.
Civila, sosyal medyada bazı haberlerin öne çıkarılırken diğerlerinin neredeyse görünmez hale geldiğine işaret ederek, "Aynı durum yapay zeka sistemleri için de geçerlidir. Yanıtlar, şirketlerin politikaları ve kullanıcıyla yapılan konuşmanın bağlamı tarafından şekillenir. Bu da kullanıcının aldığı bilginin tarafsız olmadığı ve teknolojik tasarım seçimlerinden etkilendiği anlamına gelir." dedi.
Sosyal medyada duygusal çerçevelerin diğerlerine göre daha hızlı yayıldığını doğrulayan araştırmaların olduğunu belirten Civila, "Bu tür içerikler etkileşimi artırır ve algoritmalar bu etkileşimi ödüllendirmek üzere tasarlanmıştır. Pratikte bu, kullanıcı davranışıyla en yakın bağlantıdır. Dolayısıyla bir kullanıcı, sık sık duygusal veya kutuplaştırıcı içeriklerle etkileşime giriyorsa algoritmalar, benzer çerçeveler gösterme eğiliminde olacak ve belirli bir bakış açısını pekiştirecektir." şeklinde konuştu.
"Kriz dönemlerinde etik zorluk, hız ve görünürlük yerine doğruluk ve içeriği tam vermeyi tercih etmektir"
Civila, sosyal medyada kullanılan görseller ve kısa videoların özellikle hızlı bir şekilde dikkat çekmek için tasarlandığını ifade ederek, "Bu da haberlerin genellikle gerçek olayları açıklamaktan ziyade viral olmak için kurgulandığı anlamına gelir. Bu süreçte birçok içerik kaybolur." dedi.
Bu sadeleştirmenin, haberlerin tüketimini kolaylaştırırken aynı zamanda yanlış bilgi riskini de artırdığını belirten Civila, "Elbette, bu tür uygulamalara karşı çıkan ve içeriğe öncelik vererek çalışan bağımsız gazeteciler de mevcut ancak hepsi böyle değil." dedi.
Civila, sosyal medya haberciliğinde birçok etik risk bulunduğunu ve yeni teknolojilerin gelişmesiyle kriz dönemlerinde yeni risklerin ortaya çıktığını belirterek, "Gazeteciler bu nedenle baskı altındadır ve hızlı bir şekilde görünür olmak isteyebilirler ki bu da basitleştirme veya duygusal çerçevelemeye yol açabilir. Kriz dönemlerinde etik zorluk, hız ve görünürlük yerine doğruluk ve içeriği tam vermeyi tercih etmektir." diye konuştu.
Sosyal medya platformlarının küresel bir yapıda olduğunu belirten Civila, sözlerini şöyle tamamladı:
"İş modelleri ve algoritmik mantık her zaman gazetecilik değerleriyle örtüşmeyebilir. Radikal bir yaklaşım sergilemek istersem, editoryal çizginizi korumak istiyorsanız sosyal medyada paylaşım yapmayı bırakın derim ancak bunun mümkün olmadığını da biliyorum. Bu yüzden tavsiyem, bu platformların çerçevelemeyi nasıl etkilediğinin farkında olun ve etkileşim odaklı anlatılar elde etmek için içeriği tam ve doğru verin."
Sosyal medya kullanıcılarına "Çeşitli kaynakları takip edin, okuduklarınızı sorgulayın ve internette kendinizi koruyun." şeklinde öneride bulundu.
Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!