Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: İsrail'in tuzağına düşmeyin
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail ve ABD'nin başlattığı savaşın bölgesel yayılma tehlikesine dikkat çekti ve Türkiye'nin öncelikli hedefinin savaşı durdurmak olduğunu belirtti.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın açıklamalarında öne çıkan konular şunlar oldu:
"SAVAŞIN BÖLGESEL YAYILMA RİSKİ VAR"
Savaş, tüm dünyanın gözleri önünde gerçekleşiyor. Hem bölgesel hem de küresel politikalar üzerinde ciddi yıkıcı etkileri söz konusu. Ne yazık ki, ABD ve İsrail'in uluslararası hukuka aykırı bir şekilde başlattığı bu savaş, bölgesel yayılma riski taşıyor. Türkiye olarak, ilk günden beri belirlediğimiz ana hedeflerimiz vardı. Öncelikle, mümkünse savaşın başlamamasını sağlamak, ancak başladıktan sonra savaşı durdurmak; ikinci olarak savaşın daha da genişlemesini önlemek ve son olarak Türkiye'yi bu savaşın dışında tutmak.
Cumhurbaşkanımız bu konularda çok net bir vizyon ortaya koydu. Biz de günlük politikaları uygularken, temaslarımızı sürdürürken ve inisiyatiflerimizi geliştirirken bu çerçevede hareket ediyoruz. Türkiye'nin bölgesel vizyonu, çatışmaların çözümü ve bölgesel sahiplenmeyi esas alan yaklaşımı, bu tür tehditleri öngördüğü için kıymetliydi. Ancak, yıllara dayanan nükleer mesele ve diğer nedenlerle birikmiş enerji, maalesef bir savaş olarak ortaya çıktı.
İlginizi Çekebilir
Bakan Fidan’dan Görmez’e ziyaret
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'dan diplomatik temaslar
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistanlı mevkidaşı ile görüştü"ÖNCELİK SAVAŞIN DURDURULMASI"
Öncelikli hedefimiz, savaşı durdurmak ve daha geniş bir alana yayılmasını engellemek. Bunun için diğer ülkelere sıçramamasını, bölgede kalıcı düşmanlıkların ve istikrarsızlıkların oluşmamasını sağlamak önemli. Çünkü bu savaş bir noktada sona erecek; ancak bölgesel istikrarsızlık, nükleer bombalama sonrası gibi uzun vadeli hasarlar bırakabilir. İşbirliğini, kalkınmayı ve refahı esas alan bir ortam oluşturmak mümkün olmaz. Biz bu durumun önüne geçmek istiyoruz ve tüm çabamız aslında bunu önlemeye yönelik.
"İRAN VE DİĞER TARAFLARLA GÖRÜŞTÜK"
Savaşın ortaya çıkardığı tehdidi diğer aktörler de görmüş durumda. Müzakerelerde bir aşamaya gelinmiş gibi görünüyor. Pakistan üzerinden mesaj aktarımı var ve Amerikalılar bu konuda bizimle koordinasyon halindeler. İranlıları da bilgilendiriyoruz. Bugün hem diğer tarafla hem de İranlılarla uzun görüşmeler yaptık. Tarafların beklentilerini anlamaya çalışıyor ve uygun mesajlar vermeye gayret ediyoruz. Detaylara girmeden söyleyebilirim ki şu anki müzakere pozisyonları, iki tarafın da savaş öncesi pozisyonlarından farklı. Özellikle İran tarafı, savaştan önceki müzakere konumundan oldukça farklı bir yerde duruyor. Bu da arabulucuların işini bir miktar zorlaştırıyor; ancak umudu kaybetmeden çalışmaya devam ediyoruz.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRABD-İsrail-İran savaşının 28. günü! Füzeler peş peşe ateşleniyor, Tahran'dan uyarı...ABD'de Tomahawk endişesiHaberi Görüntüle"AMERİKALILAR MÜZAKERELERE İSTEKLİ"
Müzakerelerde başlangıç pozisyonları genellikle yukarıdan tutulur ki daha sonra müzakere edilebilsin. Bence bazı taleplerin yukarıdan tutulması alışılmadık bir durum değil ve yönetilebilir bir alan. İran'ın da buna vereceği cevap yukarıdan olacaktır. İki tarafa da ifade ettiğim gibi; bu açılış pozisyonlarını çok fazla ciddiye almayın, eğer gerçek bir niyet varsa iki taraf da bir noktada buluşabilir. Burada önemli olan müzakerenin devam etmesi, tarafların çekinmemesi, sahici olması ve birbirine güvenmesi. İran, Amerika'ya karşı büyük bir güven kaybı yaşamış durumda; daha önce iki defa müzakerelerde savaş durumu yaşandı. Şimdi üçüncüsünde de ne olabilir? Biz, bu korkulan savaşın şu anda durdurulmasının önemli olduğunu söylüyoruz. Amerikalılar da bu konuda isteklilik gösteriyorlar.
"DÜNYANIN BEKLENTİSİ SAVAŞIN BİTMESİ"
Öngörülemez problemler çıkabilir mi? Olabilir. Ancak bu konuda da düşündüklerimiz var. Cumhurbaşkanımızın ve bizim taraflarla yoğun temaslarımız sürüyor. İnşallah bu durumu bir noktaya getirmek için çalışıyoruz. Pakistan, merkezi bir rol oynuyor. Mısırlı muhataplarımızla sık sık temas halindeyiz, bölgedeki diğer ülkelerle sürekli görüş alışverişindeyiz. Avrupalılar da sürekli arıyorlar. Güzel olan şu ki; tıpkı Gazze Savaşı'nda olduğu gibi, tüm dünyanın beklentisi bu haksız savaşın bir an önce sona ermesi ve olumsuz etkilerinin son bulması. İşte bu, birkaç kilit ülkenin çabalarıyla bir pratiğe dönüşmeli.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRCumhurbaşkanı Erdoğan'dan diplomasi çağrısı: Anlamsız savaşın faturasını tüm insanlık ödüyorHaberi Görüntüle
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!