Ekonomik Kriz Derinleşiyor: Hürmüz Boğazı Krizi Türkiye ve Dünyayı Nasıl Etkileyecek?
Hürmüz Boğazı'ndaki kriz, küresel ekonomiye darbe vuruyor. Petrol ve doğalgaz fiyatları yükselirken ülkeler stratejik stoklarına yöneliyor.
Küresel petrol ticareti tehlikede. Çin, Hindistan ve Güney Kore'ye yapılan petrol taşımacılığının büyük ölçüde gerçekleştiği Hürmüz Boğazı'nda gemi geçişleri yüzde 90 oranında azaldı. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 13 arttı. Uluslararası Para Fonu (IMF) uyardı: Enerji fiyatlarındaki bir yıllık yüzde 10'luk artış, küresel enflasyonu 40 baz puan artırabilir, küresel büyüme ise binde 2 gerileyebilir. Geçtiğimiz cumartesi İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik saldırıları, Orta Doğu'da gerilimi tırmandırdı. İran'ın füzelerle İsrail'e ve Körfez ülkelerine karşılık vermesiyle tansiyon daha da yükseldi. Hürmüz Boğazı'nın gemi geçişlerine kapanması, küresel enerji darboğazı riskini zirveye taşırken, IMF'nin analizine göre enerji fiyatlarındaki bir yıllık yüzde 10'luk artış, enflasyonu 40 baz puan yukarı çekebilir. Bu senaryoda küresel büyüme yüzde 0,2 yavaşlayabilir.

110 Milyar Metreküp Gaz Kaybı
Hürmüz Boğazı'ndan yapılan sevkiyatın durması ve dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracatçılarından Katar'daki tesislere yönelik saldırılar büyük bir tehdit oluşturuyor. Avrupa'nın en derin doğalgaz ticaret noktası olan Hollanda merkezli TTF'de megavatsaat başına gaz fiyatı, 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. 27 Şubat'ta nisan vadeli kontratlarda megavatsaat başına yaklaşık 32 avrodan işlem gören doğalgaz fiyatı, 3 Mart itibarıyla yüzde 68 artarak 52 avronun üzerine çıktı. Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla birlikte dünya piyasası 110 milyar metreküplük gaz arzından mahrum kaldı. Küresel petrol tüketimi ve LNG arzının yüzde 20'si Hürmüz Boğazı'ndan taşınıyor. Boğazın kapanması, her gün piyasadan yaklaşık 20 milyon varil petrolün çekilmesi anlamına geliyor. Alternatif rotalarla sadece 5 milyon varil telafi edilebiliyor.
Petrol Fiyatlarında 150 Dolar Endişesi
Savaşın başladığı günden bu yana yüzde 13'ten fazla artan brent petrolün varil fiyatı 85 doları aştı. Boğazın kapanıp sevkiyatların durması nedeniyle bazı ülkeler petrol üretimini azaltacağını açıkladı. Irak, üretimi durdurma kararını uygulamaya koydu. Uzmanlar, kapanmanın devam etmesi durumunda fiyatların varil başına 100 ile 150 dolara ulaşabileceğini tahmin ediyor. Hürmüz Boğazı'nda gemi geçişleri askıya alındığından beri boğazdaki gemi trafiği yüzde 90 oranında azaldı ve 150'den fazla tanker Basra Körfezi'ne demirledi. Çatışmalarda en az beş tanker hasar aldı ve iki denizci hayatını kaybetti. Bölgede 20 bin denizci ve 15 bin gemi yolcusunun mahsur kaldığı bildiriliyor.

Stratejik Stoklar Krizle Mücadelede Öne Çıkıyor
Hürmüz Boğazı'ndan taşınan ham petrolün 5,3 milyon varilini tek başına Çin alıyor. Hürmüz Boğazı'ndan geçen ham petrolün 2 milyon varili Hindistan'a, 1,7 milyon varili ise Japonya ve Güney Kore'ye giderken geri kalan kısmı diğer ülkelere ulaşıyor. Fiyatlardaki her 10 dolarlık artış, Çin ekonomisine milyarlarca dolarlık ek maliyet ve sanayi sektöründe yavaşlama getirecek. İthalatının yüzde 15'i bu boğazdan geçen Hindistan'da ise boğazın uzun süre kapalı kalmasıyla akaryakıt kıtlığı yaşanması ve ekonomik büyümenin durması gibi riskler bulunuyor. Güney Kore'nin LNG rezervlerinin sadece 9 gün yeteceği belirtiliyor. Petrol akışına yönelik belirsizliklerin artmasıyla birlikte Çin, Hindistan ve Japonya gibi büyük tüketicilerin stratejik stokları, krizin atlatılması için önemli araçlardan biri haline geldi. Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Boğaz'ın kapalı kaldığı her hafta Irak, Kuveyt, Bahreyn ve Katar'ın hidrokarbon ihracat gelirlerinin GSYH'nin yaklaşık yüzde 0,4'ü oranında azalacağını belirtti.
Avrupa Rezervlerinde Kritik Eşik Aşıldı
Gas Infrastructure Europe verilerine göre, Avrupa genelindeki doğalgaz depolama tesislerindeki doluluk oranı yüzde 30'un altına geriledi. Hollanda, İsveç, Hırvatistan ve Letonya'da rezervlerin kritik eşiklerin altına düştüğü bildiriliyor. Avrupa'nın en büyük ekonomisi Almanya'da en yaygın benzin türlerinden Super E10'un litre fiyatı 2 avroyu aşarken, dizel fiyatları da benzer şekilde yüksek seviyelerde seyrediyor. Alman Ekonomi Enstitüsü'nün analizine göre, İran ile gerilimin sürmesi ve petrol fiyatlarının varil başına 150 dolara yükselmesi halinde Alman ekonomisinin önümüzdeki yıllarda ciddi büyüme kaybı yaşayabileceği öngörülüyor. Öte yandan, ambargo sebebiyle Rusya'dan tedarik imkanı bulunmayan Avrupa'da gaz ve elektrik kısıtlamalarının gündeme gelmesi bekleniyor.

Ülkeler Nasıl Etkileniyor?
Türkiye: Enerji bağımlılığı nedeniyle cari açık yüzde 7 ile 18 arasında artabilir, enflasyon 5 ile 10 puan yükselebilir ve büyüme yüzde 1 ile 2 arasında yavaşlayabilir. Mülteci akını ve sınır güvenliği gibi ek maliyetler de gündeme gelebilir. Piyasalarda kaybın 400 milyar doları bulması muhtemel.
ABD: Enflasyon yüzde 0,8 artabilir, borsada yüzde 10 ile 15 arasında düşüş yaşanabilir ve borç ve faiz baskısı artabilir. Kısa vadede savunma sektörü kazanç sağlayabilir.
Çin ve Hindistan: Çin'in yüzde 17'si etkilenebilir. Nüfus yoğunluğu nedeniyle enerji ve gıda riski yaşanabilir.
Avrupa: Gaz ve benzin fiyatlarındaki artış hızlanabilir. Ekonomik büyümede yüzde 1 azalma yaşanabilir.
Suudi Arabistan: Petroldeki artış gelirini artırsa da altyapısı tehlikeye girebilir, uzun vadede istikrarsızlık riski taşıyabilir.
IMF Başkanı Georgieva: İstikrar Çapasının Önemi
Uluslararası Para Fonu (IMF), Orta Doğu'daki çatışmaların derinleşmesiyle artan belirsizlik ortamında ekonomik şoklarla karşı karşıya kalan üye ülkelere destek vermeye hazır olduğunu açıkladı. IMF Başkanı Kristalina Georgieva, yaklaşık 50 ülkenin IMF kaynaklarına güvendiğini belirterek, özellikle Pasifik Ada ülkeleri ile borç yükü yüksek düşük gelirli ekonomilerin küresel petrol arzındaki kesintilere karşı son derece savunmasız olduğunu vurguladı. Georgieva, "Ödemeler dengesi konusunda ciddi kaygıları olan bazı üyelerimiz bizimle şimdiden iletişime geçti. Bu belirsizlik dünyasında bir istikrar çıpası olma sorumluluğumuzun bilincindeyiz" dedi. Georgieva, merkez bankalarının olası bir petrol şokuna karşı hazırlıklı olması gerektiğini hatırlattı. Bu hazırlık, artan enerji maliyetlerinin tetikleyeceği enflasyonist baskı ve zayıflayan yerel para birimlerinin dış borç servis maliyetlerini daha ağır hale getirmesi üzerine iki temel ayak üzerine kurulu.
Savaşın Sigortası Var mı?
Bazı uluslararası denizcilik sigorta şirketleri, Körfez'deki savaş riski teminatını iptal etti. Uluslararası deniz hukuku ve deniz ticareti uzmanı Avukat Selçuk Esenyel, Boğaz'ın tamamen veya süresiz kapatılmasının uluslararası deniz hukukunun temel geçiş rejimleriyle bağdaşan güçlü bir hukuki dayanağa sahip olmadığını belirtti. Howden Türkiye Bölge CEO'su ve Yönetim Kurulu Başkanı Atınç Yılmaz ise savaş, ayaklanma ve siyasi şiddet gibi olağanüstü durumlara karşı koruyan Savaş ve Politik Riskler Sigortası ile firmaların yanında olduklarını söyledi. Yılmaz, "Savaşın da sigortası var. Bu ürün; kargaşa, halk hareketleri, ayaklanma ve savaş gibi durumlarda tesisinizin bulunduğu bölgede oluşabilecek fiziksel hasarları teminat altına alıyor" dedi.

Gıda ve Elektronik Sektörlerine Etkisi
Hürmüz Boğazı'nın kapanması ve savaşın devam etmesi yalnızca enerji tedarikine ilişkin sorunları içermiyor. Enerji şoklarının yanı sıra nakliye maliyetlerinin artması, gıda fiyatlarında başlangıçta yüzde 5 ile 10 arasında bir artışı beraberinde getirebilir. Elektronik sektöründe, yarı iletken ham madde sevkiyatlarının gecikmesi nedeniyle bu alandaki üretim maliyetleri de yüzde 10 ile 15 artacak. Elektronik ürün üreticileri, fiyatların şimdiden arttığını ve savaşın devam etmesi durumunda artışların yüzde 30'a ulaşabileceğini belirtiyor. Hava yolu ve liman kapanmaları, her alanda kıtlık riskini de beraberinde getiriyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!