Dijital Dünyada Gerçek ve Sahteyi Ayırmak Şirketlerin Sorumluluğunda
Dijital çağda sahte içeriklerin gerçek gibi algılanması bireyleri manipülasyona açık hale getiriyor ve bu doğrultuda şirketlere büyük sorumluluklar düşüyor.
Günümüz dijital çağında, sahte içeriklerin gerçek gibi algılanması, bireylerin manipülasyona açık hale gelmesine neden oluyor. Bu durumun gerçeklik algısı üzerinde ciddi etkileri olduğunu belirten Etike, "Artık neyin gerçek, neyin sahte olduğuna karar vermek oldukça güçleşti," diye ifade etti.
Etike, medya kuruluşlarının herhangi bir görsel veya yazılı içeriği kullanmadan önce mutlaka doğrulaması gerektiğini vurgularken, yanlış bilgi içeren içeriklerin paylaşımından kaçınılması gerektiğini belirtti.
Dünya genelinde, üretken yapay zeka ile oluşturulan içeriklere yönelik çeşitli yasal düzenlemeler oluşturulmaya çalışılıyor. Bu çerçevede Etike, "Bu tür sorunlar karşısında sorumluluğu bireylere bırakmak ciddi riskler taşıyor. Bu içerikleri üreten ve bu içeriklerin yayılmasını sağlayan şirketler önemli sorumluluklar üstlenmeli ve bu sorumluluk yasalarla düzenlenmeli," dedi.
"İnsanların Kapasitesinin Ötesinde Bir Hız"
Doç. Dr. Etike, teknoloji şirketlerinin sorumluluklarına dikkat çekerek, üretken yapay zeka ile oluşturulan görsellere filigran eklenmesi gerektiğini söyledi.
Sosyal medya platformlarında üretken yapay zekayla üretilen içeriklerin doğru şekilde etiketlenmesi ve içerik üreticilerinin bu bilgiyi paylaşmasının önemli olduğunu belirten Etike, "Medya okuryazarlığı, dijital okuryazarlık ve yapay zeka okuryazarlığının geliştirilmesi de bu sürecin bir parçası. Ancak sahte ya da manipülatif içeriklerin tespit edilmesinde asıl sorumluluk, bu teknolojiyi üreten ve dağıtan şirketlerde," dedi.
Etike, medya okuryazarlığı eğitimlerinin gelişen teknolojilere göre güncellenmesi gerektiğini, bu teknolojilerin toplumsal sonuçlarının ve bilgiyle olan ilişkimizin nasıl değişeceğinin öğretilmesinin önemine değindi.
Üretken yapay zeka içerikleriyle ortaya çıkabilecek hak ihlalleri hakkında da konuşan Etike, "Bireylerin görüntülerinin alınıp kişisel haklarına zarar verebilecek şekilde kullanılması, insan itibarını zedeleyebilir ve uzun süre tamir edilemeyebilir," uyarısında bulundu.
Etike, bu tür içeriklerin gerçekliğini bireysel olarak ayırt etmenin zorluğuna dikkat çekerek, "Ne kadar bilgi sahibi olursanız olun, çıplak gözle ayırt etmek imkansız olabilir. Bu teknoloji hızla ilerliyor ve ayırt etmek daha da zorlaşacak. Doğrulama algoritmaları, dedektörler gibi teknik araçlar kullanılabilir. Ancak bu, teknolojiyle yarışmak gibi bir kısır döngüye dönüşüyor," diye ekledi.
"Ticari Amaçlar Gerçeği Gölgede Bırakıyor"
Etike, üretken yapay zekada kullanılan verilerin önyargılı ve ayrımcı olmaması, algoritmaların şeffaf ve hesap verebilir olması gerektiğine işaret etti.
Etik standartların düzenleme için yeterli olmadığını belirten Etike, "Algoritmik ayrımcılık ya da dezenformatif içerikler gibi sorunlar sadece teknik meseleler değil. Tasarımcıların dünya görüşleri ve kavramsal yaklaşımları belirleyici oluyor. Burada teknik düzenlemeler yerine, teknolojinin amacı ve kim tarafından geliştirildiği önemli hale geliyor," dedi.
Etike, büyük teknoloji şirketlerinin medya için teknoloji üretirken, bunu kendi amaçları doğrultusunda yaptığını belirtti ve "Bu durum, gazetecilik amaçlarımızı ticari amaçlar karşısında görünmez kılıyor. Algoritmalar belirleyici hale gelirse, kimin tarafından tasarlandığı önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor," diye ekledi.
"Etik ve Medya Okuryazarlığını Geliştirmeliyiz"
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü Başkanı Prof. Dr. Onur Dursun, üretken yapay zeka ile oluşturulan ve sansasyon yaratan içeriklerin, gerçek medyayı da sorunlu hale getirdiğini söyledi.
Dursun, "İnsanlar, içeriklerin kim tarafından üretildiğini sorguluyor. Bu tür soru işaretleri her yaş grubunda var," dedi.
Manipülatif içeriklerin kitlesel patolojiye neden olabileceğini belirten Dursun, "Yapay zeka ile üretilen içeriklerin toplumu manipüle ettiği tamamen doğru değil ama etkileyen içerikler var," dedi.
Üretken yapay zekanın kullandığı verinin özgünlüğü tartışmalı bir konu. Dursun, içeriklerin manipülatif olmasının yanı sıra emek hırsızlığı ve intihale yol açabileceğini vurguladı.
Mahremiyet ihlalinin medya için problem teşkil ettiğini belirten Dursun, "Gözetim toplumu, dijital izler ve hareketlerimiz izleniyor. Yapay zeka bu durumları derinleştirdi," dedi.
Dursun, sansürün doğru bir yaklaşım olmadığını ancak hak ihlallerini önleyecek yasal önlemler alınması gerektiğini vurguladı.
Karşı propaganda ve itibar zedeleyici içeriklerin üretilebileceğine dikkat çeken Dursun, "Etik eğitim, değer eğitimi ve insan kavramı öğretilmeli, medya okuryazarlığı ve dijital okuryazarlık geliştirilmelidir," dedi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!